11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/8351 E. , 2011/1297 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davadan dolayı Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/04/2009 gün ve 2009/101-2009/445 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... isimli kişiye kredi kartı alırken kefil olduğunu, bu şahıs ile menfaat ilişkisinin olmadığını, müvekkili aleyhine davalı tarafından icra takibi yapıldığında garantör sıfatıyla imza attığını öğrendiğini, müvekkilinin amacının kefil olarak imza atmak olduğunu, ayrıca 300 TL limitli kredi kartına kefil olduğunu, buna rağmen toplam 1.419 TL için maaşına haciz konulduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borcunun 300 TL. limit ve öğrenme tarihi olan 25.11.2008 tarihinden itibaren 100 TL olmak üzere toplam 400 TL olarak tespitine, müvekkili tarafından fazladan ödenen 1.019 TL.'nin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının garantör sıfatıyla imza attığını, hesap özetlerine itiraz edilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, bu konuda çıkan ihtilaflarda görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Malatya Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
HUMK’un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.00 TL.yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2009 tarihi itibariyle 1.400,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda, mahkemece 03.04.2009 tarihinde görevsizlik kararı verilerek dosyanın Malatya Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmiş olup, dava değeri toplamda 1.019,00 TL'dir. Söz konusu miktar hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.