11. Hukuk Dairesi 2022/3725 E. , 2023/7449 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT)
vekili Avukat ... ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili, duruşma istemsiz olarak davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1961 yılından bu yana faaliyet gösterdiği alanda birçok ürünün tanıtımını ve geliştirilmesini sağlayarak bir kalite sembolü olduğunu, müvekkilinin ''FİT'' ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını da arttırdığını, müvekkilinin markasını geliştirmekte ve çeşitli şekillerde marka başvuruları yaparak seri marka oluşturma amacıyla hareket ettiğini, davalı şirketin 2017/34990 sayılı "Kendinle fit ol" ibareli marka tescil başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu YİDK kararında, müvekkiline ait ''FİT'' markasının 3 harften oluşan kısa bir marka olması itibariyle ayırt ediciliğinin düşük olduğunun belirtildiğini, bu kararın kabul edilmesi halinde, kısa markaların hukuki korumadan yararlanmayacağı gibi bir sonucun ortaya çıkacağını, "FİT'' ibaresinin tescilli olduğu sınıflar için hiçbir şekilde cins, vasıf, şekil belirtmediğini, herkesin kullanımına açık olan sözcüklerden de olmadığını, davalının marka başvurusundaki asıl niyetinin, kanunu dolanmak olduğundan başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası anlamında kötü niyetli bir başvuru niteliği taşıdığını ileri sürerek YİDK'in 2018-M-6899 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ilgili sektörde belirgin bir tanınmışlık düzeyine ulaşmış markaların sahibi olduğunu, davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu müvekkili şirketin markasının benzer olmadığını, bununla birlikte iltibas tehlikesinin bulunmadığını, müvekkili şirketin ''FİT'' ibaresi üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, davacı şirketin müvekkili başvurusunun kötü niyetli olduğu yönündeki iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının slogan şeklinde "Kendinle Fit ol!" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, diğer yönden taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da somut delillerle kanıtlanmadığını, bilirkişi heyetinin davalı açısından önceki markasından dolayı müktesep hak koşulları oluştuğunu ileri sürse de müktesep hakkın oluşmadığı ancak bunun nihai karara bir etkisinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına tescilli “fit” ibaresinin ayırt edicilik vasfı yüksek bir ibare olduğunun, doğrudan tüketicinin ilgisini çektiğinin Yargıtay kararlarıyla ... olup bu hususun yerel mahkeme tarafından hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, ayrıca Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/34 E. numarası ile görülmekte olan dosyaya sunulmuş bilirkişi raporunda müvekkil Şirketin “fit” markasının tanınmış olduğunun açıklandığını, tüm bu mahkeme kararları ve bilirkişi raporunun müvekkili Şirketin "FİT" markasının kullanım sonucu yüksek ayırt ediciliği haiz olduğunu ortaya koyduğunu, mahkemece verilen kararın aksine dava konusu markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun 29., 30. ve 32. sınıfta yer ... malları kapsadığı, davacının itirazına mesnet markaların ise 29., 30., 32. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescilli olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap ... etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/ tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerektiği, buna göre, içinde gıda mühendisi de bulunan bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere dava konusu başvuru kapsamında yer ... malların tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mallarla aynı ve/veya benzer olduğu, dava konusu başvurunun asli unsurunu "fit" ibaresinin oluşturduğu, davacının itirazına mesnet markaların asli unsuru da "FİT" ibaresinden oluştuğundan, asli unsurları itibariyle dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik ve karıştırma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ,davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu müvekkili şirket markasının benzer olmadığını, "FİT" ibaresinin uyuşmazlık konusu sınıflarda ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu, bu doğrultuda davacı yanın bu ibarenin kullanılmasına katlanmak zorunda olduğunu, 'Fit' ibaresinin birçok ürün grubunda sağlığı, zinde olmayı çağrıştıracak anlamlarda kullanıldığı aşikarken, ayırt edici hiçbir ... barındırmayan bu markayı dayanak göstererek, farklı ve ayırt edici ögelerle bezenen müvekkil markasının tescilin sağlayacağı korumadan faydalanmasının engellenmeye çalışılmasının aslında davasında iyi niyetli olmadığının da bir göstergesi olduğunu, davacının itiraza mesnet markaları “FİT”, “FİT X”, “FİT İNDEKS” ve ‘’FİT İNDEX’’ ibarelerini ihtiva eden, ayırt ediciliği düşük markalar olduğunu, müvekkil şirket adına tescil edilen “KENDİNLE FİT OL!” ibareli marka ise, figüratif dizaynı ile bir bütün olduğunu ve bütün olarak ayırt ediciliği yüksek bir slogan markası olduğunu, dolayısıyla dava konusu marka ile davacı şirkete ait redde mesnet markalar arasında yapılacak değerlendirme bu bütünlük ve ayırt edici niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, markaların kelimelere, hecelere, şekillere ve harflere bölünerek benzerlik yaratılmaya çalışılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede "KENDİNLE FİT OL!" şeklindeki slogan markadan "FİT" ibaresi ayrıştırılarak benzerlik değerlendirmesi yapılmış olup , markanın bütünüyle değerlendirmeye alınmadığını, dava konusu markanın tescilli olduğu sınıflar yönünden herhangi bir tanımlayıcılığı olmayan ayırt ediciliği yüksek slogan markası olduğunu, redde mesnet gösterilen markalar ile müvekkil adına tescil edilen dava konusu marka arasında hiçbir benzerlik ya da karıştırılma ihtimali bulunmadığını, itiraza mesnet markalar ile müvekkil şirket adına tescilli dava konusu marka arasında benzerlik bulunmadığı gibi, müvekkil şirket markasının davacı yan markalarına yakınlaşma çabası da bulunmadığını, ayrıca redde mesnet markalarda yer ... ve zinde olan anlamına gelen “FİT” ibaresi de özellikle sağlık, gıda ve spor sektörlerinde faaliyet gösteren herkes tarafından sıklıkla tali unsur olarak kullanılan ibarelerden olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin davacı markaları ile müvekkili şirket markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu yönündeki tespitin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin "FİT"ibaresi üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, bu hususun bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince müktesep hakkın değerlendirilmeye alınmadığını, müvekkil Şirketin "FİT" ibaresi üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğunu, her ne kadar, müvekkili şirketin işbu kullanımı ile ilgili iptal kararı verilmiş ise de, kazanılmış hakkın geçmişe yönelik olarak silinemeyeceğini, bu husus da aynı şekilde bilirkişi heyeti raporunda yerinde olarak tespit edildiğini, dolayısıyla, davacı şirketin, gerekçe markalarına dayanarak, müvekkili şirket adına tescilli "Kendinle Fit Ol!" ibareli markaya ilişkin olarak huzurdaki davayı ikame etmesi, müvekkilinin kazanımı olan müktesep hakkına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilin müktesep hakkına konu "FORM FİT" ibareli müvekkil şirket adına tescilli marka, gerekçe markalardan yaklaşık 17 yıl önce tescil edilmiş ve tescil edildiği tarihten bu yana kadar müvekkili şirket tarafından kesintisiz ve fasılasız olarak kullanılarak ayırt edici nitelik kazandırıldığını, bu doğrultuda müvekkili şirketin "FİT" ibaresi üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markalar arasında benzerlik bulunmadığını ve bu nedenle aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının somut olaya uygulanamayacağını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.