T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/1804 Esas - 2019/820
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında 3 adet sözleşme imzalandığını, davalının imalatçı olduğunu, davalıdan satın aldığı ürünleri kendisinin de müşterilerine sattığını, bu anlamda davalıdan tedarik edeceği ürünlerle ilgili kendi müşterilerinden avans olarak çek ve senetle ödeme aldığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeler kapsamında 02/03/2018 tarihli sözleşmede belirtilen ürünlerin davalı tarafça tesilm edilmiş ise de 13/04/2018 tarihli sözleşmeler kapsamında teslimi gereken ürünlerin tam ve eksiksiz teslim edilmediğin, taraflar arasındaki 13/04/2018 tarihli Radyatör Grubu Bağlantı sözleşmesinde davalının işbu sözleşme kapsamındaki ürünlerin 2018 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları içerisinde eşit miktarlarda müvekkiline sevk edeceğinin açıkça belirtildiğini, davalının malları sevk etmemesi neticesinde müvekkilinin de kendi müşterilerine karşı zor durumda kaldığını, kabul eden müşterilerine avans olarak aldığı evrakları iade ettiğini, tüm bunların ötesinde döviz kurundaki yükselmeyi gerekçe göstererek sevkiyatı durduran ve sözleşmeyi fesheden davalının avans olarak müvekkilinden aldığı çekleri de ortalama vadesi ile müvekkiline iade etmediğini, bu nedenle müvekkilinin zararına sebep olduğunu, aynı şekilde davalının 13/04/2018 tarihli Altyapı Boru Grubu Bağlantı Sözleşmesi uyarınca müvekkilinden aldığı ortalama vadesi 15/09/2018 olan toplam 300.000 Tllik çek bedelleri karşılığında müvekkiline 213.344,47 TLlik mal teslim ettiğini, yani bu sözleşme kapsamında davalıya teslim edilen ve ortalama vadesi 15/09/2018 olan 86.655,53 Tllik çekin bedelsiz kaldığını, hem ortalama vadenin üzerine çıktığını, hem de koruge borularla ilgili olarak 29.480,53 Tl eksik çek iadesi yapıldığını, davalı Koruge borularla ilgili sözleşme kapsamında verilen tüm çekleri tahsil etmiş olup, bu anlamda teslim etmediği mallara ilişkin avans olarak kendisine verilen çekleri tahsil eden davalı yönünden sebepsiz zenginleşme olgusu gerçekleştiğini, hangi çekin hangi sözleşmeye istinaden bağlantı olarak verildiği, hangi sözleşmeye konu mal karşılığı ortalama hangi vadeli çeklerin teslim edildiği sözleşmeler ile sabit olduğunu, davalının bu eyleminin herşeyden önce sözleşmeye, ticari ahlaka ve hukuka aykırı olduğunu, zira sözleşme gereği edim yükümlülüğünü ifa etmeyen davalı herşeyden önce ilgili sözleşme kapsamında aldıklarını iade ile yükümlü olduğunu, bu anlamda davalı ya Bursa 19. Noterliğinin 02/11/2018 tarih, 14919 yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, işbu ihtarname ile tebliğ şerhi ile sabit olduğu üzere 08/11/2018 tarihinde davalı tarafından tebliğ alınmış ise de ihtarname gereği bugüne kadar ifa edilmediğinden ve asılsız iddialarla cevap verildiğinden işbu davanın açıldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin davalı tarafça süresinde ifa edilmemesinden ve eksik ifa edilmesinden kaynaklanan zararının 13/04/2018 tarihli Radyatör Grubu Bağlantı Sözleşmesi Kapsamında davalıya teslim edilen ve bedelsiz kaldığı için müvekkiline iade edilen 3.396.225,00 TL'lik avans çeklerinin ortalama 30/01/2019 vadeli olması gerekirken ortalam 1/03/2019 vadeli olmasından kaynaklanan zararının 13/04/2018 tarihli Altyapı Boru Grubu Bağlantı Sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen ve bedelsiz kaldığı için müvekkiline iade edilen 57.175,00 TL'lik avans çeklerinin ortalama 15/09/2018 vadeli olması gerekirken ortalama 19/03/2019 vadeli olmasından kaynaklanan zararının 13/04/2018 tarihli Altyapı Boru Grubu Bağlantı Sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen çeklerden ortalama vadesi 15/09/2018 olan 29.480,53 TL'lik çekin iade edilmemesinden kaynaklı zararının tazmini kapsamında şimdilik 30.000 TL maddi tazminatın sözleşmenin feshi tarihi olan 31/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı yan ile müvekkili şirketin hukuki ilişkisinde yazılı yetki sözleşmesi bulunduğunu, ihtilaf halinde İstanbul Büyükçekmece Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, buna göre huzurdaki davanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, radyatör grubu bağlantı sözleşmesi, altyapı boru grubu bağlantı sözleşmesi, cari hesap hareketleri, çek fotokopileri, yazışmalar, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, sözleşmenin süresinde ifa edilmemesinden ve eksik ifa edilmesinden dolayı bedelsiz kalan avans çeklerin iade edilmesi ile uğranılan zararının tazmini talebine ilişkindir. Dava dilekçesinin davalıya 06/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği,
HMK.nun 127.maddesinde belirtilen ek cevap süresi içerisinde 01/03/2019 tarihinde cevap dilekçesi verdiği ve HMK.nun 117.maddesine uygun olarak yetki ilk itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." denilerek genel yetkili mahkeme ve yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddede ise "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" denilerek yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, yapılan yetki sözleşmesi, münhasır yetki sözleşmesi olacaktır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin ve icra dairelerinin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkeme ve icra dairelerinin de yetkisinin devam etmesini istiyor ise, diğer bir anlatımla, münhasır olmayan yetki sözleşmesi yapmak istiyorlarsa, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir.
Bu yetki kuralları kesin olmadığından,
HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı"nı "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.
O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, taraflar arasında düzenlenen 13/04/2018 tarihli Radyatör Grubu Bağlantı Sözleşmesi ve 13/04/2018 tarihli Altyapı Boru Grubu Bağlantı Sözleşmesinin düzenlendiği, taraflarca düzenlenen sözleşmelerde imzaya itiraz edilmediğinden tarafları bağlayacağı sabit olup düzenlenen 13/04/2018 tarihli Altyapı Boru Grubu Bağlantı Sözleşmesinde yetki şartının düzenlediği ve tarafların tacir olması sebebiyle yetki şartının münhasır yetki olup Beylikdüzü Mahkemeleri, Bakırköy Ticaret Mahkemesinin yargı alanına dahil edilmesi sebebiyle davalı tarafın usulune uygun yetki ilk itirazında bulunduğundan yetki ilk itirazının kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davalı vekilinin yetki ilk itirazının KABULÜ ile., Mahkememizin Yetkisizliğine, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin YETKİLİ OLDUĞUNA,
2.HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın BAKIRKÖY Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3.HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın yetkili mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesince taktirine, yargılamanın yetkili mahkemede devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/05/2019 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip ....
(e-imzalıdır)