5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında hüküm kurulurken karma uygulama yapılmasına rağmen 765 sayılı TCK'nın 219/4 veya 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddelerinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. S.S. Onurkent Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu üyesi olan sanıkların yeni oluşturulan yönetim kuruluna devir-teslim sırasında kooperatif kasasında bulunması gereken 1.682,98 TL'yi teslim etmeyerek zimmetlerine geçirdikleri iddiasıyla açılan kamu davasında sanıklar ve müdafiin söz konusu kasa açığının bir önceki yönetim döneminde gerçekleştirilen kanalizasyon kapaklarının sıcak su izolasyonu ve kapıcı dairelerinin tamiratı işleri için yapılan ödemelerin kooperatif defterine işlenmemesi ile oluştuğunu savunmaları karşısında sanıkların savunmalarında geçen ve kooperatif işlerinde çalışan kişilerin ve önceki yönetim kurulu üyelerinin tanık sıfatıyla dinlendikten sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanıkların görev sürelerinin 13/04/2002 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında sona erdiği dikkate alındığında 13/04/2002 olan suç tarihinin karar başlığına 13/04/2004 olarak yazılması, Suç tarihi olan 2002 yılındaki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü nazara alındığında, 1.000 TL'nin altındaki miktarların pek hafif kabul edileceği gözetilmeden sanıklar hakkında TCK'nun 219/3. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, Sanıklar hakkında 765 sayılı TCK lehe kabul edilerek temel ceza belirlendiği halde 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak 5237 sayılı TCK'nın 62 ve 53. maddeleri uygulanmak suretiyle karma uygulama yapılması, Sanıklar hakkında verilen hapis cezası "sanıkların geçmişteki halleri, sabıkasız oluşları ve suç işleme hususundaki eğilimlerine göre cezaları tecil edildiği takdirde bir daha suç işlemeyecekleri hususunda kanaat oluşturduğundan" şeklindeki gerekçe ile ertelenmesine rağmen, "sanıkların ika edilen zararı karşılamadıkları anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği takdirde sanıkların bir daha suç işlemeyecekleri hususunda kanaat oluşmadığından" şeklindeki, erteleme gerekçesiyle çelişki oluşturacak biçimde CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Katılanın faiz talebi bulunmadığı halde ödetilmesine karar verilen zarar miktarı üzerinden 13/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek %18 oranında banka mevduat faizine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın