5. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın aynı ismi taşıdığı, tapuda dedesi adına kayıtlı taşınmazı satmak için olaydan bir gün önce Tapu Sicil Müdürlüğü'ne alıcıyla beraber başvurduğu, tapu memuru ...'ın, kök kayıtlarından sanığın taşınmazın maliki olmadığını anladığı, işlemlerin yapılması için ertesi güne randevu verdiği ve Cumhuriyet Savcılığına başvurarak daire içinde gerekli tertibatın alınmasını sağladığı, olay günü sanığın alıcı ve aracıyla Tapu Dairesine geldiği, bankaya harç yatırdığına ilişkin makbuzların arasına 50. TL. bırakarak ...'a verdiği ve Tapu Müdürünün odasında sözleşmeyi imzalarken polis memurlarınca yakalandığı, bu itibarla sanığın önceden görevinin gereklerine aykırı olarak bir iş yapması veya yapmaması için para verme teklifinde bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde rüşvet vermeye teşebbüs suçundan hükümlülük kararı verilmesi, Kabule göre de; Sanık hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık iddialarıyla Tapu Dairesi'nce, C.Savcılığı'na başvurulduğu anlaşılmakla bunlarla ilgili soruşturma olup olmadığı ve varsa sonucunun araştırılıp tespit edilmemesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap