9. Ceza Dairesi
MERCİİ : Kırklareli Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2018/4421 Değişik İş ŞÜPHELİLER : ..., ..., ..., ... SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli cinsel saldırı suçundan şüpheliler haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.11.2018 tarihli ve 2018/4483 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin 05.12.2018 tarihli ve 2018/4421 Değişik İş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 06.03.2019 gün ve 94660652-105-39-1128-2019-Kyb sayılı yazılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.03.2019 tarihli ve KYB-2019/26423 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.03.2019 tarihli ve KYB-2019/26423 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Nitelikli cinsel saldırı suçundan şüpheliler ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/11/2018 tarihli ve 2018/4483 soruşturma, 2018/3233 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Kırklareli Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/12/2018 tarihli ve 2018/4421 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Somut olayda mağdur ve müştekinin, şüphelilerin mağduru 15/07/2018 tarihinde araba ile olay yerine götürdüklerini ve iddiaya konu eylemleri gerçekleştirdikleri, 16/07/2018 tarihinde saat 02.00'da ise ivedilikle müştekinin karakola şikâyette bulunduğunu belirtmelerine karşılık, Cumhuriyet savcılığınca herhangi bir araştırma yapılmadan, şikayetin, müştekinin soyut iddiasından ibaret olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müşteki vekilinin 07/11/2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz ettiği 26/11/2018 tarihli dilekçesinde belirttiği delillerin toplanması ve özellikle tanıkların dinlenilmesi, güvenlik kamerası kayıtlarının dosyaya getirtilerek çözümünün yaptırılması ve olay yeri incelemesinin yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabûlü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Ağır derecede mental retarde olan mağdurun kollukta alınan ifadesinde kendisine anal yoldan organ sokulduğuna yönelik bir iddiada bulunmayıp makatından ve diğer özel bölgelerinden cinsel saldırıya uğradığını belirtmesi, anal bölgede livata bulgusu tespit edilmediğine yönelik raporun tek başına kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar için yeterli olmaması, mağdurun annesinin olayın gerçekleştiği bağ evinin önünde bulunan araç içerisinde mağdur ile şüpheli ...'ı üst üste gördüğünü ifade etmesi, şüphelilerin birbirleriyle çelişen ifadeleri ve tüm dosya kapsamı karşısında, mağdurun beyanlarına itibar edilip edilmeyeceğine dair rapor alınması, olaya dair görgüsü bulunan tanıkların dinlenmesi, bağ evine giden köy yollarını görüntüleyen kamera kayıtlarının araştırılması, mağdura bağ evinde yer gösterme yaptırılarak kolluk görevlilerine olay yeri inceleme raporu düzenlettirilmesi, şüphelilerin savcı huzurunda ifadeleri alınarak kolluk ifadelerinde birbirleriyle çelişen hususların açıklattırılması sonrasında toplanan delillere göre kamu davası açılıp açılmayacağına karar verilmesi gerekirken eksik soruşturmayla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine ilişkin mercii Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin kararı hukuka aykırı görülmüş, bu nedenle kanun yararın bozulması istemine dayanan ihbarname içeriğine itibar edilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin 05.12.2018 tarihli ve 2018/4421 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy çokluğu ve Üye ...'ın karşı oyu ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Nitelikli Cinsel Saldırı suçundan yürütülen soruşturma sonucunda şüpheli hakkında verilen kovuşturmama kararına yapılan itirazın ilgili Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedilmesi üzerine kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar verildiği olayda; Sayın çoğunluk ile aramızdaki hukuki uyuşmazlık; Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda şüpheli hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararı üzerine "suçtan zarar gören"in CMK 173. maddesi uyarınca Sulh Ceza Hakimliğine yaptığı itiraz sonucu verilen kararın CMK. 309. Maddesi kapsamında "Kanun Yararına Bozma" ya konu edilip edilemeyeceğine ilişkindir. Kanun Yararına Bozma müessesesinin amacı kanunların ülkenin her yerinde eksiksiz uygulanması, dolayısıyla içtihat birliğini sağlamaktır. 5271 sayılı Kanunun 309. Maddesinde "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. (4) Bozma nedenleri:
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın