5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü : Sanık ...'ın eylemi sabit görülmeyerek beraetine karar verilmesine rağmen, hükümde CMK'nın 223/2-e maddesine yer verilmeyerek CMK´nın 232/6. maddesine muhalefet edilmiş ise de, anılan noksanlık sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni sayılmamıştır. Suç tarihlerinde Ziraat Bankası .../.... Şubesinde şef yardımcısı olarak çalışan sanık ...'un, 22/05/2000 günü, aynı Bankanın İstanbul ..... Şubesinde çalışan bir kişi gibi, Ziraat Bankası .... Şubesini telefonla arayıp, hayali bir kişi olan .....den, diğer sanık ... adına 17.550 liralık havale olduğunu söyleyip, ne şekilde elde edildiği tam olarak anlaşılamayan ve banka şubelerince havale işlemlerinde özel olarak kullanılan banka şifresini de yazdırmak suretiyle, kendi menfaatine olmak üzere, sanık ...'ın Ziraat Bankası ..... Şubesinden 17.550 lira para çekmesini sağladığı, yine sanık ...'un, hakkında tefrik kararı verilerek dava dosyası ayrılan... ile anlaşarak 24/07/2000 günü, göndericisi .....; alıcısı, ......olacak şekilde sahte olarak oluşturulmuş banka havale talimatını, haricen temin edilen ve Ziraat Bankası ..../...... şubesininin faks numarasına yönlendirilen faks cihazını kullanarak, aynı bankanın İstanbul ..... Şubesine gönderdiği, bu yolla... sahte kimliğini kullanan bir başka şahsın havale talimatında gösterilen 25.500 lirayı çekmesini sağlamaya çalıştıkları, ancak parayı almaya çalışan şahsın paniklemesi nedeniyle, bu paranın ilgili şubeden alınamadığı anlaşılmış olup, sanık ...´un suç tarihlerinde, Ziraat Bankası ... Şubesinde çalışmakta olduğu, dolayısıyla, haksız olarak elde edilen ya da elde edilmeye çalışılan ve sanık ...'un görevli olmadığı başka banka şubelerinde bulunan suça konu paraların, görevi gereği sanık ...´un kendisine tevdi edilen ya da görevi gereği kendi denetim ve sorumluluğu altında bulunan paralardan olmaması, yine sanık ...´un eylemlerinde haberleşme araçlarını kullanmış olması ve dolandırılmaya çalışılan bankanın bir kamu kurumu niteliğinde bulunması karşısında, gerek sanık ...'un ve gerekse suçun iştirakçisi konumunda olmakla birlikte, hakkında beraet kararı verilen sanık ...'ın eylemlerinin, 765 sayılı TCK'nın 504/3-7-son ve 80. maddelerinde düzenlenen, "zincirleme nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca da bu suçun 5 yıllık asli ve 7 yıl 6 aylık yıllık ilave zamanaşımı süresinin bulunduğu, buna göre, suç tarihi olan 24/07/2000 tarihi ile inceleme günü arasında 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesini uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 26/06/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap