45. Hukuk Dairesi
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından, davalı borçlu firmaya elektrik malzemeleri satışı yapıldığını ve bunun karşılığında davalı tarafça işbu davaya dayanak teşkil eden 14/09/2018 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli ile dava dışı 28/09/2018 vade tarihli 111.393,94 TL bedelli iki adet bono verildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu ticari ilişki uyarınca yüklenen edimler gereği gibi ifa edilerek elektrik malzemelerinin davalıya teslimi sağlanmışsa da davalı tarafından müvekkiline verilmiş olan bonoların vadesinde ödenmediğini, bu durumun davalıya ihbar ve ihtar edildiğini, 111.393,94 TL bedelli bononun vadesinde ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takibe başvurulduğunu, söz konusu iflas takibi sonrasında görülen iflas davası yargılamasında davalı borçlu tarafından 111.393,94 TL bedelli bono için farklı tarihlerde kısım kısım ödemeler yapılarak bahsi geçen dosya borcunun kapatıldığını, borçlu tarafından 111.393,94 TL bedelli bonu borcunu aşan tutardaki ödemelerin ise işbu davaya konu olan 100.000,00 TL bedelli bono için yapılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına bildirilerek bakiye borcundan mahsup edildiğini, davaya konu 100.000,00 TL bedelli bono için davalı borçlu ile yapılan şifahi görüşmelerden netice alınamaması ve borçlunun mal kaçırma hazırlığı içinde olması nedeniyle İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1077 D. İş 2018/1085 K. sayılı ihtiyati haciz kararı alındığını, söz konusu ihtiyati haciz kararına istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine yoluna başvurulduğunu, davalı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin iptali talep edilmiş ise de İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 05/03/2019 tarihli 2018/898 E. 2019/209 K. sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilerek takibin kesinleştiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası kapsamında İİK madde 43 hükmü uyarınca bir kereye mahsus olmak üzere takip yolu değiştirilerek kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluna çevrildiğini, davalı tarafından yapılan harici ödemeler işbu takip dosyasına bildirilerek mahsubu yapıldıktan sonra İcra Müdürlüğü tarafından hazırlanan İflas Ödeme Emrinin borçlu vekiline usulüne göre tebliğ edildiğini, yasal süresi içerisinde ödeme emrine itiraz edilmediği gibi herhangi bir ödemede yapılmadığını belirterek davanın kabulü ile davalı borçlunun iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2018 yılı içerisinde ticari ilişki mevcut olup sonuç olarak bu ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesabın sıfırlandığını, davacı ile müvekkili şirket arasındaki bu ticari ilişki kapsamında davacıya verilen senetler icra takibine konu edilerek müvekkili şirkete icra takibi başlatılmış olsa da taraflar arasında ödemelere ilişkin protokol imzalandığını ve bu protokole ilişkin ödemelerin davacı tarafa yapıldığını, tarafların şifahi olarak anlaşarak yapılacak ödemelerin tamamının 100.000,00 TL ve 111.393,94 TL değerindeki bonolara ilişkin olacağına karar verdiklerini, bu kapsamda davacı tarafa olan borcun tamamının kapatıldığını, müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, davacı yanca müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde talep edilen tutarların faiz, masraf ve vekalet ücretine ilişkin alacaklar olduğunu, müvekkilinin icra konusu bonolara ilişkin borcu olmadığını, cari hesabın sıfırlandığını, müvekkili şirketin alacağı sürüncemede bırakmak gibi bir kötü niyeti bulunmadığını, ödemelerdeki gecikmelerin müvekkilinin elinde olmayan sebeplerden yaşandığını, müvekkili şirketin ekonomik olarak iyileşmeler yaşaması üzerine davacı tarafa ödemeler yapılarak cari hesabın sıfırlandığının belirterek davacının açmış olduğu haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''İİK'nun 43.maddesi uyarınca takip yolunun, iflas yolu ile takiple değiştirilmesi halinde, takip yolunu değiştirmek isteyen alacaklının başvurusu üzerine icra müdürünün önceki takip talebi ve ödeme emrine uygun bir ödeme emri düzenleyip borçluya göndermesi gerekmektedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24/04/2013 tarih 2013/1941 E. 2013/2626 K. sayılı ilamı; "İİK’nın 43. maddesine göre, iflasa tabi borçlu aleyhine haciz veya iflas yollarından birinin seçilmesi mümkündür. Bu yollardan birini seçen alacaklı, bir defaya mahsus olmak üzere takip yolunu değiştirebilir. Bu imkanı kullanmak isteyen alacaklının takip yolunu değiştirdiğine ilişkin dilekçe vermesi yeterlidir. Başvuruyu alan icra müdürü, önceki takip talebi ve ödeme emrine uygun olarak bir ödeme emri düzenleyip borçlu veya borçlulara göndermelidir. Somut olayda davacı, takip yolunu değiştirmişse de kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipteki ödeme emrindeki borç miktarı ile iflas ödeme emrindeki borç miktarı aynı değildir. Bu husus gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindedir. Somut dosyada; ilamsız takibe ilişkin ödeme emri ile takip yolunun değiştirilmesi üzerine gönderilen iflas yoluyla takibe ilişkin ödeme emrindeki miktarlar farklı olup iflas yoluyla takibe ilişkin ödeme emrinin İİK'nun 43/2 maddesinde öngörülen usule uygun olmadığı , iflas yoluyla ödeme emrindeki borç miktarı ile haciz yoluyla ödeme emrindeki borç miktarının aynı olmadığı..." gerekçesiyle davacının iflas talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi yönündeki kararın tek gerekçesi olarak Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2013 tarih, 2013/1941 E. ve 2013/2626 K. sayılı içtihadına atıf yapılarak hangi yasaya hükmüne ya da usule aykırılık teşkil ettiği açık bir şekilde dile getirilmediğinden gerekçeli karar hakkının ihlali edildiğini, iflas ödeme emri düzenlenirken eklenen 550,00 TL tutarın borçlu tarafından açılan takibin iptali talepli dava neticesinde hükmedilen vekalet ücreti olduğunu, iflas ödeme emrine eklenen 550,00 TL turarındaki vekalet ücreti alacağının ayrı takibe konu edilememesi, bu durumun borçlunun lehine ve usul ekonomisine uygun olması, kazanılmış bir haktan dolayı aleyhe bir değerlendirme yoluna gidilmesinin Yargıtay'ın uygulamaları arasında çelişkiye, tutarsızlığa ve uygulamada zorluğa sebebiyet verebileceği, gerek uygulamada kabul gören Yargıtay içtihatları gerek borçlu aleyhine bir işlem tesis edilmemiş olması gerekse hakkın teslimi amacı taşıyan işlemin (iflas ödeme emrine eklenen ilintili alacak) hukuka ve usule ayrılık teşkil etmediğini, ayrıca takip yolunun değiştirilmesi durumunda ödeme emrindeki alacak kalemlerinin, önceki ödeme emri ile birebir aynı olması gerektiği yönünde bir hükmün bulunmaması nedeniyle söz konusu Mahkeme kararının kanunun amacına hizmet etmediğini, davalı/borçluya tebliğ edilen iflas ödeme emrinin itirazsız kesinleşmiş olması üzerine Mahkemece yapılacak olan incelemenin sınırlı olduğunu, somut olayda takip yolunun değiştirilmesi üzerine gönderilen iflas ödeme emrindeki miktar ile önceki ödeme emrindeki miktarın aynı olmasının beklenemeyeceğini, önceki ödeme emrinin tebliği neticesinde davalı/borçlu tarafça haricen kısmi ödeme yapıldığını, haricen yapılan kısmi ödemenin bildirilmemesi borçlu aleyhine sonuç doğuracağı gibi söz konusu harici tahsilat dolayısıyla artık önceki ödeme emrindeki miktar ile sonraki ödeme emrindeki miktarın aynı olmasını beklemenin hukuka, mantığa ve somut olayın özelliklerine aykırı olacağını, davalı/borçlu tarafından haricen yapılan bir ödeme akabinde takip yolunun değiştirilmesi yoluna gidildiği ve hazırlanan yeni ödeme emrindeki miktar, önceki ödeme emrinden fazla değil aksine daha az bir miktar olduğu için bu durumun borçlu aleyhine olmadığını, somut olayın özelliklerine uygun olacak şekilde takip yolunun değiştirilmesi sonrası hazırlanan ödeme emri usule, yasaya ve hakkaniyete uygun olduğundan davanın kabulü gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın