Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/3943
Karar No
K. 2023/2529
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/3943 E.  ,  2023/2529 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2021/3943
Karar No: 2023/2529
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1. ... Köyü Muhtarlığı

2.... Köyü Muhtarlığı

3.... Köyü Muhtarlığı

4.... Köyü Köy Tüzel Kişiliği

5.... Köyü Muhtarlığı

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bankası Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: İller Bankası Anonim Şirketi Yatırım Koordinasyon Dairesi Başkanlığı'nca 06/11/2020 tarihinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 19. maddesine göre açık teklif usulüyle gerçekleştirilen "Çavuşlu, Görele (Giresun) İçme Suyu ve İçme Suyu Paket Arıtma Tesisi İnşaatı Yapım İşi" ihalesinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; Çavuşlu ve Görele Belediyelerinin talepleri ile Görele ve Çavuşlu Belediyeleri içme suyu ihtiyaçlarının müşterek sistemle sağlanmasına ve dağıtımına yönelik ortak tesisler protokolü doğrultusunda yapılan etüt çalışmaları kapsamında Çavuşlu ve Görele Belediyelerinin içme suyu ihtiyaçlarının keson kuyulardan karşılandığı ve kirlenme risklerinin yüksek olduğu, ayrıca mevcut iletim hatlarının terfili olmasından dolayı enerji maliyetlerinin yüksek olduğu ve tesislerin ekonomik ömrünü tamamladığı ve Çavuşlu Belediyesi mevcut kuyularının veriminin azaldığı gibi hususların tespit edilmesi üzerine sağlıklı ve yeterli içme kullanma suyu ihtiyaçlarının karşılanması için alternatif çözüm şekillerinin üretilmesi amacıyla söz konusu derede yapılan rasatlar, suyun teminine yönelik Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nden alınan tahsis yazısı ve gerekli etüt çalışmalarının yapılması sonucunda teknik ve ekonomik olarak Yalakoda Deresi'nden su temin edilmesi ve arıtılarak Belediyelere iletilmesinin uygun görülmesi üzerine Görele-Çavuşlu (Giresun) İçme Suyu Su Alma Yapısı, Konvansiyonel Tip Paket Arıtma Tesisi Ön Çalışmaları, İsale Hattı ve Depo Kesin Projesi kapsamlı işinin proje ihalesinin yapıldığı ve sözleşme imzalanarak projenin onaylandığı, söz konusu proje ile Yalakoda Deresi'nden alınan yüzeysel suyun arıtılmasıyla Çavuşlu ve Görele Belediyelerinin temiz içme kullanma suyu ihtiyaçlarının karşılanmasının hedeflendiği, söz konusu projenin maliyetinin %50'sinin SUKAP tarafından, %50’sinin ise İller Bankası'ndan temin edilen krediden karşılandığı, proje için 80.700.000,00-TL ödenek ayrıldığı ve yaklaşık maliyetin 87.692.049,44-TL olarak belirlendiği, gerçekleştirilen ihale sonucunda 03/12/2020 tarihinde sözleşme imzalandığı;

Çavuşlu ve Görele Belediyelerinin talepleri doğrultusunda yapılan etüt çalışmaları kapsamında Çavuşlu ve Görele Belediyelerinin temiz içme suyu ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla gerekli etüt çalışmaları yapılmak suretiyle dava konusu ihalenin temelini oluşturan projenin hazırlandığı, hazırlanan projenin onaylanması sonrasında gerekli ödenekler ayrılmak ve usulüne uygun şekilde ilana çıkılmak suretiyle 4734 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği anlaşıldığından, dava konusu ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, davacılar tarafından, projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'ne tâbi bir proje olduğu, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yerlerde mevzuat gereği uygun araçlarla halka duyuru yapılmadığı, projenin gerçekleştirilmesi durumunda çevre, doğal kaynaklar, varlıklar ve biyolojik çeşitlik üzerinde telafisi ve giderimi imkânsız tahribatlar ile ekolojik yıkımlar oluşacağı ileri sürülmüş ise de, söz konusu projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında bulunan bir proje olmadığı, dolayısıyla "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" ile "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz" kararı alınamayacağının açık olduğu;

Söz konusu projenin gerçekleştirilmesi durumunda Yalakoda Deresi’nin tamamen kurumasına yol açacağı ileri sürülmüş ise de, ilaveten su alma noktasında derenin debisinin, belirlenen ölçüm değerlerinden dere yatağının kurumasına neden olacak şekilde düşmesi hâlinde su alınmasının uygun olmayacağı, bu dönemlerde belediyelerin terfili mevcut su kaynaklarını kullanmaları gerektiği yönündeki ... tarih ve ... sayılı davalı idare yazısı dikkate alındığında iddiaya itibar edilemeyeceği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında bir proje olmadığı yönündeki gerekçenin mesnetsiz ve son derece hatalı olup eksik incelemeye dayalı olduğu, peşin hükme gerekçe üretme amacına matuf bulunduğu, çevresel etki değerlendirmesine tâbi bulunan projeye ilişkin olarak ilgili mevzuata aykırı olarak gerçekleştirilen ihalenin iptal edilmesi gerektiği, projenin gerçekleştirilmesi durumunda Yalakoda Deresi'nin tamamen kurumasına yol açacak ve çevre, doğal kaynaklar, varlıklar ve biyolojik çeşitlilik üzerinde telafisi ve giderimi imkânsız tahribatlar ile ekolojik yıkımlar oluşturacak nitelikte bulunduğu, kararın gerek bilimsel tespit ve öngörülere, gerekse de idare ve çevre hukukuna hakim olan ilkelere aykırılık teşkil ettiği, projenin gerçekleştirilmesi için herhangi bir zaruri ihtiyacın hasıl olmadığı, projenin çevre açısından zarar ve tehdit riski oluşturmadığının bilimsel verilere dayalı olarak ortaya konulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu ihale ile temyiz edilen Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKÎ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacıların temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,

5.Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,

6.2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 18/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog