6. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi ve esastan reddi ile hükmün onanması 1.Sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesinde düzenlenen, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' şeklindeki düzenlemede gözetilerek sanığın temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep göstermediğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2.İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/23941 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında; nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi gereğince cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır. B.Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/496 Esas, 2018/399 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 168 inci maddesinin ikinci üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin 04.03.2020 tarihli ve 2019/70 Esas, 2020/432 Karar sayılı kararıyla; sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasın uyarınca hüküm kaldırılarak, sanık hakkında nitelikle yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanığın Temyiz Sebepleri Temyiz hakkını kullanarak cezasının bozulması gerektiğine, B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri 1.Sanığın söz konusu parayı aldığına ilişkin dosyada kesin, her türlü şüpheden uzak bir delil bulunmadığına, 2.5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin (a) bendinin uygulanmaması gerektiğine, 3.Alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine, 4.Beraatine karar verilmesi gerektiğine, 5.Lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanığın babasının evine gelerek para istediği, babasının harçlık vermek istememesi üzerine aralarında tartıştıkları, sanığın satırla katılanın üzerine yürüyerek yaraladığı, katılanın üzerinde bulunan yeleğin içerisindeki 2.500,00 TL parayı zorla alarak olay yerinden uzaklaştığı kabul edilmiştir. 2. Sanığın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunun tespit edildiği, 15.09.2018 tarihli rapor dava dosyasında mevcuttur. 3. Suçta kullanılan satırın olay yerinin giriş kısmında bulunarak muhafaza altına alındığının tespit edildiği 16.09.2018 tarihli rızaen muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır. 4. Sanık yakalanarak yapılan üst aramasında herhangi bir suç aletine rastlanılmadığı, üzerinde 2.406,00 TL para çıktığı parayı rızayla şahsıma teslim ettiğinin tespit edildiği 15.09.2018 tarihli üst arama tutanağı dava dosyasında mevcuttur. 5. Olayın geçtiği evin bahçe etrafının tamamının duvarlarla çevrili ve tamamen kapalı olduğunun tespit edildiği 16.12.2019 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, olay katılanın evinin duvarla çevrili bahçesinde bulunan eve bitişik ahırda geçtiğinden 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin (a) bendinin yanında (d) bendinin de uygulandığı ve soruşturma aşamasındaki kısmi iadeye rıza nedeniyle 1/3 oranında indirim yerine 1/2 oranında indirim uygulayarak yeni hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Kesin, Her Türlü Şüpheden Uzak Bir Delil Bulunmadığı Ve Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebine İlişkin Yapılan İncelemede, Sanık savunması, katılanın aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanı ve Olay ve Olgular bölümünün (A) paragrafının 3 ve 4 numaralı bentlerinde bilgilerine yer verilen tutanaklar, 2 numaralı bendinde belirtilen rapor, 5 numaralı bendinde bilgilerine yer verilen bilirkişi raporu toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz sebeplerine yönelik aykırılık bulunmamıştır. 2.5237 Sayılı Kanun'un 149 Uncu Maddesinin (a) Bendinin Uygulanmaması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebine İlişkin Yapılan İncelemede, Sanığın satırla babasından zorla para aldığının kabul edilen olayda, eylemin silahtan sayılan satır ile işlendiği anlaşılmakla, uygulanan madde bendinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Alt Sınırdan Hüküm Kurulması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebine İlişkin Yapılan İncelemede, Sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinde yer alan nitelikli hallere aynı anda vücut verdiği, mahkemenin hüküm kurulurken alt sınırdan ayrılma gerekçesi olarak gösterdiği " suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın kastının yoğunluğu, iki nitelikli halin birlikte gerçekleşmiş olması " gerekçesi yerinde görülmekle, sanık müdafiinin temyiz sebebine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4.Lehine Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebine İlişkin Yapılan İncelemede, Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 5 yıl hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5.Sanığın kolluk güçleri tarafından yakalandığı ve sanığın üzerinde mağdurdan aldığı paranın bir kısmının bulunduğu, sanığın rızayla teslim ettiğinin belirtildiği, bu aşamadan sonra katılanın diğer zararlarının giderilmiş olması 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca kısmi iade oluşturacağı, mağdurun aynı celsede giderilmek istenen zararı talep etmediği, kısmi iadeye muvafakat ettiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1/3 indirim yapılması gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1/2 indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. V. KARAR 1.Sanığın Temyiz Talebi Yönünden, Ön inceleme bölümünde (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Sanık Müdafinin Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.03.2020 tarihli ve 2019/70 Esas, 2020/432 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK'nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.01.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın