11. Hukuk Dairesi 2009/9363 E. , 2011/2004 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2009 tarih ve 2008/233-2009/130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan internet yoluyla 13.11.2006 tarihinde 4.900,00 YTL’nin ve 14.11.2006 tarihinde 4.980,00 YTL’nin tanımadığı üçüncü kişilerin hesabına aktarıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 YTL’nin, ıslahla birlikte 9.880,00 YTL’nin 14.11.2006 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrenin özenle saklanması yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu nedenle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının parasının bilgisi ve onayı dışında havale yoluyla aktarıldığı, davalı bankanın müşteri ile yaptığı sözleşmede konulan müşterinin bilgisayar şifresini koruması gerektiği yolundaki hükmün bankayı sorumluluktan kurtarmayacağı, davalı bankanın muhafazasına terkedilmiş parayı TKK’nun 20/2 maddesi uyarınca tacir sıfatıyla koruma görevi bulunduğu, davalı bankanın objektif özen borcunu yerine getirmediği ve bu nedenle kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.880,00 TL’nin 14.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.