5. Ceza Dairesi

Ruh sağlığını bozacak ve müteselsil biçimde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, Isparta Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.04.2010 gün ve 2009/172 Esas, 2010/98 Karar sayılı hükmün ceza miktarlarına nazaran re'sen temyize tabi olması ve sanık müdafii tarafından da duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 07.07.2010 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 24.11.2010 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Hayrettin Altıntaş hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan çağrı kağıdına rağmen sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı. Dairemizin 29.11.2010 gün ve 2010/7074 Esas, 2010/8792 Karar sayılı tevdii kararında belirtilen noksanlıkların giderilmiş olduğu görülmekle, bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen ruh sağlığını bozacak biçimde çocuğun müteselsilen nitelikli cinsel istismarı suçuna uyan 5237 sayılı TCK.nun 103/2 ve 103/4. maddeleri uyarınca verilen ceza 15 yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın 49/1 ve 103/6. maddeler gereğince yirmi yıla kadar artırılmasının olanaklı bulunduğu ve 61/5. maddeye göre de 43. maddenin 103/6. maddeden sonra uygulanması gerektiği nazara alınarak, ruh sağlığının bozulduğu konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan görüş alındıktan sonra hakkaniyet gereği ve anılan maddeye işlerlik kazandırılabilmesi için cezada bir miktar daha artırım yapılması gerektiği gözetilmeden 103/6. maddenin uygulama dışı bırakılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan re’sen ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap