11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/688 E. , 2010/4150 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2007 gün ve 2006/531-2007/228 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.11.2009 gün ve 2008/6704 - 2009/11452 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, “Gurme” ibareli markanın 03.12.1996 tarihinde 29. ve 30.sınıflarda tescil edildiğini, ancak davalının “Gourmeat” ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan itirazların davalı TPE tarafından reddedildiğini, verilen red kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının tescilini istediği markanın müvekkili şirket adına tescilli markaların esas unsuru olan “Gurme” ibaresi ile görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek derecede aynı bulunup, aynı zamanda müvekkiline ait markanın kapsadığı eşya sınıflarının birebir aynı olan ürünler için tescilinin istendiğini, bu durumda davalıya ait markanın müvekkili şirketin markası ile karıştırılacağını ve alıcı kitlesi tarafından müvekkili şirketle bağlantılı olduğunun düşünüleceğini, bu nedenle davalıya ait marka tescil başvurusunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, davalı Enstitü tarafından tesis olunan işlemin iptaline, davaya konu markanın tescil edilmesi halinde ise marka tescilinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait marka ile davacının markasının benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı markası “Gurme” ile davalı başvurusuna konu “Gourmeat” ibarelerinin aynı anda başvuru ve marka kapsamındaki mallarda kullanılması halinde karıştırılma ihtimalinin ilişki kurma ihtimali de dahil olmak üzere bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.