T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/45

KARAR NO: 2024/512

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 27/09/2022

NUMARASI : 2021/314 Esas - 2022/536 Karar

DAVACI: ... - ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ... - Av. ... - Av. ... - ...
DAVALI: ... - ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/10/2017
KARAR TARİHİ: 18/03/2024
KR. YAZIM TARİHİ: 04/04/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki süresiz durak hakkı sağlama taahhüdü nedeniyle borçluya ödenen ancak böyle bir hak olmadığı için haksız yere tahsil edilmiş olan tutar sebebiyle davacının davalıdan 100.000,00 TL alacaklı olduğunu, Körfez İcra Müdürlüğünün 2017/775 esas sayılı dosyası ile başlattıkları takibe itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın herhangi bir sözleşmeden bahsetmemekle birlikte 06/03/2017 tanzim ve 06/03/2017 vade tarihli asıl alacak ibaresi kullanarak talepte bulunduğunu, takipte bir sözleşme bulunmamakla birlikte ikame ettiği davada taraflarına ulaştırılmayan ekteki belgelerden bahsettiğini,

İİK 58 maddesi uyarınca davacıya borçlu olmadıklarını, açılmış bulunulan davada ise bahsi geçen vadeye ilişkin bir açıklama mevcut olmayıp, takip talebindeki vadede bir borçları da olmadığını, dava ile borcun sebebinin değiştirilmeye çalışıldığını, ...'nın (... plakalı araç bedelide bizzat davacı tarafından ödenmiştir) durakta çalışmasına izin verildiğini, UKOME nezdinde bu iki kişiyede muvafakatname verildiğini ve davacının ihaleye katılmayarak bu hakkını kullanmadığını beyan ederek; davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE, Davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Dosya kapsamında davalı tarafından, davacıya yönelik taksi durağı kullanma muvafakati bulunmaktadır. Bu nedenle, ilişkinin davacı ile davalı arasında kurulmuş olduğu sabittir. Taksi Durak muvafakatinin davacı adına yapılması, davacı adına sözleşmeler ve dosyadaki tüm deliller, ödeme belgeleri ve ödenen tutarlarla ilgili ödemenin hesabından yapıldığı ...’in kendisinin de davalı ile ihtilaflı bulunmasına rağmen, bu davada sözü edilen tutarları davalıdan talep etmemesi gibi hususlar nazara alındığında, söz konusu tutarların davacı/davacı adına yapılan ödemeler olduğu ortadadır. Bu gibi durumlarda HMK.m.30 hükmü gereğince “Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi” gereğince, belirsizliği gidermek için ilave bilgi ve delil gerekmesi halinde, bunu talep etmesi gerekmektedir. Bu açıdan mahkemenin en azından HMK.m.31 gereğince, davayı aydınlatma ödevini yerine getirmemiş olduğu açıktır.

Bilirkişi raporu ile, davalının durak yetkilisi olduğu taksi durağından çalışma izni alındığı, davalıdan talep edilen tutarların ... hesabından davacı nam ve hesabına gönderilmiş olduğu, dekont açıklamalarında ödemenin sebebinin de açıkça gösterildiği, sabit olmasına karşın, mahkeme tarafından bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda karar oluşturulmamış, bilirkişi raporundaki tespitlere hangi gerekçe ile katılmayarak kararın oluşturulduğu da yeterli şekilde açıklanmamıştır" beyanı ile davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "yerel mahkeme kararında kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir, oysa ki; davacı kendisine ait olmayan belgeye dayanarak kötü niyetli takipte bulunmuştur. Bununla birlikte buradaki davanında kabul edildiğini düşünürsek, aynı dekontlar ile iki ayrı takipte aynı borcun ödenmesi sonucu ortaya çıkabilecektir. Takibin başlangıcı kötü niyetlidir. Fahiş bir hatadır. Bu sebeple kötü niyet tazminatının reddi kararı hatalıdır" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER

Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih, 2021/314 Esas - 2022/536 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir.

İlk derece mahkemesince; davanın reddine, davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiş karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından süresiz durak hakkı sağlama taahhüdü nedeniyle davalıya ödenen ancak böyle bir hak olmadığı için haksız yere ödendiği anlaşılan 100.000,00 TL alacağın tahsili için Körfez İcra Müdürlüğünün 2017/775 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiği, davacı tarafından itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya arasına alınan 02/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... sahibi olduğu ticari taksi ile Davalı ...'nun muvafakatnamesini ve UKOME onaylarımı da alarak, davalı nın Durak temsilcisi olduğu Körfezkent Taksi Durağında çalışma izni aldığı, dava dışı .... tarafından Yapı kredi bankası hesabından 19.02.2015 tarihinde 6.000,00 TL, 27.07.2015 tarihinde 85.000.00 TL durak bedeli taksi açıklaması ile davacı ... Yapı kredi bankası hesabına gönderdiği, durak geçiş bedeli ile ilgili resmi kurumlarca belirlenmiş herhangi bir bedel bulunmadığı, tarafların kendi aralarında belirledikleri bir bedel olduğu, davacının süresiz çalışma hakkı iddiasının beyana dayandığı bir belgesi olmadığından ispat yükümlüğünün davacıda olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Eldeki davada; davacının, davalıdan aldığı Körfez 2. Noterliğinin 18/02/2015 tarih... yevmiye numaralı muvafakati karşılığında, davalıya 27/02/2015 tarihinde 85.000,00 TL 19/02/2015 tarihinde 6.000,00 TL banka yolu ile dava dışı ... hesabından ve 9.000,00 TL de elden olmak üzere toplamda 100.000,00 TL gönderdiğini, söz konusu muvafakatin geçersiz olması nedeni ile ödediği 100.000,00 TL'nin kendisinden haksız ve sebepsiz yere alınmış olduğunu iddia ettiği, mahkemece; davacının elden ödediğini iddia ettiği 9.000,00 TL'ye ilişkin olarak yazılı bir delil ibraz etmediği gibi dosya kapsamında dinlenen tanıklarda bu bedelin ödendiğini dair doğrudan bilgi ve görgü sahibi olmadıklarından davacının 9.000,00 TL ödeme yaptığına dair iddiasını ispat edemediği, davacının dava dışı ... tarafından davalı hesabına gönderilen toplamda 91.000,00 TL ödeme yönünden ise paranın dava dışı 3. Kişi tarafından davalıya banka aracılığı ile gönderilmiş olması, dekont açıklamasında her ne kadar durak bedeli ve durak muvafakat bedeli yazıyor olsa da davalının dava dışı ... ile de ticari taksi nedeni ile hukuki ilişkisinin bulunması nitekim bu hukuki ilişkiden doğan ihtilafın çözümü için davalı ve dava dışı ... arasında İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde (2020/80 E.) görülen dava olması karşısında, söz konusu ödemelerin dava dışı ...'in kendi adına mı davacı adına mı yapıldığının anlaşılamadığı ve karine olarak dava dışı ...'ün bu ödemeyi kendi adına yaptığının kabulü gerektiği ve bu durumun aksini ispata elverişli bir delilin dosya kapsamında yer almadığı, bu hal üzere davacının davalıdan alacağı olduğunu ispat edemediği kanaatiyle davacının davasının reddine şeklinde karar verilmişse de verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği anlaşılmış, bu nedenle de verilen kararın kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır. Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede ise;

Görevle ilgili düzenlemeler; kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.

TTK'nın 5. maddesinde; “aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5-(3) maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.

İlk derece mahkemesince, davalı hakkında etraflıca tacir araştırması yapılmadan dosya üzerinden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Yapılması gereken iş; taraflar hakkında tacir araştırması yapılmalı, Esnaf ve Sanatkarlar Odasından, Ticaret Odasından ve Vergi dairesinden tarafların kayıtları getirtilmeli, tarafların gerçek kişi tacir kaydı olup olmadığı belirlenmeli, gerçek kişi tacir kaydı yoksa vergi dairesine bildirilen yıllık gelirinin esnaf sınırını aşıp aşmadığı belirlenmeli, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilmeli, bu aşamadan sonra öncelikle davanın ticari bir dava olup olmadığı belirlenmeli, sonrasında ise tarafların bildirdiği tüm deliller dosya arasına getirtilmeli ve yine bu doğrultuda İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/80 E. sayılı dosyası dosya arasına getirtilerek incelenmeli bu dosya ile eldeki davanın tarafları arasındaki ilişkili kısımlar saptanmalı ve yapılan tüm bu işlemler neticesinde oluşacak kanaate göre dava hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermekten ibaret olmalıdır. Gerekçeli karar başlığında; davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Açıklanan tüm bu gerekçelerle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Tarafların İstinaf Başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

2.KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/09/2022 tarih, 2021/314 Esas ve 2022/536 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3.Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4.İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,

5.İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6.Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

7.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. 18/03/2024 ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Karar Etiketleri
18.03.2024 KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu HMK md.353/1 HMK md.359/4 İİK md.58 K6100 md.297 K6100 md.6 HMK md.355 K6102 md.4 TTK md.5 K6100 md.359/4 HMK md.297 HMK md.353 HMK md.362/1 K6100 md.355