7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli ve 2015/450 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği beraat ve karar kesinleştiğinde 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 6455 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi ile eklenen 235 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği işlem yapılması için Gümrük İdaresine yazı yazılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.10.2020 tarihli ve 2016/67360 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyizi; gümrük vergisi ödenmeden yurda kaçak olarak eşya sokma eylemi nedeniyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ve re'sen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde Kahire/Mısır'dan yurda giriş yapmak üzere Atatürk Havalimanına gelen sanığın, pasaport giriş işlemlerine müteakip yeşil hattı geçtikten sonra çıkış kapısında şüphe üzerine durdurularak valizlerinin x-ray cihazına sevk edildiği, şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine yapılan aramada sanığa ait valizler içerisinde 40 kg. nargile tütünü ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmasında, hem kendisinin içmesi hem de arkadaşlarıyla hediye etmek için nargile tütününü aldığını ve ticari maksadının olmadığını beyan etmiştir. 3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ile dava konusu eşyaya ilişkin 20.10.2015 tarihli bilirkişi raporu dosyada bulunmaktadır. IV. GEREKÇE Olay tarihinde Kahire/Mısır'dan yurda giriş yapmak üzere Atatürk Havalimanına gelen sanığın, pasaport giriş işlemlerine müteakip yeşil hattı geçtikten sonra çıkış kapısında şüphe üzerine durdurularak valizlerinin x-ray cihazına sevk edildiği, şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine yapılan aramada sanıktan toplam 40 kg. nargile tütünü ele geçirilen olayda, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre yakalanan eşyanın kişisel kullanım miktarının üzerinde, ticari miktar ve mahiyette olması karşısında, sanığın suça konu nargile tütününü ticari maksatla bulundurduğu ve atılı suçu işlediği gözetilerek mahkûmiyeti yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli ve 2015/450 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın