4. Hukuk Dairesi 2009/10378 E. , 2010/5189 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl aleyhine 02/07/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Diğer temyiz itirazına gelince; dava, davalıların mirasbırakanına ait bahçe duvarının yıkılması nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalıların mirasbırakanına ait evde kimliği saptanamayan kişilerin oturduğu; davalıların, bu kişileri evden çıkarmak amacıyla elektrik ve su idaresi ile kaymakamlığa başvurarak kimliklerinin belirlenmesini istedikleri, ne var ki bu girişimin başarıya ulaşmadığı, yıkılmaya yüz tutmuş bulunan bahçe duvarının, orada oynayan desteğin üzerine yıkılarak onun ölümüne yol açtığı anlaşılmaktadır.
Ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; davalıların mirasbırakanının kendi taşınmazında tasarruf hakkını kullanamaz duruma düşmesi nedeniyle evin ve bahçe duvarının sahipsiz kaldığı, duvarın ve evin durumu hakkında yeterli bilgi alamadığı, yıkılmaya yüz tutan duvarın altında çocukların oynamasının engellenmediği gerekçesiyle, kusursuz bulunduğu belirtilmiştir. Ceza yargılaması sırasında mirasbırakan yaşamını yitirdiğinden ceza davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılar yararına uygun bir indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.