Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2023/908
Karar No
K. 2023/938
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/908 E.  ,  2023/938 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2023/908
Karar No: 2023/938
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1-...

2.... İdaresi Başkanlığı

VEKİLLERİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ...

2....

3....

4....

5....

VEKİLLERİ: ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanıp 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararıyla; Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler, davalıların bilirkişi raporuna itirazları ve Dairelerinin 04/03/2021 tarih ve E:2021/2096 sayılı ara kararı cevabının birlikte değerlendirilmesinden; Kısmen I. derece arkeolojik sit alanı kapsamında kalan taşınmazın, sit alanı sınırı dışında kalan 16.306,58 m²’lik kısmının planlandığı görülmüş ise de,

Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, ... ada ... parsel sayılı taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının düzeltildiği şekliyle uygun bulunduğu, ancak anılan Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararı ile, I. derece arkeolojik sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı hazırlanması gerektiğinden, Kurulun ... tarih ve .. sayılı kararının iptaline karar verildiğinin görüldüğü, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 57. maddesinde, "korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile ilgili uygulamaya yönelik kararlar almak" koruma bölge kurullarının görev ve yetkileri arasında sayıldığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun, doğal (tabi) sitler ve arkeolojik sit alanlarına yönelik koruma ve kullanma koşullarını belirleyen ilke kararları bulunduğu,

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun "Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları" başlıklı ... tarih ve ... sayılı İlke Kararında, I. derece arkeolojik sitlerin, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olduğu, ayrıca bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağına karar verildiği,

Uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmı, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... (Daire kararında sehven ... yazılmıştır) tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı, anılan kararda, bu alanda 658 sayılı İlke Kararındaki koruma kullanma koşulunun geçerli olduğuna ve koruma alanı içerisinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulundan izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği,

Bu durumda, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca, dava konusu imar planlarına ilişkin uygun görüş verilen 24/10/2018 tarihli kararın, 19/12/2018 tarihli karar ile iptaline karar verildiğinden, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği göz önünde bulundurulduğunda ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun uygun görüşü alınmaksızın alanda planlama yapılamayacağından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, değişikliklerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, taşınmazın 1. derece arkeolojik sit alanı kapsamında kalan kısmının plan onama sınırı dışında bırakıldığı ve o kısma yönelik herhangi bir kullanım kararı getirilmediği, planlanan kısım açısından tanınan yapılaşma koşullarının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı kararlarına uygun olup düşük emsal oranları belirlendiği ve maksimum 1.204 m²'lik yapılaşma olacağı dikkate alındığında, bu durumun sit alanı olan kısmı etkilemeyeceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :

Dosyanın incelenmesinden; ... tarih ve ... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile, dava konu taşınmazın bir kısmını kapsayan alanın 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildiği ve bu alanda ... tarih ve ... sayılı İlke Kararındaki koruma kullanma koşullarının geçerli olduğuna, aynı Kurul kararı kapsamında, taşınmazın güneyinde kalan ve mülkiyeti Hazineye ait olan 941 sayılı parselde tespit edilen kaya mezarı ve sunu alanının, 2863 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında anıtsal yapı olarak tescil edilmesine, yapı grubu 1. Grup olarak belirlenen anıtsal yapı açısından ekli haritada işaretlendiği şekliyle korunma alanı belirlenmesine ve korunma alanı içerisinde Kurullarından izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği görülmektedir.

Bahse konu Kurul kararı incelendiğinde, taşınmazı da kısmen kapsayan 1. derece arkeolojik sit alanı sınırı açısından herhangi bir korunma alanı veya etkileşim-geçiş sahası belirlenmesine yönelik karar alınmadığı, bir diğer deyişle, uyuşmazlık konusu taşınmazın planlamaya konu olan kısmının, herhangi bir alanın/yapının korunma alanında kalmadığı görüldüğünden, sit alanına bitişik vaziyette olsa da, koruma kurulundan uygun görüş alma zorunluluğunun bulunmadığı ve bu alanda bütüncül planlama yapılması gerekliliği açısından, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının plan yapma yetkisinin, özelleştirme kapsam ve programında bulunan taşınmazın sit alanı dışında kalan kısmı ile sınırlı olduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Daire kararının gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan; dava konusu edilen plan değişikliklerine ilişkin olarak Daire tarafından yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapor ve dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu imar planı değişikliklerinde imar mevzuatına ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının belirtilen gerekçe ile onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalıların temyiz istemlerinin reddine,

2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Kesin olarak, 04/05/2023 tarihinde, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi. GEREKÇEDE KARŞI OY

X- Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un, Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevlerinin sayıldığı 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme yürürlükte bulunmaktadır.

Her ne kadar, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların Görevleri" başlıklı geçici 8. maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan Kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmemiştir.

Nitekim, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir.

Görüleceği üzere, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden, Genelge'ye ekli 1 sayılı Cetvelin üçüncü sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak Makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha gerek duyulmuştur.

Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne ekli 1 sayılı Listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlara ilişkin her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonlarının onaylanması hususunda karar verecek makamın, Genelge hükümleri ile tespit edilmesi, normlar hiyerarşisine açıkca aykırıdır.

Yetki kuralları, idari kararların, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup, varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge ile değil, ancak üst hukuk normu niteliğindeki ve Anayasa'nın 47. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü gereğince, kanun ile düzenlenmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler konusunda bizzat karar alacak makamın, üst hukuk normlarında belirlenmediği, 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelge'ye ekli 1 sayılı Listenin üçüncü numarasında Genelge ile tespit edilmiş yetkiye dayalı şekilde işlem tesis edildiği dikkate alınarak dava konusu işlemin, yetki kuralları yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen geçici 29. madde, 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 703 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde "görülmekte olan işler"in, bu tarih itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin de "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 703 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra tesis edilen 03/02/2021 tarihli işlemin 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden işler kapsamında olduğundan söz edilemez. Bu itibarla, 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un geçici 29. maddesi kapsamındaki görülmekte olan işler niteliğinde bulunmadığından, bu maddeye dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuken mümkün değildir.

Kaldı ki, geçici 29. maddeyle, sadece bu Kanun hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca "görümekte olan işlerin" Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemeye gerek duyulmuş olması da, Özelleştirme Yüksek Kurulunun geçici 8. madde kapsamında olmadığını göstermektedir. Açıklanan nedenlerle, yetki yönünden hukuka aykırı olan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyoruz. GEREKÇEDE KARŞI OY

XX- Dava; Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, .... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; taşınmazın, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında "Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm Merkezi ve Doğal Karakteri Korunacak Alanlar" başlığı altında yer alan "Önemli Doğal Alan" içerisinde "kentsel yerleşik alan", Muğla-Bodrum-Yalıkavak Beldesi 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında "yüksek ve düşük yoğunlukta kentsel yerleşme alanı" kullanımlarında kaldığı, 2014 yılında onaylanan 1/5000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Nazım İmar Planında "konut alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, park ve yol alanı", 1/1000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planında da "konut alanı, park ve yol alanı" olarak belirlendiği, dava konusu edilen değişiklikler ile "ticaret+konut alanı, park, yol ve genel otopark" kullanımlarına ayrıldığı anlaşılmıştır. ... tarih ve ... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile, dava konu taşınmazın bir kısmını kapsayan alanın 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildiği ve bu alanda ... tarih ve ... sayılı İlke Kararındaki koruma kullanma koşullarının geçerli olduğuna, aynı Kurul kararı kapsamında, taşınmazın güneyinde kalan ve mülkiyeti Hazineye ait olan ... sayılı parselde tespit edilen kaya mezarı ve sunu alanının, 2863 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında anıtsal yapı olarak tescil edilmesine, yapı grubu 1. Grup olarak belirlenen anıtsal yapı açısından ekli haritada işaretlendiği şekliyle korunma alanı belirlenmesine ve korunma alanı içerisinde Kurullarından izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği görülmektedir.

Bahse konu Kurul kararı incelendiğinde, taşınmazı da kısmen kapsayan 1. derece arkeolojik sit alanı sınırı açısından herhangi bir korunma alanı veya etkileşim-geçiş sahası belirlenmesine yönelik karar alınmadığı, bir diğer deyişle, uyuşmazlık konusu taşınmazın planlamaya konu olan kısmının, herhangi bir alanın/yapının korunma alanında kalmadığı görüldüğünden, sit alanına bitişik vaziyette olsa da, koruma kurulundan uygun görüş alma zorunluluğunun bulunmadığı ve bu alanda bütüncül planlama yapılması gerekliliği açısından, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının plan yapma yetkisinin, özelleştirme kapsam ve programında bulunan taşınmazın sit alanı dışında kalan kısmı ile sınırlı olduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Daire kararının gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan; dava konusu edilen plan değişikliklerine ilişkin olarak Daire tarafından yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapor ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu plan değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının, üst ölçekli planlarda bu bölge için önerilen kentsel yerleşme kararı ile çelişmediği, ancak, üst ölçekli planlarda net biçimde ortaya konmuş olan nüfus stratejilerine ilişkin belirsizlik yaratıldığı, zira plan açıklama raporunda yalnızca kullanımlara ilişkin dağılım tablosuna yer verildiği, bunun yanı sıra planlama alanı için bir nüfus öngörüsünde bulunulmadığı, dolayısıyla bölgeye gelecek ek kalıcı nüfus için önerilen kentsel donatıların yeterli olup olmayacağı konusunda da belirsizlik yaratıldığı, dava konusu planlarda önerilen ticaret + konut karma kullanımının niteliği, ticaret ve konut alanı olarak geliştirilmesi durumunda, oluşacak donatı gereksinimi ve özellikle teknik altyapıya getireceği yük vb. konularda eksiklikler ve yetersizlikler bulunduğu ve bu durumun yarattığı belirsizliklerin şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından sakıncalı olduğu, davaya konu parsellerde öngörülen fonksiyonların yer seçimi, erişilebilirlik nedeniyle doğru olmadığı, taşınmaza erişimin zorlukları nedeniyle dava konusu plan değişiklikleri ile getirilen çeşitli kullanımların burada gerçekleşmesi sonucunda ciddi bir erişim sorunu, trafik yoğunluğu, buna bağlı olarak yaşam ve mekan kalitesi sorunları yaşanacağı, bu nedenlerle dava konusu işlemde imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyoruz. GEREKÇEDE KARŞI OY

XXX- Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında "Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm Merkezi ve Doğal Karakteri Korunacak Alanlar" başlığı altında yer alan "Önemli Doğal Alan" içerisinde "kentsel yerleşik alan", Muğla-Bodrum-Yalıkavak Beldesi 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında "yüksek ve düşük yoğunlukta kentsel yerleşme alanı" kullanımlarında kaldığı, 2013 yılında onaylanan 1/5000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Nazım İmar Planında "konut alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, park ve yol alanı", 1/1000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planında da "konut alanı, park ve yol alanı" olarak belirlendiği, dava konusu edilen değişiklikler ile "ticaret+konut alanı, park, yol ve genel otopark" kullanımlarına ayrıldığı anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık konusu plan değişikliklerine ait plan notlarında, "Bu plan ve plan hükümlerinde yer almayan konularda mevcut 1/100.000, 1/25.000, 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli planların plan hükümleri, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikler geçerlidir." hükmüne yer verilerek alandaki meri planlara atıfta bulunulduğu, ancak imar planı notlarında atıfta bulunulan ve dava konusu işlem ile üzerinde değişiklik yapılan Muğla-Bodrum-Yalıkavak Beldesine ait revizyon+ ilave 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının (Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanmış) tamamının, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptaline karar verildiği görülmektedir.

Öte yandan, dava konusu edilen parsele ilişkin olarak, "...

2.alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritalar kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan halihazır haritalar üzerine ekli 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına..." gerekçesi ile, 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, yeni imar planlarının onaylandığı anlaşılmıştır.

Gelinen aşamada; uyuşmazlık konusu taşınmazın, 2017 yılında özelleştirme kapsam ve programına alınmasıyla, planlama yetkisinin artık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanına ait olduğu ve davalı idareler tarafından bu doğrultuda, imar planlarında değişiklik yapıldığı görülmekle birlikte, özelleştirme kapsamındaki taşınmazı kapsayan alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca daha önce onaylanan imar planlarının hukuka aykırı bulunarak, yargı kararıyla iptaline karar verildiğinden, uyuşmazlığa konu değişikliklerin dayanaksız hale gelmesi nedeniyle, dava konusu edilen işlemde, bu yönden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 2863 sayılı Kanun 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanunu 2577 sayılı Kanun 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 4046 sayılı Kanun 3194 sayılı İmar Kanunu 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanunu 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların Görevleri" başlıklı geçici 8. maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan Kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanunu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanunu 941 sayılı parselde tespit edilen kaya mezarı ve sunu alanının, 2863 sayılı Kanunu 3500 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunu 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanunu K2577 md.49 K703 md.8 K3500 md.29 K941 md.5 K4046 md.29 K30425 md.85 K4046 md.3 K703 md.3 K703 md.85 K2863 md.5 K2863 md.57
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.