5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suç tarihinde sanığın yakınlarının tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası yapması nedeniyle Jandarma görevlisi olan müştekinin olay mahallinde inceleme yaparak kaza tutanağı tanzim edeceği sırada olay yerine gelen sanığın, müştekiye hitaben "Bize yardımcı ol herhangi bir zorluk çıkartma" diyerek müştekinin üniformasının cebine 2 adet 50 TL koymaya çalışması üzerine teklifin kabul edilmeyerek tutanak tutulması şeklinde sübut bulan olayda, 5237 sayılı TCK'nın 252/3. maddesinde rüşvetin, "bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlaması" olarak tanımlanması ve bu tanıma göre rüşvetin, menfaatin kamu görevlisi tarafından temin edilmesiyle tamamlanması, ayrıca "görevin gereklerine aykırı olarak" ibaresi konularak sadece nitelikli rüşvete yer verilmesi, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarılması, bu düzenlemeye göre görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvete teşebbüs, haklı hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise, kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde, aynı Yasanın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturabileceğinin de anlaşılması karşısında; maddi hasarlı trafik kazası olayı nedeniyle sanığın olay mahallinde inceleme yapan müştekiden yardımcı olma isteğinin haklı olup olmamasına göre rüşvet teklifine neden olan maddi hasarlı trafik kazası olayı ile ilgili yapılan işlemin sonucunun araştırılmasından sonra suç niteliğinin tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "Eylemin meydana geliş şekli itibariyle" şeklindeki soyut ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Sanık hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması ve bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı belirlenirken aylık ortalama 1.000,00 TL gelire sahip olan sanığın ekonomik ve sosyal durumu gözetilmeden, günlüğü 50 TL’den belirlenmek suretiyle sanık hakkında fazla para cezası tayini, Sanığın teklif edip müştekinin kabul etmediği rüşvet teklifine konu 100 TL’nin 5237 sayılı TCK’nın 55/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği halde aynı Kanunun 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın