11. Hukuk Dairesi 2008/12014 E. , 2010/3068 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/09/2006 tarih ve 2006/53-2006/455 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların ortağı bulunduğu S.S. 1055 sayılı Akhisar Tütün Tarım Satış Kooperatifi'nin ortaklarından aldığı müşterek ve müteselsil borç senetlerinin müvekkili bankaya devredildiğini ileri sürerek, (13.284) YTL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava konusu borç senedinin (1.790) YTL tutarında olduğu, işlemiş faiz alacağının görev hususunun tespitinde nazara alınamayacağı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, kooperatif kredi borcunun tahsili istemine ilişkin olup mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir.
Ancak, TTK.’nun 8/3. ve taraflar arasında imzalanan müşterek ve müteselsil borç senedinin 1. ve 2. maddelerine göre davaya konu kredi borcu, yazıldığı tarihten itibaren yılsonuna ve ayrıca yılbaşından vade tarihine kadar geçen yıllar için belirtilen faiz oranlarından hesap ve kapitalize edilerek, faizi ile birlikte kooperatife veya senedin temliki halinde temlik alan Ziraat Bankası AŞ.’ne ödenecektir.
Bu açıklamalara göre, mahkemece davaya konu alacağın faiz alacağı olduğu var sayılan kısmının dahi HUMK'nun 1/1. maddesinde belirtilen ve görevde dikkate alınamayacak olan temerrüt faizi değil, yasa ve sözleşme hükümlerine göre, öngörülen dönemlerin sonunda anaparaya dönüşmüş bir alacak olduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece, davaya konu (13.284) YTL. alacağın tamamının asıl alacak olduğunun ve buna göre davaya bakmanın kendi görevine girdiğinin kabulüyle işin esasının incelenmesine girişilmesi gerekirken, somut olaya uymayan yazılı gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.