Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/1404
Karar No
K. 2023/1093
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1404 E.  ,  2023/1093 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/1404
Karar No: 2023/1093
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Odası
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2020/2741, K:2021/11632 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 30/07/2019 tarih ve 30847 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik"in 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının "Çevre Görevlisi Aday Eğitimi"ne ilişkin 14/02/2020 tarihli ilanının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2020/2741, K:2021/11632 sayılı kararıyla; Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden;

Çevre konusunun disiplinlerarası bir konu olduğu ve çevre denetim firmalarının birden çok ve farklı sektörlere hizmet verdiği, bu yönüyle çevre yönetimi hizmetinin, sadece çevre mühendisleri tarafından değil, Yönetmelikte sayılan meslek grubuna mensup çevre görevlileri tarafından da yürütülmesi gereken bir faaliyet alanı olduğu dikkate alındığında, maddede sayılan bölümlerden mezun olanlara temel çevre bilimleri ve çevre mevzuatı konularında Bakanlıkça yapılacak/yaptırılacak eğitime katılarak, sınavda başarılı olmaları halinde çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesi verilmesine imkan sağlayan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, Diğer dava konusu edilen 14/02/2020 tarihli işlem açısından; Çevre Kanununun Ek 2. maddesinde konuyla ilgili usûl ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğinin düzenlenmesi karşısında, Bakanlığın eğitim verme ve sınav yapma yetkisinin bulunduğu,

Bakanlık tarafından, çevre mühendisliği eğitimine denk bir eğitim verilmesi değil, denetime tâbi tesislerin faaliyetlerinin çevreye ilişkin kanun ve ikincil düzenlemelere uygunluğunu, alınan tedbirlerin etkili olarak uygulanıp uygulanmadığının değerlendirilebilmesi için gerekli olan teknik bilginin yeterliliğini sağlamaya yönelik bir eğitim verilmesinin hedeflendiği anlaşılmış olup, takdir hakkı kapsamında eğitim ve sınavın içeriğine, zamanına, yöntemine vs. hususlara ilişkin Bakanlığın usul ve esasları belirleme yetkisinin bulunduğu sonucuna varıldığından, bu çerçevede, eğitime katılacak meslek grubu, eğitimin zamanı ve yeri ile eğitim bedeli gibi hususlara yönelik tesis edilen "Çevre Görevlisi Aday Eğitimi"ne ilişkin ilanda da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, çevre mühendisliği bölümü haricinde, başka bölümlerden mezun olan kişilere "çevre görevlisi" unvanı verilmesinin kamu yararı ile bağdaşmayacağı, zira, çevre yönetimi konusunda yeterli donanıma ve eğitime sahip olmayan kişilerin çevre görevlisi olarak belirlenemeyeceği, kaldı ki bu şekilde bir uygulama benimsenmesinin çevre mühendisliğini itibarsızlaştıracağı gibi çevre sorunlarının her geçen gün arttığı bir süreçte, çevresel sorunların çözümü ve denetimi için oluşturulan birimlerin içinin boşaltılması ve denetim-çözüm süreçlerinin formalite olarak görülmesi sonucunu doğuracağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü :

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 20/10/2021 tarih ve E:2020/2741, K:2021/11632 sayılı kararının ONANMASINA,

…-TL harcın, istemi halinde davacıya iadesine,

4.Kesin olarak, 24/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu K2577 md.49 K30847 md.6
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog