DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1750 E. , 2023/1302 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2011 ila 2013 yıllarına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu hakkında düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca kayıt dışı hasılat elde ettiğinden bahisle dönem beyanlarının da düzeltilmesi sonucu re'sen tarh edilen 2012 yılının Aralık dönemine ait katma değer vergisi ile aynı dönem için haksız olarak iade edildiği anlaşılan katma değer vergisinin geri alınması amacıyla re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve vergilerin bir katı tutarında kesilen ve tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Davacı şirketin hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında İstanbul Ticaret Odası verileri baz alınarak işletmeye giren kumaş miktarı ile beyan edilen üretim miktarının kıyaslandığı, eldeki kumaş miktarı ile üretilebilecek ürün miktarı belirlenerek beyan edilmeyen üretim miktarının kayıt dışı satıldığının kabul edildiği ve olması gereken toplam satış bedelleri üzerinden matrah belirlemek suretiyle dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşılmaktadır.
Re'sen vergi tarhına ilişkin kanuni düzenlemelerin uygulanması, idareye verilen yetki ve görevin eksiksiz yerine getirilerek tüm defter ve belgeler ile diğer fiili durumların tam ve sağlıklı bir şekilde tespit edilmesi koşuluna bağlıdır. Tam ve sağlıklı bir tespitin yapılmamış olması halinde tahmine ve kanaate dayalı hesaplama yapılarak re'sen vergi tarh edilmesi hukuken mümkün değildir. Tespitlerin karineye dayanmadan kesin ve açık olarak ortaya konulması gerekmektedir. Mevcut olayda, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarındaki tespitler kayıt dışı satışı açık ve kesin bir şekilde ortaya koyamamaktadır. Bu nedenle, davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle davanın kabulüne karar vermiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 02/12/2021 tarih ve E:2017/3300, K:2021/7839 sayılı kararı:
Battalgazi Vergi Dairesi mükellefi davacı şirket hakkında 2011, 2012 ve 2013 yılları için Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Eskişehir Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı iş emirleri ile davacı şirketin hesap ve işlemlerinin tam incelenmesi istenmiştir.
Davacının defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve randıman çalışmasına göre, üretime sevk ettiği kumaş miktarları ve üretilen mamul miktarı, İstanbul Ticaret Odası verilerine göre her bir mamul itibarıyla ortalama kumaş miktarı olarak karşılaştırıldığında, üretime sevk edilen kumaş miktarından üretilen mamul miktarının eksik beyan edildiği tespit edilmiştir.
Defter kayıtlarına göre, üretilen mamullere ticaret odası verileri dikkate alınarak mamul itibarıyla kullanılması gereken fire dahil kumaş miktarlarının hesaplanması için yapılan çarpımda bulunan kumaş miktarı ile şirketin mamullerin üretiminde kullanılan kumaş miktarı ve mamul sayısı çarpıldığında bulunan kumaş miktarının birbirinden farklı olduğu anlaşıldığından şirketin üretimde kullanılan kumaş ile daha az mamul ürettiği tespit edilmiştir.
Bu nedenle de, ticaret odasınca belirlenen mamul başına kullanılan kumaş miktarı dikkate alındığında, şirketin daha fazla mamul ürettiği halde üretilen mamullerin bir kısmını kayıtlarına intikal ettirmeksizin kayıt dışı olarak satışını yaptığı kabul edilerek yapılan hesaplama sonucunda bulunan matrah esas alınarak dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut dava dilekçesi ve ekleri ile savunma dilekçesi ve ekleri rapor ile belgelerin incelenmesinden, mamul başına kullanılan kumaş miktarı, dolayısıyla davacının üretimde kullandığı kumaş ile kaç adet mamul üretilebileceğinin hesaplanmasında kullanılan verilere bakıldığında İstanbul Ticaret Odasınca verilen bilgiler ile davacı şirket kapasite raporu ve Eskişehir Sanayi Odası verilerinin birbirinden farklı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından da dilekçede, randıman incelemesinin teknik bir konu olduğu belirtilmiş ve bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmiştir.
Buna göre, giyim ürünü üretiminde işletmede kullanılan ana girdi olan kumaş miktarının üretim yerleri, satış yerleri ve ürünün kumaşı bakımından niteliği, ürünün modeline bağlı olarak kullanılacak miktarın değişiklik gösterebileceği anlaşıldığından tüm üreticiler için aynı sabit değerlerin esas alınmasının hatalı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Davacı tarafından, İstanbul Ticaret Odasının belirlediği miktarlardan daha fazla miktarda kumaş kullanılmış olsa da, Eskişehir Sanayi Odası verilerinde ve kapasite raporunda belirlenen miktarlardan daha az kumaş kullandığının belirtildiği dikkate alındığında, davacının üretim tesisisinde imal ettiği mamuller için bu tesisin ve yapılan üretimlerin niteliği ve kapasite raporlarında ve aynı sektörde faaliyet gösteren diğer şirketler ile diğer ticaret odaları verileri de göz önünde bulundurularak, yapılabilecek üretimin ve dolayısıyla kayıt ve beyan dışı bırakılan bir hasılatın bulunup bulunmadığının bilirkişi incelemesi ile tespiti zorunludur.
Bu durumda, kayıt ve beyan dışı bir hasılat bulunup bulunmadığının tespiti için yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, belirtilen gerekçe ile verilen Mahkeme kararının kaldırılması isteminin reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, yeniden yapılacak incelemede verilecek karara göre, tekerrür hükümleri bakımından da değerlendirme yapılacağı tabiidir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. Yargısal yetki alanının yeniden belirlenmesi nedeniyle dosyanın gönderildiği … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında yer alan tespitler uyarınca yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2.… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.