7. Ceza Dairesi
Sanık ...'un mahkûmiyetine, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/934 Esas, 2016/382 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kaçakçılık suçunu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52, 53 ve 54 üncü fıkraları uyarınca 3 yıl 10 ... 7 gün hapis ve 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak sigaralar ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; münhasıran sanık ... hakkında verilen beraat kararının bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ...'un temyiz isteği; ticari amacının bulunmadığına, nakil aracında gizli bölme bulunmaması, eşyanın miktarı, tutarı, hacmi dikkate alınarak müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi ile lehe olan hükümlerin uygulanmasının gerekmesi ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ...'un sevk ve idaresinde bulunan araç şüphe üzerine durdurularak önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada; araçta bulunan saman çuvallarının altında kutuların içerisinden toplam 450 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir, sanık ... ele geçen sigaraların ...'a ait olduğunu ücret karşılığında naklini sağladığını beyan etmesi üzerine sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır. 2.Sanık ..., iddianamede belirtilen olayla alakasının bulunmadığını, diğer sanık ...'un dayısının oğlu olduğunu ve olay sırasında korktuğu ve aracının üzerine tedbir konulmaması için ismini verdiğini söylemiştir. 3.Sanık ...; ele geçen sigaraları Suriyeli bir şahıstan içmek için ucuz olduğundan satın aldığını, ticari amacının bulunmadığını, olay ile diğer sanık ...'ın ilgisinin bulunmadığını, sigaraların kendisine ait olduğunu beyan etmiştir. 4.17.09.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, ele geçen sigaraların yabancı menşeli ve gümrük kaçağı olduğu bildirilmiştir. 5.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasındaki 34.719,97 TL gümrüklenmiş değerin Dairemiz kabulüne göre hafif kabul edildiği anlaşılmıştır. 6.Sanık ... adına kayıtlı bulunan 31 ... 113 plakalı nakil aracının 2008 model, Ford marka açık kasa kamyonet olduğu, 22.06.2015 tarihinde sicili üzerine tedbir şerhi konularak soruşturma aşamasında sanık ...'a yediemin olarak teslim edildiği görülmüştür. 7.İddianamede sadece ele geçen sigaraların müsaderesinin talep edildiği halde, 22.06.2015 tarihinde sicili üzerine tedbir şerhi konulan nakil aracı yönünden ek savunma hakkı tanınmadan Hukukî Süreç başlığı altında belirtildiği şekilde müsaderesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Beraat Hükmü Yönünden 1.19.06.2015 tarihinde sanık ...'un sevk ve idaresinde bulunan nakil aracında yapılan aramada 4500 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...'ın tüm aşamalarda ele geçen sigaraların kendisine ait olmadığını söylemesi ve diğer sanık ...'un mahkemece alınan savunmasında, ele geçen sigaraların kendisine ait olduğunu beyan etmesi karşısında; sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, somut her türlü şüpheden uzak vicdani deliller elde edilemediğinden beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Ele geçirilen sigaraların miktarı, olayın oluş şekli karşısında sanık ...'un üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'un yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Dosya kapsamına göre ele geçen sigaraların 34.719,97 TL gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibariyle hafif değerde olduğu gözetilmeden eşya değeri fahiş kabul edilerek fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiş, 3.İddianamede müsadere talebinde bulunulmayan ancak, sicili üzerine tedbir şerhi konulan nakil aracı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/934 Esas, 2016/382 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/934 Esas., 2016/382 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'un temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın