Esas No
E. 2009/11027
Karar No
K. 2011/1729
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2009/11027 E.  ,  2011/1729 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Uşak 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.04.2009 tarih ve 2007/66 - 2009/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı banka tarafından kredi kartı borcu nedeniyle girişilen icra takibi sonucunda, mal beyanında bulunmamak suçu nedeniyle müvekkili aleyhine hapis cezası verildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı bankaya müracaat edilerek 1.590 TL olan toplam borcun 300 TL'nın yatırıldığını, daha sonra yeğeni ...'a durumu anlatıp memleketi Uşak'a dönen müvekkilinin hakkında yakalama kararı çıkması üzerine 03.02.2003 tarihinde cezasını çekmek için Cumhuriyet Savcılığı'na müracaat ettiğini, 08.02.2003 tarihinde hapisten çıktığını, borcun kalanını ödemek için davalı bankaya müracaat ettiğinde bu kez tüm borcun 29.01.2003 tarihinde yeğeni ... tarafından ödenmiş olduğunu öğrendiğini, borcun ödenmesine rağmen müvekkilinin hapis cezası çekmesine neden olan davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek, 15.000 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın haksız fiilden kaynaklandığını, bu nedenle husumetin davacının yeğenine veya icra takibini vekaleten yürüten avukatlara yöneltilmesinin gerektiğini, davacının da zararın oluşumunda ağır kusurunun olduğunu, müvekkilinin ödeme yapıldı bilgisini 30.01.2003 tarihinde avukatına bildirerek üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkili ile avukatları arasında hizmet değil vekalet ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle vekilin haksız fiilinden müvekkilinin sorumlu olmayacağını, talebin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ile avukatları arasında yapılan sözleşmenin Avukatlık Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılmış sözleşme olmadığı, sözleşmede herhangi bir ücretin kararlaştırılmadığı, serbest avukatlık sözleşmesi olmayıp bağımlılık ilişkisi taşıdığı, davalı banka ödeme bilgisini avukatlarına bildirdiğini savunmuş ise de, bunun doğru olmadığının Uşak Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/144 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada ortaya çıktığı, davalı bankanın olay nedeni ile doğrudan sorumlu olduğu, davacının borç ödendiği halde haksız yere cezaevinde yattığı ve 03.02.2003-08.02.2003 tarihinde hürriyetinden yoksun kaldığı, bu nedenle manevi tazminata hak kazandığı, tarafların mali ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü gözetilerek manevi tazminat miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.000 TL'nın olay tarihi olan 03.02.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 356,40 TL'nın temyiz eden davalıdan alınmasına, 15.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.