Esas No
E. 2022/3025
Karar No
K. 2023/7557
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/3025 E.  ,  2023/7557 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1084 Esas –2022/193 Karar
DAVALILAR: 1. AFC Aydınlatma Elektrik Sanayi Tic. Ltd.Şti.

2....

3.Çaynak Aydınlatma Elektrik Tur. ve İnş. San.Tic. Ltd. Şti.

vekilleri Avukat ...

DAVA TARİHİ:
HÜKÜM: Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2013/142 Esas - 2018/266 Karar

Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün önlenmesi, ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... olarak sokak lambalarının tasarımlarını yaptığını ve bu tasarımlar hakkında tasarım tescil belgesi aldığını, davalı şirketlerin müvekkili şirketin 2009/01799 nolu tasarım tescil belgesindeki 2.1 ve 10.1 tasarımlarda değişiklik yaparak Türkmenistan'daki projelerde anlaştıkları firmalara ürün teslim ettiklerini, bu ürünlerin kullanım hakkının müvekkili şirkete ait olduğunu ve herhangi bir kişiye veya kuruma lisans ve/veya kullanım hakkı tanınmamış olduğunu, davalı şirketlerin ve anlaşma yaptıkları üretimi yapan diğer şirketin müvekkilinin tasarım hakkını gasp ettiklerini, davalı şirketlerin aynı aileye ait olduğunu, aynı adreste faaliyet gösterdiklerini ve grift durumda şirketler olduklarını, bu nedenle müvekkili şirkete ait tasarımların üretimini hangi firma üzerinden yaptıklarını tespit edemediklerinden tüm firmaların davalı olarak bildirildiğini, bu sebeplerle müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzün önlenmesine, şimdilik 25.000,00 TL maddi tazminat ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.05.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 100.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde ; ikame edilen davada hangi davalının hangi tasarımı hangi şekilde ihlal ettiğinin belirtilmediğini ve herhangi bir delil sunulmadığını, uyuşmazlık konusu olan ürünün aydınlatma armatürlerinin benzer boyut ve bileşenlerle oluşturulabildiğini ve anonim karakterler taşıdığını, bu tasarımlara detayda süsleme unsurları katarak ayırt edici niteliğin kazandırıldığını, tasarımdaki özgünlüklerin ... farklılıklara bağlı olacağını, aydınlatma armatürlerinin tasarımcılara seçenek özgürlüğü sunmadığını, tasarımcının ürüne katabileceği yenilikler bakımından hoşgörülü olunması gerektiğini, bir alandaki tasarım etkinliğinin yoğunluğunun yenilik yönünden sınırlama getireceğini, aydınlatma armatürlerinin tasarım etkinliğinin yoğun olduğu bir ... olduğunu, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı üçüncü şahsın dosyaya dilekçe ibrazı ile ürünlerin kendilerine ait tasarım tescil belgesinin bulunduğu ve davalı tarafça lisans sözleşmesi ile üretildiğine yönelik beyanda bulunmasının hukuki sonuç doğurmayacağı, üçüncü şahsın dilekçesinden sonra davalı tarafın, cevap dilekçelerinde ve ön inceleme aşamasına kadar ileri sürmediği tahkikat aşamasında ileri sürdüğü "davaya konu ürünleri lisans sözleşmesi kapsamında ürettiklerine" dair savunmasının da, davacı vekilinin açıkça muvaffakatının bulunmadığına dair beyanı gözönüne alındığında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 141 ... maddesinin birinci ve ikinci fıkraları karşısında dikkate alınamayacağı, davacıya ait 2009/01799 sayılı çoklu tescilin 2 ve 10 numaralı tasarımları ile davalıya ait fiilen kullanılan tasarımın bilgili kullanıcı gözünde ... ayrıntı farklarını aşmayacak derecede benzer olduğu, davalı şirket internet sitesi kayıtları, katalog ve şirket kayıtlarından davalılar AFC Aydınlatma ve Çaynak Aydınlatma şirketinin iç içe geçtiği, tasarıma tecavüz fiilinden davalı şirketler ile yetkilisi ...'ın birlikte sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, davalı ürününün dava tarihinde yürürlükte olan 554 sayılı Endüstriyel Tasarımın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 48 ... maddesi gereğince tasarımların iltibas yaratacak kadar benzer olarak algılandıkları, davalının davacının tasarım tesciline tecavüz ettiği gerekçesiyle tecavüzün önlenmesine, davacı tasarımlarına tecavüz teşkil eden ürünlerin ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan araçların davacının talep ettiği üzere şekillerinin değiştirilmesine ve kalıpların imhasına , davalı şirketlerin ticari defterleri ile dava dışı şirketlere yazılan müzekkere cevapları ekinde gönderilen fatura ve belgelerde ürün görselleri bulunmadığından hangi faturaların davaya konu ürünlere ait olduğu tespit edilememekle birlikte, davalı şirkettlerin muhasip raporunda tespiti yapılan kazanç miktarları gözönüne alınarak, 2009 - 2013 dava tarihi arasında elde edebileceği kazancın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince ıslah ile arttırılan miktar olan 100.000,00 TL olarak takdirinin hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılarak, 100.000,00 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın 04.06.2013 dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketlerden ve davalı şirket yetkilisi ...'... 1/3 oranına tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1.İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda her ne kadar fatura ve belgelerde ürün görselleri bulunmadığı, hangi faturaların davaya konu ürünlere ait olduğunun tespit edilemediği belirtilmişse de, gerekçeli kararın devamında görüldüğü üzere Mahkeme tarafından sanki faturalardaki ürünlerin tamamı dava konusu ürünmüş gibi işbu 11.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaba göre karar verildiğini, gerekçeli kararda yer verilen "muhasip raporunda tespiti yapılan kazanç miktarı göz önünde bulundurulduğunda" ifadesi ile hatalı olarak, müvekkillerinin sözde 114.549,81 TL'lik kar ettiğine ilişkin yapılan hesabın dikkate alındığını ve hukukun ... ilkelerine aykırı olarak davalının 100.000,00 TL'lik maddi tazminat talebinin hakkaniyete uygun olduğu iddiası ile davanın kabulüne karar verildiğini, bu süreç içerisinde gerekçeli karar incelendiğinde de görüleceği üzere zamanaşımı, husumet gibi itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, bunun yanında kendilerince sunulan delillerin de ya hiç değerlendirilmediğini ya da hukuka aykırı gerekçelerle değerlendirilemez olarak nitelendirildiğini,

2.İlk Derece Mahkemesi tarafından faturalardaki ürünlerin dava konusu ürün olup olmadığının tespit edilemediğinin açıkça karar altına alındığını, bu durumda faturalarda yapılan inceleme sonucunda bir tane dahi dava konusu ürünün satışı yapıldığı tespit edilememişken hakkaniyete uygun tazminata hükmedilmesinin açıkça hatalı olduğunu,

3.6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca ispat yükü üzerinde olan davacının faturalardaki ürünlerin dava konusu ürün olduğu ve bu ürünlerin satışının yapıldığına ilişkin ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, hukukun ... ilkeleri gereği dava konusu ürün olduğu hiçbir şekilde ortaya konamayan faturalardaki ürünlerin, dava konusu ürün olmadığını kendilerinin ispat etmesinin beklenemeyeceğini, buna rağmen taraflarınca dosyaya faturalardaki ürünlerin yer aldığı katalog, faturalara ilişkin teklif formları ve sözleşmeler gibi birçok unsur sunularak faturalardaki ürünlerin dava konusu ürün olmadığı açıkça ortaya konduğunu, buna rağmen işbu hususların hiçbirinin değerlendirilmediğini, gerekli araştırma yapılmaksızın, üstelik ilgili ürünlerin dava konusu olduğunun tespit edilemediği de belirtilerek bu ürünlerin kâr hesabına hatalı olarak dâhil edildiğini,

4.6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hakkaniyete uygun tazminat kurumuna başvurulabilmesi için öncelikle dava konusu ürünün satışının tespit edilmesi gerektiğini, zira ürün satışı olmaksızın davacının herhangi bir zararından bahsedilemeyeceğini, nitekim bilirkişi raporlarıyla da ortaya konduğu üzere, kendilerince ilgili ürünün satışının hiçbir şekilde yapılmamış olup Optoled A.Ş.’nin tescilli tasarımlı ürününden lisans sözleşmesi kapsamında sadece ve sadece teşhir amaçlı olarak bir tane üretildiğini ve müvekkili şirket fabrikası önünde sergilendiğini,

5.6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat yoluna ancak ve ancak uğranılan zararın miktarının tespit edilememesi halinde başvurulabileceğini, kendilerince dosyaya sunulan deliller değerlendirilerek ve faturalardaki ürünlerin görsellerini göndermeyen şirketlere, talep edilen evrakların gönderilmemesi halinde hukuki yaptırımda bulunulacağına ilişkin müzekkere yazılarak ilgili ürünlerin dava konusu olup olmadığının tespit edilebileceğini,

6.Müvekkilinin teşhir amaçlı ürettiği ürünün, dava dışı Optoled’in tasarımı ile aynı olduğuna dair rapor mevcutken, davacının ürünü ile ise sadece yapısal olarak benzer özellikler taşımakta olup hatta öyle ki, davacı tarafından yaptırılan delil tespiti ile ilgili ürünlerin tasarımdan ... hakları ihlal etmediğinin ortaya konduğunu, bu durumda ilgili ürünün tescilli bir tasarımın lisans sözleşmesi kapsamında olup iki tescilli tasarım arasında birisinin hükümsüzlüğü sağlanmaksızın tasarım hakkına tecavüz davasının görülemeyeceğini,

7.Davada, davalı ... yönünden husumet bulunmamasına karşın İlk Derece Mahkemesi tarafından buna ilişkin itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda da itirazları hakkında herhangi bir açıklama yapma gereği duyulmadığını, müvekkili ... yönünden husumet bulunmaması nedeniyle ilgili davanın reddine karar verilmesi gerekmekteyken davanın kabulüne ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,

8.Davacının ıslah dilekçesine karşı beyanlarında, kesinlikle bir tecavüzün varlığının ve davacı tarafından iddia edilen faturalardaki ürünlerin dava konusu ürünün satışına ait oldukları iddiasının kabulü anlamına gelmemekle birlikte, zamanaşımı itirazında bulunulmuş olmasına karşın işbu itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı Optoled Elektrik ve Elektronik Enerji Sistemleri İnş. San, Tic. Ltd. Şti. ile davalılardan AFC Aydınlatma Elektrik San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki lisans sözleşmesi bulunduğu, ... Aydınlatma San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait 2009/01799 tescil numaralı çoklu tasarım tescil belgesindeki (2) no'lu tasarımı ile, Optoled Elektrik ve Elektronik Aydınlatma AŞ'ye ait 2011/07861 tescil numaralı çoklu tasarım tescil belgesindeki (4) no'lu sokak lambası tasarımının bilgilenmiş kullanıcı gözünde benzer olarak algılanacakları, fakat dava konusu ürünlerin Optoled Elektrik ve Elektronik Aydınlatma AŞ'ye ait 2011/07861 tescil numaralı çoklu tasarım tescil belgesindeki (4) no'lu sokak lambası tasarımı olduğu, bu sebeple tescili bir tasarım ürünü olması nedeniyle herhangi bir tecavüzden bahsedilemeyeceği, kaldı ki davalı tarafından yapılan satışların davacının tasarımından üretilen ürünler olup olmadığının, yapılan defter ve fatura incelemelerinden anlaşılamadığı, bu sebeple de davacının uğramış olduğu bir zararın kanıtlanamadığı, her ne kadar Mahkemece, davalının dava konusu ürünün dava dışı OPTOLED firmasının tescilli ürünü olduğu ve aralarında lisans sözleşmesi bulunduğu savunması, savunmayı genişletme yasağı kapsamında değerlendirilmişse de, söz konusu lisans sözleşmesinin bir delil ve ürünün OPTOLED adına tescilli olmasının bir vakıa olduğu, davalının bu delili sunduğu tarih itibarıyle 6100 sayılı Kanun'un 145 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince sunulan bu delilin davayı geciktirme amacı taşımadığının kabulü gerektiği, bu sebeple dava dışı OPTOLED firmasının tescilli ürünü hakkında hükümsüzlük kararı alınmadıkça, davalılar tarafından dava konusu ürünlerin üretiminin davacının tasarımına tecavüz sayılamayacağı, bu sebeplerle Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu davanın reddi yerine davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş bu dava devam ederken davacı tarafından dava dışı Optoled şirketi aleyhine 2011/07861 tescil numaralı çoklu tasarımın hükümsüzlüğü talebiyle açılan davada iş bu dava konusu (4) nolu tasarımın iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın sonuçlarının geçmişe etkili olduğu, ancak bu geriye dönük etkinin uğranılan zarar tazmini talebine uygulanamayacağını, dosya kapsamında davalılar ile dava dışı Optoled şirketi arasında organik bağ bulunduğundan Optoled'in tasarım tescilinin de kötü niyetli olduğu, davalılar ile Optoled şirket merkezi, iştigal alanı, ortakları ve yetkililerinin aynı olduğunu, davacı şirket ile davalılar arasında yıllardır süregelen davalar bulunduğu gözetildiğinde Optoled'in tescilinin iyi niyetli olduğunun düşünülemeyeceğini, davalılar vekilinin 09.04.2014 tarihli dilekçesi ile dava konusu tasarımların davalı ... şirketi tarafından üretildiğinin ikrar edildiğini, www.afclighting.com adlı sitenin dava tarihi itibariyle davalılara ait olduğunun tespit edildiğini, dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarında davalıların davacı tasarımına tecavüz ettiğinin tespit edildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince zararın ispat edilemediği gerekçesinin yerinde olmadığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, ref'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 554 sayılı KHK'nın 48 ... maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6098 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun) 141 ... maddesinin birinci ve ikinci fıkraları karşısında dikkate alınamayacağı, davacıya ait 2009/01799 sayılı çoklu tescilin 2 ve 10 numaralı tasarımları ile davalıya ait fiilen kullanılan tasarımın bilgili kullanıcı gözünde ... ayrıntı farklarını aşmayacak derecede benzer olduğu, davalı şirket internet sitesi kayıtları, katalog ve şirket kayıtlarından davalılar AFC Aydınlatma ve Çaynak Aydınlatma şirketinin iç içe geçtiği, tasarıma tecavüz fiilinden davalı şirketler ile yetkilisi ...'ın birlikte sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, davalı ürününün dava tarihinde yürürlükte olan 554 sayılı Endüstriyel Tasarımın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 48 ... maddesi gereğince tasarımların iltibas yaratacak kadar benzer olarak algılandıkları, davalının davacının tasarım tesciline tecavüz ettiği gerekçesiyle tecavüzün önlenmesine, davacı tasarımlarına tecavüz teşkil eden ürünlerin ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan araçların davacının talep ettiği üzere şekillerinin değiştirilmesine ve kalıpların imhasına , davalı şirketlerin ticari defterleri ile dava dışı şirketlere yazılan müzekkere cevapları ekinde gönderilen fatura ve belgelerde ürün görselleri bulunmadığından hangi faturaların davaya konu ürünlere ait olduğu tespit edilememekle birlikte, davalı şirkettlerin muhasip raporunda tespiti yapılan kazanç miktarları gözönüne alınarak, 2009 - 2013 dava tarihi arasında elde edebileceği kazancın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.