7. Hukuk Dairesi         2023/690 E.  ,  2024/761 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1086 E., 2022/1090 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/113 E., 2021/199 K.

Taraflar arasındaki komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... ve Sağlık Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... ve Sağlık Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili tarafından davalı ... ve ...’ye karşı açılan asıl davada; müvekkiline ait 391 ada 6 No.lu parsel üzerinde biri 1974 diğeri 1984 yılında inşâ edilmiş binalar olduğunu ve bugüne kadar herhangi bir toprak kayması olmadığını, yaklaşık 10 yıl önce başlanılan hastane inşaatının komşu parsellerde heyelan riskini ortaya çıkardığını, ayrıca 3 yıl önce davalı ...'ün komşu parselde inşaat yapımına başladığını, kısa bir süre sonra kendine ait arazide küçük çaplı toprak kaymalarının meydana geldiğini, bunun üzerine dava konusu araziye zarar gelmemesi adına önlem alması hususunda uyardığını; ancak davalının bu uyarıları dikkate almadan inşaat yapımına devam ettiğini, yine davalı ...'ın komşu parselde inşaat yapımına başladığını, önlem alınmadan başlanılan inşaat kazısının toprak kaymasını hızlandırdığını, davalılar tarafından yaptırılan iki adet binanın temel açma çalışmaları nedeniyle hasar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, yaklaşık bir ay önce kaymakamlık eliyle bu binaları tahliye etmek zorunda kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakkının saklı kalma kaydı ile 50.000,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir.

2.Birleştirilen 2018/180 Esas sayılı dosyada, davalı ..., ... İnş. Ltd. Şti. ve diğerlerine karşı açılan davada davacı vekili; müvekkiline ait taşınmaza komşu 327 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerine, davalı ... ile imzalanan ... sözleşmesi kapsamında diğer davalı ... İnş. Ltd. Şti.’ye ek bina inşaatı ve güney kısmına istinat duvarı yaptırıldığını, ancak gerekli fenni şartlara ve inşaat yapım tekniklerine uyulmadığını, bu hususun Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/59 D.İş sayılı dosyasında mevcut 09.01.2017 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, müvekkiline ait taşınmazların zaman içinde ağır hasar gördüğünü, ... ve mal güvenliği açısından tehlikeli olduğundan belediye tarafından mühürlenerek tamamen yıkıldığını belirterek 444.177,79 TL'nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili; müvekkilinin yaklaşık 3 yıl önce inşaat yaptığı belirtilmiş ise de inşaatın 2006 yılında yapıldığını ve tüm önlemlerin alındığını, zemin etüdü onayı alındıktan sonra yapıldığını ve belediyeden yapı ruhsatı ve kullanma belgesi aldığını, husumet itirazının bulunduğunu, yapıda malik olan herkesin bu davada yer alması gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının yaptığı inşaatların heyelan bölgesi ilan edilen alan içerisinde kaldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ...; husumet itirazının bulunduğunu, dava ile ilgili herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, açılan davada hatalı olarak davalı gösterilmiş olduğunu davacıya ait parsele komşu parselin kendisine ait olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

3.Birleştirilen davada davalı ... Hastanesine izafeten Sağlık Bakanlığı ve ... vekili; Sürmene Devlet Hastanesinin husumet ehliyeti olmadığını, 327 ada ve 11 No'lu parselde yapımı planlanan projenin temeli fore kazık sistemi üzerinden dizayn edildiğini, çok yaygın ve güvenli bir yöntem olduğunu, kapsamlı bir zemin ve temel etüt raporu hazırlandığını, gerekli önlemlerin alındığını, ayrıca talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

4.Davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve bir kısım davalılar vekili; davacıya ait taşınmaz üzerinde bulunan yapıların sağlam zemine inilmeden toprak örtü üzerine inşâ edildiğini, kayan evin inşaat tekniklerine uygun şekilde yapılmadığını, mevcut 391 ada 6 parsel sayılı yerin heyelan yeri olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 391 ada 23 parsel, 327 ada 9 parsel (eski 351 ada 4 parsel) ve 327 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar üzerine inşaat yapılması amacıyla yapılan kazı çalışmaları nedeniyle davacıya ait 391 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapılarında hasar oluşması arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunu anlamak ve zararın oluştuğu 2016 yılında meydana gelen heyelan olayının davacının zarara uğramasına sebebiyet verip vermediği hususunun tespiti amacıyla heyelan alanında uzman jeoloji mühendisinin de bulunduğu heyet eşliğinde mahallinde keşif yapıldığı, heyelan olayının aşırı yağış nedeniyle gerçekleştiği, inşaat yapılması amacıyla yapılan kazıların heyelan olayını tetiklemediği şeklinde rapor düzenlendiği, inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından sunulan raporda davacıya ait yapıların sağlam zemine inilmeden toprak örtü üzerine inşâ edildiği, davacıya ait taşınmazın bulunduğu güzergâhın heyelan sahası olduğu, yörenin aşırı yağışlı iklim yapısına sahip olduğu, yüzey sularının drenajının yapılmamış olduğu, davacının zararı ile davalıların inşaat kazıları arasında illiyet bağının bulunmadığı, asıl ve birleştirilen davanın maddi tazminat olduğu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 üncü maddesi uyarınca davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ...

ve Sağlık Bakanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece gerekli araştırma ve değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, itirazlar doğrultusunda yeni bilirkişi raporu alınmadığını, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davanın haksız fiil sorumluluğunun yanı sıra komşuluk hukukuna dayandırıldığını, bilirkişi raporu ile sadece kusur değerlendirmesi yapıldığını, kusursuz sorumluluğa ilişkin illiyet bağının da araştırılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı Sağlık Bakanlığı ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi sonucu nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı taraflara yüklenilebilecek bir kusurun varlığının ispatlanamadığı, heyelana aşırı yağışlarının sebep olduğunun açık olduğu, davalıların davacı yönünden bir zarara sebebiyet vermediği sabit olmakla yerel Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, yine dava maddi tazminat talebine ilişkin olup, talep tümüyle reddedildiğinden, istinaf eden davalı kurum yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında da isabetsizlik bulunmadığı, kararın kaldırılmış olması ve davacı tarafın da bu yönde istinafının bulunuyor olması nedeniyle, bu hususta, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan söz edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesinin kamu düzeninden de olan bu hususta ilk kararından farklı şekilde karar tesisinde de hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ...

ve Sağlık Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... ve Sağlık Bakanlığı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 683, 737 ve 738 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı ... ve Sağlık Bakanlığı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, davalı Kurumlar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
13.02.2024 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 6100 sayılı Kanun