11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/14900 E. , 2014/4114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/07/2012
NUMARASI : 2011/197-2012/389
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/07/2012 tarih ve 2011/197-2012/389 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/02/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. F.. A.. ile davalı vekili Av. N.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği müvekkilinin davalıya ait fabrika binasının inşası nedeniyle davalıya kontrolörlük hizmeti verdiğini, ayrıca sözleşmede yer almadığı halde inşaatın kesin hesap raporlarının müvekkili tarafından hazırlandığını, bununla birlikte kesin kabul komisyonunda davalı adına bir mühendis görevlendirildiğini, bu kişiye ait iaşe ve konaklama giderlerinin davalı tarafından karşılanmadığını ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak eksik ödenen kontrolörlük hizmet bedeli olarak 29.500,00 TL’nin ve kesin hesap raporu hazırlama bedeli olarak 58.080,00 TL’nin ve görevlendirilen mühendis için yapılan harcamalar nedeniyle 1.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre kesin hesap raporu hazırladığını, sözleşme dışı bir iş olmadığını, davacının tüm hizmet bedellerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin uzaması nedeniyle davacının kontrolörlük hizmet alacağının bulunmadığı, davalının ödemelerinin eksiksiz olduğu, ancak davacının taraflar arasında düzenlenen sözleşmede yer almadığı halde davalıya kesin hesap raporu hazırladığı, her ne kadar dava dilekçesinde davacı bu hizmete karşılık 58.080,00 TL talep etmiş ise de, davadan önce davacıya gönderdiği ihtarda bu hizmet için 30.000,00 TL talep ettiği, bu talebi ile davacının bağlı olduğu, mühendis görevlendirme işinin ise sözleşmede yer aldığından buna ilişkin ek ücret talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı istemlerinden birincisi, taraflar arasında yapılan inşaat kontrolörlük hizmet sözleşmesine göre ücretin eksik ödendiği iddiasına ilişkin olup, mahkemece davalı tarafından eksik ödemenin mevcut olmadığı kabul edilerek bu istem yönünden yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı tarafından davalıya ait fabrika inşaatına ilişkin olarak 01.10.2008-18.08.2009 tarihleri arasında kontrolörlük hizmetinin verildiği ve sözleşmeye göre aylık ücretin KDV dahil 4.915,88 TL olduğu, davalı tarafından davacıya toplam 49.158,80 TL ödeme yapıldığı sabittir. Ancak, her ne kadar mahkemece, davacının vermiş olduğu hizmet nedeniyle alacağının davalı tarafından ödendiği kabul edilmiş ise de, yapılan ödeme 10 aylık hizmet bedeli olup, davacı tarafından verilen 18 günlük hizmet bedelinin ödendiği ispat edilememiştir. Bu itibarla, anılan süre yönünden davacı alacağına hükmedilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3.Davacı tarafın alacak istemlerinden bir diğeri de, davalı için hazırlanmış olan kesin hesap raporu ücretine ilişkin olup, mahkemece bu kalem istem yönünden davacı tarafından davalıya gönderilen 19.10.2010 tarihli ihtarda talep edilen bedele hükmedilmiş ise de, anılan ihtara davalı tarafından olumlu cevap verilmemesi nedeniyle davacının bu ihtarda belirtmiş olduğu miktar ile bağlı olduğunun kabulü doğru değildir. Bu itibarla mahkemece, davacının hazırlamış olduğu kesin hesap raporuna ilişkin olarak bilirkişi raporunda belirlenen rayiç bedele hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.