Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2023/571
Karar No
K. 2023/1007
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/571 E.  ,  2023/1007 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2023/571
Karar No: 2023/1007
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):

1.

2.

3.

4.

VEKİLİ: Av. …

5.

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-…
VEKİLİ: Av. …

… Bakanlığı - ANKARA

2.… Taşıma AŞ. (…)

VEKİLLERİ: Av. …, Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 29/12/2022 tarih ve E:2022/819, K:2022/12372 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Zonguldak ili, Çaycuma ilçesi, … Köyü, … Mevkii … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların, Batı Karadeniz Faz-1 Doğal Gaz Boru Hattı Projesinin gerçekleştirilmesi amacıyla Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 04/09/2021 tarih ve 31588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/09/2021 tarih ve 4458 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 29/12/2022 tarih ve E:2022/819, K:2022/12372 sayılı kararıyla;

Anayasa'nın 35., 46. maddeleri; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin 1.fıkrası, 5., 6. ve 27. maddeleri ile 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun 12.maddesinin (a) ve (e) bentlerine yer verilerek,

Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın davacılara tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacılar tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşıldığından davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı, davacılardan …'nin taşınmazlara hissedar olduğu görüldüğünden, anılan davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı yönündeki itirazı ile davalı idarelerden BOTAŞ'ın kamulaştırma işleminin iptali istemiyle dava açma hakkının ancak adli yargıda bedel tespiti ve tescil davası açılması üzerine Mahkemece yapılacak tebligat üzerine doğacağı, davacının bu davayı açma hakkı henüz doğmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki itirazı da, davanın konusunun davacıların hissedarı oldukları taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı olması ve Cumhurbaşkanı Kararlarına karşı açılacak davaların 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda görüleceği düzenlemeleri karşısında, yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,

Acele kamulaştırma usulünün idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulü olduğu, acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği,

Acele kamulaştırma usulünün, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmediği, yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanıdığı; taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerektiği, kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırmanın acele usulle yapıldığı,

Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı; anılan hüküm uyarınca bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği, Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerektiği,

Dosyanın incelenmesinden; aralarında Zonguldak ili sınırları içinde gerçekleştirilecek doğal gaz boru hatlarının da yer aldığı bir kısım doğal gaz boru hattı projelerine ilişkin olarak ihtiyaç duyulan taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğuna ve kamulaştırma kararının alınması ile diğer kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi hususunda 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun 12. maddesi gereğince BOTAŞ'a yetki verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca 28/08/2005 tarih ve 540/46 sayılı kararın alındığı, anılan karara dayanılarak Batı Karadeniz Gaz Ölçüm İstasyonu ve Doğal Gaz Boru Hattı (Faz-1) Projesinin isabet ettiği Zonguldak ili sınırları içinde kalan ve aralarında dava konusu taşınmazların da bulunduğu 372 adet taşınmazın bir kısmının mülkiyetinin kamulaştırılmasına, bir kısmı üzerinde ise kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulmasına BOTAŞ'ın … tarih ve … sayılı kararıyla karar verildiği ve anılan kamulaştırma kararının ekinde kamulaştırılacak taşınmazların ada, parsel ve mülkiyet bilgilerinin liste halinde gösterildiği; Karadeniz Sakarya Gaz Sahasında bulunan doğal gazın ulusal iletim şebekesine bağlantısının sağlanarak kullanıma sunulması amacıyla gerçekleştirilmesi planlanan Batı Karadeniz Faz-1 Doğal Gaz Boru Hattı Projesi kapsamında, hattın isabet ettiği parsellerde, tapu maliklerinin fazla olması, mirasçılarının tapuya intikal ettirilmemiş olması ve veraset davalarının açılma zorunluluğu, ad-soyad yanlışlıkları sebebiyle isim tashihi davalarının açılmak zorunda olması, maliklerin ilçe dışında, ülkede yaygın şekilde ikamet ediyor olması ve köy toplantılarına katılamayacak olmaları vb. sebeplerle Kamulaştırma Kanunu'nun 8. maddesinin uygulanmasının kısıtlı kalacağı ve açılacak davalar nedeniyle zamanında yer teslimi yapılamayacağından inşaat çalışmalarına başlanamaması, ilçenin doğal gaz ihtiyacının karşılanarak, doğal gazın yeni yerleşim yerlerine ulaştırılması, çevreci ve ekonomik bir yakıt olan doğal gazın, bölgeye sağlayacağı sosyal ve ekonomik refah, etüt ve mühendislik çalışmaları yapılmış olan boru hattı güzergahının, inşaat işini yapacak olan firmaya yer tesliminin yapılarak bir an evvel inşaat çalışmalarına başlanabilmesi nedenleri ile güzergahın isabet ettiği parsellerde arazi edinimlerinin bir an evvel tamamlanması ihtiyacı nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı,

Bu durumda, dava konusu işlemin, Karadenizde bulunan doğal gazın ulusal dağıtım şebekesine bağlantısının yapılarak ülkenin doğal gaz ihtiyacının ve enerji arz güvenliğinin sağlanmasına katkı sağlayacak olan bir enerji projesinin bir an önce gerçekleştirilmesi amacıyla tesis edildiği hususu dikkate alındığında, dava konusu işlemde kamu yararının varlığı açık olup, davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik hali bulunduğundan, dava konusu taşınmazlara el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,

Öte yandan, 19/08/2022 tarihinde Danıştay kaydına giren dilekçe ekinde davalı idarelerden BOTAŞ tarafından dosyaya sunulan vaziyet planının incelenmesinden, dava konusu taşınmazların Batı Karadeniz Gazı Ölçüm İstasyonu yerleşkesi sınırları içinde kaldığı görülmekte olup, boru hattı projesinin başlangıç noktasında yapılması zorunlu olan gaz ölçüm istasyonunun söz konusu boru hattı projesinin ayrılmaz bir parçası olduğu, dolayısıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 28/08/2005 tarih ve 540/46 sayılı kamu yararı kararı kapsamında kaldığının açık olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu taşınmazların acele kamulaştırılmasına dair kararın yayım tarihinden yaklaşık 3,5 ay sonra 17/12/2021 tarihli onay ile oluşturulan Arazi İnceleme Komisyonunun düzenlemiş olduğu 20/12/2021 tarihli Arazi İnceleme Komisyon Tutanağında da görüldüğü üzere, mevcut ölçüm istasyonu sahasında iyileştirme yapılarak inşaat faaliyetlerine başlanabilecekken, projenin süresi gerekçe gösterilerek vaziyet planında yer alan mevcut ölçüm istasyonunun yeri değiştirilerek maliki oldukları dava konusu taşınmazların alternatif alan denilerek kamulaştırma işlemine tabi tutulduğu; savcı düşüncesinde de açıkça belirtildiği üzere EPDK'nın 25/08/2005 tarihli kararı ilgili projeleri kapsamadığından ayrıca bir kamu yararı kararı alınmaksızın tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu; ölçüm istasyonunun ilk belirlenen lokasyonunun değiştirildiği ve yeni belirlenen istasyon alanına göre Genel Müdürlük oluru (kamulaştırma kararı) ile kamulaştırma işlemlerine başlanıldığı, anılan kamulaştırma kararı ekinde yer alan listede uyuşmazlığa konu taşınmazların yer aldığı, dolayısıyla dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığı tarihte belirlenen lokasyonun değişmiş olması nedeniyle işlemin uyuşmazlığa konu taşınmazları kapsamamasına karşın kararın taşınmazlara uygulandığı; dava konusu işlemde maliki bulundukları taşınmazların acele olarak kamulaştırılmasını gerektiren herhangi bir somut sebep bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacıların yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacıların temyiz istemlerinin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 29/12/2022 tarih ve E:2022/819, K:2022/12372 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Kullanılmayan toplam …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemleri hâlinde davacılara iadesine,

4.Kesin olarak, 17/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.