5. Ceza Dairesi 2010/8968 E. , 2011/3829 K.
"İçtihat Metni"Zimmet, görevi kötüye kullanmak ve 1163 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ... ve ...’ın atılı 1163 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ve sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın atılı zimmet suçundan beraetlerine, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarının ortadan kaldırılmasına, sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın atılı görevi kötüye kullanmak suçundan sanık ...’ün ise atılı görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından mahkümiyetlerine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.02.2009 gün ve 2007/239 Esas, 2009/66 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Katılan vekilinin 27.02.2009 havaleli süre tutum dilekçesi içeriğinde yer vermediği sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümleri yasal bir haftalık süreden sonra 06.04.2009 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesiyle temyiz ettiğinden süresinden sonra yapılan bu sanıklar hakkındaki hükümlere yönelik temyiz istemlerinin ve keza sanık ... müdafiin bu sanık hakkındaki beraet hükmüne ilişkin hükmün gerekçesine yönelik olmayan temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin katılan vekilinin diğer sanıklar hakkındaki hükümlere yönelik temyiz talebi ve sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerin bu sanıklar hakkındaki mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz talepleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu ve beraeti kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hüküm ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen ortadan kaldırma kararlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümde yer alan "ortadan kaldırılmasına" ibaresinin çıkartılıp, yerine "düşmesine" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik itirazlara gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.12.2005 gün ve 2005/8-155 Esas, 2005/164 sayılı kararında açıklandığı üzere, 01.01.2005 ila 31.05.2005 tarihleri arasında temel adli para cezasının alt sınırının 5252 sayılı Kanunun 5/2. maddesi uyarınca 450 TL. olarak hesaplanması gerektiğinin gözetilmemesi, Sanıklar hakkında 765 sayılı TCK.nun 240/1. maddesine göre hapis cezası tayin edildiği halde 240/son maddenin uygulanmasında teşdit gerekçesi de gösterilmeden alt sınır aşılmak suretiyle temel memuriyetten yasaklanma cezasının 6 ay olarak belirlenmesi,
19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCY.nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için yeni bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCY.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.