4. Hukuk Dairesi 2022/4419 E. , 2023/9316 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.03.2020 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %8 oranında malul kaldığını, 180 gün geçici iş göremezliği ve 45 gün bakıcı ihtiyacı doğduğunu, kaza tespit tutanağında karşı aracın asli kusurlu bulunduğunu, davalıya yapılan başvuru üzerine 10.12.2020 tarihinde yapılan 21.535,14 TL tutarındaki ödemenin eksik olduğunu, bakiye tazminat için yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında 4.900,00 TL sürekli ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 50,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 21.10.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini toplam 94.536,10 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yapılan ödemenin eksik olmadığını, ödeme yapılırken müterafik kusur indirimi yapıldığını, hesaplamanın genel şartlar uyarınca yapılması gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri taleplerinden davalının sorumlu olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, davacı ehliyetsiz olup müterafik kusur indirimi gerektiğini, ayrıca emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun hükme esas alındığı, davacının ehliyetsiz olmasının kazanın meydana gelişinde kusur olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapıladığı, hesap raporunun benimsendiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 94.536,10 TL maddi tazminatın 10.12.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan sağlık raporuna itiraz ettiklerini, maluliyet oranının fahiş olduğunu, yeni bir rapor alınması gerektiğini, progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinden davalının sorumluluğu olmadığını, kazada müterafik kusur durumunun olup olmadığı hususunun araştırılmasını, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından davacıya %4 maluliyet ve %75 kusur oranı nazara alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplanan 21.535,14 TL'nin 10.12.2020 tarihinde ödendiği, karara dayanak maluliyet raporunun kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuata uygun olduğu, hesap yönteminde hata bulunmadığı, davalının itirazında hangi konuda müterafik kusur olduğunu belirtmediği, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının kaza tespit tutanağında tespit edilemediği yönünde işaretli olup davacının ehliyetsiz olmasının doğrudan müterafik kusur olarak kabul edilemeyeceği, davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca hesaplanan vekalet ücretinin tamamının takdir edilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebeplerle ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 11.03.2020 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 ... Sigortacılık Kanunu'nun (5684 ... Kanun) 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 11.03.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik'in ekinde yer alan "Engel Oranları Cetveli"nin "alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları" başlıklı 3 üncü maddesinde, "....engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği 26.10.2020 tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli'ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.5684 ... Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.