Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/1590
Karar No
K. 2023/2526
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/1590 E.  ,  2023/2526 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/1590
Karar No: 2023/2526

TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1) ... İnşaat Taahhüt Mimarlık Mühendislik İnşaat Malzemeleri Çevre Danışmanlık Makina Ticaret ve Sanayi A.Ş. 2) ... Taahhüt ve Ticaret Limited Şirketi

3.... İnşaat Taahhüt Madencilik Temizlik Nakliyat Otomotiv Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü'nce 2018/272970 sayılı ihale kayıt numarası ile ihale edilen "Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü 61. (Kırşehir), 64. (Niğde) ve 67. (Nevşehir) Şube Şeflikleri Yollarında Rutin Yol, Bakım ve Onarımı İle Kar ve Buzla Mücadele İşlerinin Yapılması" işi ile ilgili olarak 13/05/2022 tarih ve 31834 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun Geçici 6. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Esaslar" başlıklı Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca 01/01/2022-31/03/2022 tarihleri arasında gerçekleştirilen işlere ilişkin ek fiyat farkı ve artırımlı fiyat farkı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; 4735 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesiyle bu kanun kapsamında imzalanmış sözleşmelerin tarafı yüklenicilere, yine kanunda yazılı sebeplere dayanarak ek fiyat farkı alma veya sözleşmelerini feshetme hakkının, sözleşmenin diğer tarafı olan idareye de maddedeki usul dahilinde bu talebi uygun bulma/bulmama noktasında takdir hakkı tanındığı, taraflara tanınan bu hakkın esasen Borçlar Kanunu'nun 138. maddesindeki düzenleme benzeri bir nitelik taşıdığı, taraflar arasında mevcut, yürürlükteki bir sözleşmenin karşılıklı rıza ve irade beyanıyla yeni koşullara uyarlanmasının istenilmesi veya devredilebilmesinin öngörüldüğü, dolayısıyla, dava konusu işlemin davacı ile imzalanmış sözleşmeden bağımsız düşünülemeyeceği, zira yasal düzenlemenin amacı ve başvuru konusunun esas itibarıyla sözleşmenin uygulanması kapsamına ilişkin konu ve taleplerden mütevellit olduğu dikkate alındığında, karşılıklı hak ve yükümlülükler barındıran geçerli bir istisna sözleşmeye ilişkin ek fiyat farkı ödenmesi hususundaki başvurunun reddine dair işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın, sözleşmenin özüyle bağlantılı olması nedeniyle genel hükümler kapsamında adli yargı mahkemelerinde görülerek çözüme bağlanması gerektiği, nitekim benzer olaya ilişkin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 27/12/2021 tarih E:2021/449, K:2021/651 sayılı kararının da bu yönde olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, davada aslolan hususun, talebinin Cumhurbaşkanı kararı dayanak alınarak reddedilmiş olması olduğu, idari nitelikteki Cumhurbaşkanı kararındaki hükme istinaden talebinin reddedildiği, uyuşmazlığın sözleşmenin taraflar arasında ihtilaflı olması ile ilgili bir husus olmadığı, sözleşmenin uygulanması ile ilgili bir problem bulunmadığı, davanın idari yargının görev alanına girdiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKÎ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacıların temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 18/05/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Görevli yargı yerinin belirlenebilmesi için öncelikle 7394 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle 4735 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin kapsam ve amacının ortaya konulması gerekmektedir. 4735 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesinin birinci fıkrasında, 01/04/2022 tarihinden önce 4734 sayılı Kanun'a göre ihale edilen mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin Türk Lirası üzerinden yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden (kabulü/geçici kabulü onaylanmamış olan) sözleşmelerde, a) 01/01/2022 tarihinden sonra (bu tarih dâhil) gerçekleştirilen kısımlar için; ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunanlarda, sözleşmesine göre hesaplanan fiyat farkı tutarının oransal olarak arttırılabileceği, ihale dokümanında fiyat farkı ile hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunmayanlar ile hüküm bulunmakla birlikte sadece girdilerin bir kısmı için fiyat farkı hesaplananlarda hesaplanmayan kısımlar için fiyat farkının verilebileceği, b) 01/01/2022 ile 31/03/2022 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) gerçekleştirilen kısımlar için, ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, 01/07/2021 ile 31/03/2022 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) ihalesi yapılan işlerde ihale tarihinin (son teklif verme tarihi) içinde bulunduğu aya ait endeks, 01/07/2021 tarihinden önce ihale edilen işlerde ise 2021 yılı Haziran ayına ait endeks temel endeks olarak kabul edilerek ve sözleşme fiyatları kullanılarak yüklenicinin başvurusu üzerine sözleşmesine göre hesaplanan fiyat farkına ilave olarak ek fiyat farkı verilebileceği düzenlenmiştir.

Maddenin beşinci fıkrasında ise, birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına girecek alım türleri, ürün ve girdiler ile bu bentlere ilişkin hesaplama yöntemlerini; (a) bendinde belirtilen oranları ve uygulama dönemini; başvuru ve onay süreleri ile fiyat farkı, ek fiyat farkı, süre uzatımı ve sözleşmenin feshine dair diğer hususlar dâhil yukarıdaki fıkraların uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri tespite Cumhurbaşkanı'nın yetkili olduğu belirtilmiştir.

İhaleye çıkma kararından sözleşme imzalanıncaya kadar idarece alınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idarî yargı yerinde, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkan ihtilâfın ise adlî yargı yerinde görülmesi gerekmekte ise de; sözleşme yapıldıktan sonra tesis edilse bile sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanmayan, sözleşmeden doğan bir hak veya alacağın takibi niteliğini taşımayan, idarenin kamu gücüne dayanarak ve tek yanlı olarak tesis ettiği sözleşme sürecinden ayrılabilir nitelikteki idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan veya bu nitelikteki idarî işlemler nedeniyle doğan tazminat istemleri nedeniyle açılan davaların idarî yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerekmektedir. 4735 sayılı Kanun'un “Ek fiyat farkı veya sözleşmelerin feshi" başlıklı Geçici 6. maddesi çerçevesinde, idarelerce, sözleşme hükümlerinden bağımsız olarak, Kanun'da belirtilen şartları taşıyan yüklenicilerin başvurularının başkaca bir hususa bakılmaksızın talepleri doğrultusunda bağlı yetki çerçevesinde şekli bir değerlendirmeye tabi tutarak işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, Kanun'da başvuru şartları ve sonuçları bütünüyle belirtildiğinden, idarece davacıların talebinin, sözleşme bağlamında iş programına uyulup uyulmadığı, ifa güçlüğü olup olmadığı, dürüstlük kuralına göre sözleşmeye riayet edilip edilmediği, fiyat farkı verilip verilmediği gibi yönlerden olayın özelliği dikkate alınarak değerlendirme yapılmaksızın yüklenicilerin bahsi geçen maddede belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı ortaya konulmak suretiyle sonuçlandırılacağı dikkate alındığında başvurunun reddi işleminin idarî işlem mahiyetinde olduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu itibarla, ihtilaf sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıkmış olsa bile, sözleşme hükümlerinden bağımsız olarak idarenin kamu gücüne dayanarak ve tek yanlı olarak tesis ettiği 4735 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddeden yararlanma istemiyle yapılan başvurunun, ilgili mevzuata göre 4735 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesinin yürürlüğe girdiği 15/04/2022 tarihi itibarıyla devam eden (geçici kabulü onaylanmamış olan) sözleşmelerde ek fiyat farkı ve artırımlı fiyat farkı hesaplanması gerektiği, ancak davacının talebine konu işin geçici kabul tutanaklarının 08/04/2022 tarihinde onaylanmış olması dolayısıyla ek fiyat farkı ve artırımlı fiyat farkı verilmesinin uygun bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde idarî yargı yerleri görevli olduğundan, davanın görev yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.