Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7378 E. , 2023/4384 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket ile İngiltere'de mukim grup firmaları … Management arasında imzalanan "Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi" kapsamında firmadan alınan hizmetler karşılığı ödenen bedellerin Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca vergi kesintisine tabi olmadığı ileri sürülerek ihtirazi kayıtla verilen 2017/8 dönemi muhtasar beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilen kurum stopaj vergisinin 1.928.279,44 TL'lik kısmının iptali ve ödenen kurumlar vergisi stopajının iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya sözleşme kapsamında sunulacak hizmetlerin ticari alanda elde edilmiş tecrübenin kullandırılmasına dayandığı, ticari nitelikte olmadığı, dar mükellef kurumun belirlenen konularda davacı şirkete teknik destek vermesinin amaçlanmadığı, buna göre sözleşme kapsamında yapılan ödemenin gayri maddi hak bedeli niteliğinde olduğu, dar mükellefe ait kuruma ödenen tutarın gayri maddi hak bedeli olarak stopaja tabi tutulması gerektiği belirtilerek davacının ihtirazi kaydı kabul edilmeksizin yapılan dava konusu tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı ile … Management arasında imzalanan sözleşme kapsamında sunulacak olan hizmetlerin bir kısmının gayri maddi hakkın kullandırılması kapsamında olduğu bir kısmının ise, teknik destek verilmesi kapsamında olduğu dolayısıyla davalı idarece, sunulan hizmetler arasındaki bu ayrım gözetilmeksizin, davacı şirket tarafından dar mükellef kurumdan alınan hizmet karşılığı yapılan ödemelerin tamamının vergi kesintisine tabi olduğundan bahisle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf talebinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, know-how kavramının bir üretim yöntemi ve yönetimi hususunda şirketlerin sahip oldukları bilgi birikimini ifade ettiği, personelin kalitesi, onların idare ve sevki fiyatların belirlenmesi ve kontrol edilmesi, uygun reklamın yapılması gibi bilgilerin de know-how olarak nitelendirildiği, bu teknik bilgilerin Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesi uyarınca gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edildiği, dar mükelleflerin gayrimekul sermaye iradı kapsamındaki gelirleri hizmeti alanlar tarafından stopaj kesintisi yapılarak ödendiği, Birleşik Krallıkla yapılan vergilendirme anlaşması uyarınca gayrimenkul sermaye iradından veya anlaşmada belirtildiği şekilde “gayrimaddi hak bedelinden” %10 vergi alınması gerektiği, davacı şirket ile dar mükellef firma arasında “Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi” adı altında imzalanan sözleşme kapsamında sağlanan danışmanlık ve yardım hizmetlerinin her biri ayrı ayrı ele alındığında, bazılarının serbest meslek faaliyeti olduğu kabul edilse dahi, davacı şirketin böyle bir ayrıştırma yapmadan her dönem için toplu fatura düzenlediği, hizmet sözleşmesi kapsamında yapılan ödemelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.