11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/8905 E. , 2011/2316 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bolvadin Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2009 tarih ve 2007/494-2009/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait tescilli Mogaz ve Lipegaz markası taşıyan tüplerin, bayii olmadığı halde davalı deposunda ele geçirildiğini ve davalının tüpleri haksız olarak elinde bulundurarak satışa arz ettiğini, bu durumun marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, 1.750,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, elde edilen tüplerin imhasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya ait tüpleri satışa arz etmediğini sadece bayilik ilişkisi bulunan firmanın tüplerini sattığını, el konulan tüplerin boş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının, bayisi olmadığı halde davacıya ait LPG tüplerini bulundurmasının haksız rekabet olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, haksız rekabetin tespiti ile men'ine,1.750,00 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ele geçirilen tüplerin davacıya iadesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin (2) ve (3) nolu bentler dışında kalan, davacı vekilinin ise (3) nolu bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, haksız rekabetin tespiti, men’i ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup, davacıya ait markayı taşıyan tüplerin davalı şirket işyerinde bulunduğu ve bu bulundurmanın haklı ve yasal bir nedene dayanmadığı dosya kapsamı ile sabittir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde LPG tüplerinin dolaşımdan çıkarılması nedeniyle yenilerinin dolaşıma sokulması maliyetleri ile dolaşımdan çıkarılması sonucu uğranılan kar kaybının tahsilini istemiş, mahkemece, davalı şirketin eylemi nedeniyle 1 yıllık kar kaybı esas alınarak maddi tazminat miktarı hüküm altına alınmıştır. Oysaki, mahkeme kabulünün aksine, davacının dolaşımdan kaldırılmasına karar verilen bu tüplerden dolayı uğradığı zarar, tespit tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte bu tüplerin dolaşımdan çekilmiş olması nedeniyle uğranılan kar kaybıdır. Bu durumda mahkemece, davalının işyerinde tespit edilen tüplerin tespit tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte dolaşımdan çekilmiş olması nedeniyle uğranılan kar kaybının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, 1 yıllık zarar hesabı yapılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Kabule göre de, davacı vekili tarafından haksız rekabet, maddi ve manevi tazminat taleplerinden dolayı açılan davada objektif dava birleşmesi olduğu nazara alınmadan haksız rekabetin tespitine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen davacı yararına 3 ayrı ücreti vekalet, davalı yararına da 2 ayrı ücreti vekalet yerine tek ücreti vekalete hükmolunması doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.