4. Hukuk Dairesi
SAYISI : K-2019/32808 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile karar kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. ... kararının davacı vekilince temyizi üzerine Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. ... kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.03.2016 tarihinde plaka bilgisi tespit edilemeyen aracın, yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralanarak %25 oranında malul kaldığını, kimliği ve kullandığı araç bilgileri tespit edilemeyen araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında 16.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 15.04.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 120.515,00 TL'ye artırmış, bozma sonrası 12.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 310.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin raporda bildirilen arazlar ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığından ödeme yapılmasının mümkün olmadığı, travma sonrası stres bozukluğunun sürekli olarak araz olarak tanımlanmasına tıbben imkan olmadığı, kusur tespiti gerektiği, maluliyetin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca belgelendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile %50 kusur ve %25 maluliyet oranına göre düzenlenen hesap raporu benimsenerek başvurunun kabulü ile 120.515,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.11.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 02.10.2019 tarihli ve 2019/İHK-12989 ... kararı ile davalının itirazının kabulü ile karar kaldırılarak başvurunun dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 21.02.2022 tarihli ve 2021/8353 Esas, 2022/2877 Karar ... ilamıyla; "...İtiraz Hakem Heyetince, yeni bir rapor alınmak üzere davacı tarafa süre verildiği, ancak anılan eksikliğin giderilmesi için tahkim yargılaması bakımından öngörülen sürenin dolacağı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Her ne kadar 5684 ... Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 12. bendi gereği, ... dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de, bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Kaldı ki İtiraz Hakem Heyetince iki kez yeni bir maluliyet raporu alınması için ara kararı verilmiş, taraflar iki aylık süre uzatımına muvafakat vermiş olup, son raporun dosyaya intikalinin gecikmesi halinde davalıdan, itiraz ettiği maluliyet oranı yönünden yeniden alınmasına karar verilen raporun dosyaya geç intikali nedeniyle iyiniyet kuralına uygun şekilde yeni bir muvafakat istenmesi mümkündür. Ancak İtiraz Hakem Heyetince bu usul dahi işletilmeden, raporun dosyaya intikal etmediği, intikal etse dahi kalan sürenin yeterli olmadığı gerekçesiyle, başvurunun usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. İtiraz Hakem Heyetince yapılan bu eksikliğin sonuçlarına davacının katlanmasını beklemek, hakkaniyete uygun düşmemekte olup, bu eksikliğin İtiraz Hakem Heyetince giderilmesi gerekli ve mümkünken, sürenin dolacağı ve yeterli olmayacağı ihtimalinden hareketle başvurunun usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kaldı ki temyiz aşamasında İtiraz Hakem Heyetince ibrazı istenilen Pamukkale Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen 16/10/2019 tarihli ve 1 yıl süreli rapor da dosyaya ibraz edilmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı vekilince sunulan 16/10/2019 tarihli maluliyet raporunun usulüne uygunluğu ve karar vermeye elverişliliği ve yeterliliği denetlenerek, itiraz edilmesi veya usulüne uygun olmadığının kabul edilmesi halinde kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere ... kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak dosyaya temyiz aşamasında sunulan 16.10.2019 tarihli maluliyet raporunun 1 yıl süreli olarak düzenlendiği gözetilerek kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre 21.11.2022 tarihli ve %25 oranlı raporun alındığı, bu raporda belirlenen oran ile uyuşmazlık hakem heyetince hükme esas alınan raporda saptanan oranın aynı olduğu, plakası tespit edilemeyen meçhul sürücünün %50 oranında kusurlu olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan hesap raporunun TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre düzenlendiği, davacının rapora itiraz dilekçesinde hesaplamanın PMF Yaşam Tablosuna göre yapılmasını talep ettiği, bu nedenle PMF Yaşam Tablosuna göre tazminatın belirlenmesi konusunda hesap raporu alındığı, taraflara tebliğ edilen hesap raporuna ve davacı vekilinin ıslah dilekçesine karşı davalı vekilince beyanda bulunulmadığı, tam vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, müvekkili ile meçhul sürücüye %50'şer kusur izafe edilmesini kabul etmediklerini, bozmadan sonra en yakın güncel verilere göre yeniden rapor alınması gerektiğini, ticari faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usuli kazanılmış hak nedeniyle ikinci kez ıslah yapılamayacağını, davalının sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu ancak limitin aşıldığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri için ödenen miktarın da düşülmesi gerektiğini ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın 10.03.2016 tarihinde davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 297 nci maddeleri, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 ... Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi. 3. Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda bozma sonrası hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 21.11.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen diğer bulgularla birlikte bacak kaslarındaki atrofi ve travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı %25 olarak hesaplanmış, ancak kaza tarihinde 4 yaşında olan davacının kazayı yaşadığı tarihteki yaşı nedeniyle, kalan muhtemel ömür süresinin ve bu süredeki iyileşme ihtimalinin yüksekliğine göre raporda travma sonrası stres bozukluğunun tedavi ile iyileşip iyileşemeyeceği, belirlenen oranın davacının bakiye ömrü boyuna devam edip etmeyeceği, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağına ilişkin ayrıntılara yer verilmemiştir. İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı kurulduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu bu hâli ile hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen "travma sonrası stres bozukluğu" olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde çocuk psikiyatri uzmanı da bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma kapsam ve şekline göre davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde taraflara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın