7. Hukuk Dairesi         2023/588 E.  ,  2024/702 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/474 E., 2022/1664 K.
KARAR: Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/158 E., 2021/520 K.

Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıların murisi olan ... ile 27.01.2011 tarihinde evlendiğini, davalı tarafın murisin önceki evliliğinden olma mirasçı alt soyu olduğunu, murisin baskı ve zorlaması ile dava konusu 1233 parseldeki 5/27 hisse ile 642 ada 88 parseldeki 50/481 hisseyi ölünceye kadar bakma karşılığında 19.10.2016 tarihinde murise devrettiğini, muris ile müvekkili arasında çıkan arbede sonucu murisin vefat ettiğini, bu olay ile ilgili olarak ağır ceza mahkemesindeki ceza davasının derdest olduğunu, bakım görevinin bu nedenle ifa edilemeyecek olması sebebiyle davalıların murisi adına kayıtlı olan taşınmazlardaki söz konusu hisselerin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili, cevap dilekçesinde; davacının müvekkillerinin murisini öldürdüğünü, bu nedenle dava konusu olan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ifa edilemeyeceğini ve davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2020/158 Esas, 2021/520 Karar sayılı kararında belirtilen "...20.09.2017 tarihinde bakım alacaklısı olan davacının bakım borçlusu olan ve aynı zamanda davalıların murisi olan eşini kasten öldürdüğü, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/78-368 Esas ve Karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, böylece ölünceye kadar bakma akdinin ifasının davacının haksız eylemi nedeniyle imkansızlaştığı, davalıların murisine sözleşmenin ifasının imkansızlaşmasında herhangi bir kusur yüklenmesinin söz konusu olmadığı, davacının ölünceye kadar bakma akdi ile yapılan temlikin iptali talebinin haksız ve kötüniyetli olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 29.11.2022 tarihli ve 2022/474 Esas, 2022/1664 Karar sayılı kararında belirtilen "...davacı tarafından ...'nin ölüm tarihinden itibaren 1 yıl içinde Türk Borçlar Kanunu'nun 618. maddesi uyarınca sözleşmenin feshedilmediği, dolayısıyla hak düşürücü sürenin geçtiği görülmekle birlikte davacı tarafından kasten bakım borçlusu ...'nin öldürülmesi karşısında ölünceye kadar bakım sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin borçlu (mirasçı) tarafından yerine getirilmesinin imkânsız hâle geldiği, böyle bir durumda davacının yararına olacak şekilde tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilemeyeceği..." gerekçeyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,

2.Davacı tarafça gerçekleştirilen devir işleminin murisin baskısı sonucu yapıldığını,

3.Murisin vefat etmesine neden olan olayın murisin haksız eylemleri sonucu meydana geldiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 611 ilâ 619. maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.TBK'nın 611. maddesinin 1. fıkrası, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tanımına yer vermiş olup tanım, "...bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşme...." şeklinde yapılmıştır.

3.İmkansızlık, baştaki imkansızlık ve sonraki imkansızlık olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Baştaki imkansızlık, 6098 sayılı TBK’nın 27. maddesine göre sözleşmenin kesin hükümsüzlüğüne sebep olurken sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan sonraki imkansızlık ise edimin ifası esnasında meydana gelen kesin ve sürekli bir engel sebebiyle edimin imkansızlaşması anlamına gelmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, 2019, s.1163, 1164 ve 1165). Sonraki imkansızlık, ifa borçlusunun kusuru sebebiyle meydana gelebileceği gibi kusuru olmaksızın da meydana gelebilmektedir. Borçlunun kusuru olmaksızın sonraki imkansızlığın ortaya çıkması halinde TBK’nın 136. maddesinin 1. fıkrası gereği borç sona ermektedir. Öte yandan; sonraki imkansızlık borçlunun kusuru sebebiyle meydana gelmişse borç sona ermekle beraber TBK’nın 112. maddesine göre borca aykırılıktan dolayı borçlunun tazminat sorumluluğu gündeme gelecektir (Eren, s.1170, 1455 ve 1456). Somut olaya gelince; davaya konu ölünceye kadar bakma sözleşmesinin taraflarından olan davalıların murisi ...'nin davacının eylemi sebebiyle vefat etmesi sonucu sözleşme konusunu oluşturan borcun, sonraki kusurlu imkansızlık nedeniyle sona ermiş bulunduğu anlaşılmaktadır.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
08.02.2024 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ceza Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun TBK md.136 K6100 md.619 TBK md.27 K6098 md.27 TBK md.112 TBK md.611