11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/6796 E. , 2011/2466 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.10.2008 tarih ve 2005/271-2008/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Eshot Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İzmir’den Buca’ya gitmek üzere davalı ... idaresindeki diğer davalı Eshot Genel Müdürlüğü’ne ait otobüse bindiğini, davalı Güran Ltd. Şti’ye ait davalı ... idaresindeki çekici ile müvekkilinin içinde bulunduğu otobüsün çarpıştığını, kazanın meydana gelmesinde sürücü Fevzi’nin 5/8, diğer sürücünün 3/8 oranında kusurlu olduklarını, kaza nedeniyle müvekkilinin ciddi biçimde yaralandığını, vücudunun çeşitli yerlerinde ameliyat izlerinin kaldığını, 4 ay süre ile çalışamadığını ve maaş kaybına uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 167 TL tedavi gideri, 1.400 TL maaş kaybı toplamı 1.567 TL maddi, 20.000 TL manevi olmak üzere toplam 21.567 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Eshot Genel Müdürlüğü vekili, kazanın meydana gelmesindeki tüm kusurun çekici sürücüsüne ait olduğunu, davacının maddi zararının sosyal güvenlik kurumlarınca karşılanıp karşılanmadığının araştırılmasının gerektiğini, manevi tazminat ödenmesini gerektirecek bir durum olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik zararı ile yapılan hastalık yardım bedellerinin zarardan indirilmesinin gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Güran Nakliyat Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti vekili, kazanın meydana gelmesindeki tüm kusurun diğer araç şoförüne ait olduğunu, davacının iş göremezlik ödeneği alıp almadığının araştırılmasının gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, 29.01.2005 tarihinde davalı ... idaresindeki diğer davalı Eshot Genel Müdürlüğü’ne ait otobüste yolcu olduğu sırada davalı ... yönetimindeki çekici ile otobüsün çarpışması neticesinde yaralandığı, olayda sürücü Fevzi’nin 6/8, diğer sürücü Celal’ın ise 2/8 oranında kusurlu olduğu, davacının çalıştığı şirketin davacıya 1.140 TL iş göremezlik ödeneği ödediği, asgari ücretle çalıştığı gözetildiğinde maaş kaybının 85.24 TL olduğu, davacının 167,20 TL de tedavi gideri ödediği, toplam maddi zararın 252,44 TL olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek 2.000 TL manevi tazminat takdir edildiği, gerekçesiyle 252,44 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın 29.01.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı Eshot Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Eshot Genel Müdürlüğü vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. BK'nun 47 nci maddesi hükmüne göre, hakim özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahiplerine verilebilecek tazminatı adalete uygun olarak belirlemelidir. Bu tazminat, zarara uğrayanlarda bir huzur duygusu oluşturmalıdır. Tazminatın sınırı, onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Diğer bir deyişle, takdir edilecek tazminat miktarı mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını MK'nun 4 ncü maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır.
Kaza tarihinde 21 yaşında olan davacının kemik kırıkları nedeniyle uzun süre tedavi gördüğü anlaşılmaktadır. Olayın meydana gelişi, davacının yaşı ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmediğinden verilen kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.