11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/8721
- Karar No
- 2010/4164
- Karar Tarihi
- 13.04.2010
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2008/8721 E. , 2010/4164 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.2008 tarih ve 2006/511-2008/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.04.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2004/00376 sayılı ısıtıcı ve pişirici aletler için elektrikli çakmak adlı ürün tasarım tescil belgesinin sahibi olduğunu, davalının mart 2006 tarihinde düzenlenen bir fuarda bu tasarıma konu ürünleri sergilediğini, mahkeme aracılığı ile yaptırılan tespit sonucunda tasarıma konu ürünün davalı tarafından internet sitesinde ve fuar standında sergilendiğinin tespit edildiğini, bu eylemin tescilli tasarıma tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, tescilli tasarıma tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasını, önlenmesini, bu şekildeki ürünlere el konulmasını ve imhasını, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının hukuki ve cezai girişimlerinin kötüniyetli olduğunu, davalıya ait tasarımın yeni olmadığını, gerek müvekkili şirket tarafından gerek piyasadaki bir çok firma tarafından bu tasarıma konu ürünün yıllardır üretildiğini, ayrıca bu tasarımın tüketici tarafından satın alma esnasında görünmediğini, görülemeyen tasarımların tescil edilemeyeceğini savunarak asıl davanın reddini savunmuş, karşı davada ise, davacıya ait 2004/00376 nolu endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, tasarım tescil belgesinde yer alan tasarım ısıtıcı ve pişirici aletlerin ateşleme kısımlarında kullanılan elektrikli çakmak mekanizması olduğu, tasarımların görünebilir tasarımlar olmadıklarının davacı -karşı davalı vekili tarafından da kabul edildiği, bilirkişi raporunda bu tür tasarımların Türk Hukukunda korunacağı, davacının tasarımının yeni ve ayırt edici olduğu ve davalı tarafından üretilen ürünlerin bu tasarıma tecavüz oluşturacak benzerlikte olmadığı, 554 sayılı KHK’nın 48. maddesinde (a) bendindeki tecavüzün söz konusu olmadığı belirtilmiş ise de, davacı-karşı davalının normal kullanım sırasında görülmeyen 2004/00376 numaralı çoklu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, bu yönden bilirkişi raporuna itibar edilmediği, davacı-karşı davalının endüstriyel tasarımının hükümsüz sayılması nedeniyle bu tasarım yada bu tasarım tescilinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği ve haksız rekabette bulunulduğu yönündeki iddialarında hukuki bir dayanağının kalmadığı, KHK’nın ilan ile ilgili 59. maddesi sadece tasarıma tecavüz davaları bakımından uygulanabilir görüldüğünden hükümsüzlük kararının ilanına dair karşı davadaki talebin yerinde görülmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalıya ait 2004 00376 nolu endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, koşulları oluşmayan ilan talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı-karşı davalı vekili ve davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı-karşı davacı vekilinin hükümsüzlük kararının ilanı talebinin fer'i nitelikte bir talep olması nedeniyle mahkemece davalı- karşı davacı yararına avukatlık ücreti takdir edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.