2. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, iade I) Suça sürüklenen çocuk hakkında asıl karar ile mala zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet kararı ve ek karar ile verilen hükmün ortadan kaldırılmasına dair karara ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan 08.03.2016 tarihli kararın, Dairemizin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/15518 Esas, 2020/8851 Karar sayılı ilâmı ile incelendiği, mala zarar verme suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin hükmün kesin nitelikte olduğundan bahisle reddedildiği, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin ise bozulduğu; bozma sonrası yürütülen yargılamada, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan bir kez daha hüküm kurulduğu, bozma sonrası verilmiş olan bu ikinci mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu; yine Mahkemenin dosyadan el çektikten sonra verdiği 28.12.2022 tarihli mala zarar verme suçundan kurulan hükmün ortadan kaldırılmasına dair ek kararın da hukuken geçersiz olup infaz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından; hukuken varlık kazanmayan ve infazı ... olmayan kararların temyiz davasına konu edilmesinin de mümkün olmaması nedeniyle, suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile bu hükmün ortadan kaldırılmasına dair ek karara yönelik temyiz istemlerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dairemizin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/15518 Esas, 2020/8851 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere; Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230, 232 ve 289. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması; Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi bu delillere göre ulaşılan sonuçların, dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıkların eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında hangi delillere dayanılarak hangi eylemlerden mahkûmiyet hükümleri kurulduğu da belirtilmeden ve temyiz incelemesine imkân verecek şekilde tartışılmadan yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap