5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sahte posta havalesi işlemleri ile ilgili olarak, sanıklar ... ve ... hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüş, yapılan denetim sonrasında, sanık ...´in sorumlusu olduğu kasada zimmet açığı çıkmadığı belirlenmiş ve bu nedenle adı geçen sanığın kullanma zimmeti suçunu işlemiş olabileceği düşünülebilir ise de, diğer sanık ...´un toplam 261.196,05 liralık zimmet miktarından sahte posta havale işlemleri aracılığıyla 153.010,00 liralık kısmı zimmetine geçirmesinde, sanık ...´in iştirakinin iddia edilmesi nedeniyle, hakkında zimmet suçundan dolayı hüküm kurulabilecek olması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanıklardan ...´un ... PTT Müdürlüğüne bağlı ... Şubesinde, sanık ...´in ise ... PTT Merkez Müdürlüğünde, memur olarak görev yaptıkları, sanık ...´un, 22/04/2009 günü sorumlusu olduğu kasadaki toplam 108.228,40 lirayı ... PTT Müdürlüğüne yatırması gerekirken, kasadan alarak götürdüğü ve bu olay nedeniyle hakkında zimmet suçundan dolayı 30/04/2009 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı, sanık ...´un bu şekilde sorumluluğunda bulunan kasadaki parayı zimmetine geçirmesi olayından sonra yapılan idari ve adli soruşturma neticesinde, ayrıca diğer sanık ...´le birlikte anlaşarak, kendilerine ya da 3. kişilere ait posta çeki hesap numaralarını kullanmak suretiyle, çalıştıkları şubeler arasında karşılıklı olarak hayali posta çeki havale işlemleri yaptıklarının ve bu eylemleriyle sanık ...´un, 22/04/2009 günü en son olarak yaptığı havale işlemi hariç toplam 153.010,00 lirayı, sanık ...´in de yedirme suretiyle toplam 41.850,00 lirayı zimmetine geçirdiğinin belirlendiği ve sanık ...´un iştirakinden bahsedilmekle birlikte, bu olayla ilgili olarak zimmet suçundan dolayı sadece sanık ... hakkında 21/05/2009 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinin "hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." hükmü karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, 30/04/2009 tarihli iddianamenin sanık ... hakkında tanzim edildiği ve anlatım kısmında sadece, Ilıca PTT Şubesinin kasasında bulunan paranın sanık ... tarafından zimmete geçirilmesi olayından bahsedildiği, 21/05/2009 tarihli iddianamenin ise, sanık ... ile temyiz davası dışı iki kişi hakkında tanzim edilmiş olduğu ve anlatım kısmında da, sanık ...´un, sanık ...´le birlikte hareket ederek, kendilerine ya da 3. kişilere ait posta çeki hesaplarını kullanarak, hesap sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında karşılıklı yatırma, aktarma ve posta çeki havalesi düzenleme suretiyle toplam 183.010,00 lirayı mal edindiğinden bahsedildiği, dolayısıyla, 21/05/2009 tarihli iddianameye konu zimmet olayı ile ilgili olarak, sanık ... hakkında kamu davası açılmadığı, keza, CMK'nın 226/1. maddesinin suç niteliğinin değişmesi halinde uygulanabileceği gözetilmeden, 21/05/2009 tarihli iddianameye konu suçla ilgili olarak C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunularak, sanık ... hakkında kamu davası açılması halinde, dosyaların birleştirilerek davaların birlikte görülüp değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Sanık ...´un adli sicil kaydında yer alan, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/407 Esas, 2006/817 Karar sayılı ilamı ile görevli memura mukavemet suçundan 765 sayılı TCK'nın 258/1 ve 59/2. maddeleri ile 647 sayılı Kanunun 4/1. maddesi gereğince verilen hapis cezasından çevrilme 1.350,00 TL para cezasının kesinleşme tarihinin 08/03/2007 olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, Davada kendisini vekille temsil ettiren katılan yararına avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanık ... müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de nazara alınmak suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap