Esas No
E. 2023/18160
Karar No
K. 2024/1588
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2023/18160 E.  ,  2024/1588 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/103 E., 2023/138 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2022/34303 Esas, 2023/913 sayılı bozma kararı üzerine;

1.Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2023/103 Esas, 2023/138 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.08.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna,

2.Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,

3.Dosyada etkin pişmanlıktan faydalanan iki itirafçının yönlendirme ile verildiği açık, soyut ve inandırıcılıktan uzak beyanları dışında delil bulunmadığına,

4.Sanığın örgütsel nitelikte eylemlerinin ortaya konulamadığına,

5.Dosyada ardışık arama bulunmadığına, aramaların örgütsel nitelikli olmadığına ve cezalandırma nedeni kabul edilemeyeceğine,

6.Örgütsel amaçlı irtibat kurduğu tespit edilen kişi bulunmadığına,

7.Somut nitelikte deliller bulunmadığına,

8.Örgütsel nitelikli ya da şüpheli sayılabilecek eylemi bulunmadığına,

9.Atılı eylemlerin her türlü şüpheden uzak, kesin kati ve tartışmasız delillerle ispat edilmediğine,

10.Yargıtay'ın işitme engelinden dolayı savunma hakkının kısıtlanmış olduğu yönündeki bozma gerekçesini yerinde bulan yerel mahkemece duruşma açıldıktan sonra savunmaları alındığı gibi bozma öncesi bir kısmı dinlenen, bir kısmı talimatla dinlenen, bir kısmı hiç dinlenmeyen tanıkların da işitme engeli kalktıktan sonra dinlenmesi, tanıklara doğrudan soru sorma hakkı imkanı verildikten sonra hüküm verilmesi gerekirken savunma hakkının engellenerek karar verildiğine, bu imkan verildiği taktirde mahrem imam olmadığının anlaşılacağını ve alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza takdir edileceğini,

11.Tanıkların çelişkili, aşamalarda değişen, somut bilgiler içermeyen, etkin pişmanlık kapsamında aleyhine ifade vermekte menfaat bulunan beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine,

12.Bozma sonrası dosyaya kolluk ifade tutanağı gelen ve mahkemece dinlenmeyen T. S. nin beyanlarının tanıkların aleyhine olan anlatımlarını teyit etmediğine,

13.Tanıkların etkin pişmanlık kapsamında aleyhine ifade vermelerinde menfaatlerinin bulunduğuna,

14.Soyut tanık beyanları dışında eylemlerine ilişkin somut bir tespit yapılamadığına,

15.Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna,

16.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2023/103 Esas, 2023/138 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog