11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/3723 E. , 2011/2527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/03/2008 tarih ve 2004/434-2008/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2011 gününde davalı avukatı geldi, davacı taraf duruşma gününü bildirir tebliğe rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Adapazarı Şeker Fabrikasının bölge kantarlarından Alpullu ve Susurluk Şeker Fabrikalarına taşınacak şeker pancarı ve yine fabrikalardan kantarlara taşınacak yaş pancar küspesinin nakliye işi için davalı şirket ile davacı şirketin anlaştıklarını, davacı firmanın 25.06.2003 tarihli teklifinin davalı tarafından kabul edilmesi üzerine Adapazarı 4. Noterliği tarafından 25.08.2003 tarihli 0768765 yevmiye nolu sözleşmenin düzenlendiğini, sözleşmeye göre davacı şirketin teklif bedelinin 4.556.752.000.000 TL tutarında 265.550 ton şeker pancarı ile yine teklif bedeli 854.047.500.000 TL tutarında 66.500 ton yaş pancar küspesinin taşınacağını, davalı şirketin taşıtmayı taahhüt ettiği pancar ve küspe toplamının 332.050 ton olduğunu, davacı şirketin uzun yıllardır davalı tarafın ve diğer şeker fabrikalarının şeker pancarı taşımacılığını yaptığını, Türkişe Şeker Fabrikaları A.Ş'nin yıllardır pancar taşıma politikasını ve kampanya dönemlerini takip etmekte ve taşıma işlerini yapmakta olduğunu, bugüne kadar genellikle fabrikaların pancar alım kampanyalarının 90-120 gün arasında gerçekleştiğini, yine fabrikaların taşımayı taahhüt ettikleri pancar ve yaş küspe miktarının ortalama %5 eksik veya fazla verdiğini, davacının da buna göre planlarını yaptığını, ancak davalı şirketin bu defa hatalı tahmini ve buna dayanan ihale şartları sonucu fiili olarak gerçekleşen rakamların çok farklı oluştuğunu, alınan son rakamlara göre 153.500 ton şeker pancarı, 37.700 ton yaş pancar küspesi nakliyesi gerçekleştiğini, toplam rakamın 191.200 ton olduğunu, bunun karşılığı ödenen rakamın ise 3.036.020.000.000 TL. bulunduğunu, davalı tarafın taşımayı taahhüt ettiği miktar ile gerçekleşen miktar arasında %33 civarında bir sapma gerçekleştiğini, sonuçta davacı firmanın önemli miktarda zarar gördüğünü, bu nedenle bu davayı açtıklarını, davalı tarafın hatalı tespitleri ve tek taraflı kararı sonucu davacının en az 90.000.000.000 TL kâr kaybına
Sebebiyet verdiğinden, bu zararın ayrıca davalı şirketin yük miktarını tahminde fahiş hatası sonucu pancar ve yaş küspe miktarının fazla gösterilmesi sebebiyle nakliye bedeli için toplam 5.410.799.500.000 TL teklif verdiğinden, buna göre noter harcı, damga vergisi, karar pulu ve K.İ.K. payı gibi resmi masrafların bu miktar üzerinden alındığını, bu nedenle 32.059.613.000 TL zararlarının ve davalı şirketin taahhütlerini tam olarak yerine getirdiği halde, şirketin istihkakından kesilen 29.008.837.559 TL alacağın 28.11.2003 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili, açılan davanın yerinde olmadığını, ihale yasasına göre %20 yanılma payının normal olduğunu, davacı dışında davacının taşımayı almadığı diğer kantarlardan taşıma işini yüklenen yüklenicilerin de aynı durumda olduğunu, bunların şirket aleyhine herhangi bir dava açmadıklarını, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlara itibar edilemeyeceğini, pancar mahsulünün taşınmasında günlük taşınacak miktarı davalı şirketin tespit ederek davacı nakliye yüklenicisine bildirdiğini, dolayısıyla bu konuda davacının takdir ve yetkisi bulunmadığını, davacının faaliyetlerini programda kendisine verilen termine göre yapmak durumunda olduğunu, davacının az pancar taşımaktan şikayetçi olmasına karşın az bulduğu taşımayı dahi günlük termin programına göre yapmadığını, bu sebeple kendisine sayısız uyarılar yapıldığı gibi Sakarya 2. Noterliğinden taşımadaki zaafiyeti sebebiyle eksik taşımasını tamamlaması, aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceğinin bildirildiğini, buna rağmen davacı şirketinin eksik taşımasını tamamlamadığını, eksik taşıma sebebiyle sözleşme gereği günlük programa göre taşınmayan her ton pancara ve yaş pancar posasına karşılık, her gün için davacı yüklenicinin istihkakından ton başına o kantara ödenmekte olan nakliye ücretinin %5 inin tazminat olarak tahsil edildiğini, davacının cezanın kampanya sonunda alınması gerektiği iddialarının da yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının hizmet alımları tip sözleşmesinin 17. maddesine göre, günlük sevkiyat programına uymadığından ilk istihkakında ton başına o kantar için ödenmekte olan nakliye ücretinin %5 inin tazminat olarak tahsil edilmesinin normal olduğu, davacının ihale bedeli üzerinden yatırmış olduğu noter harcı, damga vergisi, karar pulu vs. gibi bedeli talep etmesinin mümkün olmadığı, ayrıca hizmet işleri genel şartnamesinin 52. maddesine göre davacının eksik taşıma yaptığını gerekçe göstererek kar mahrumiyeti tazminatı da talep edemeyeceği, bu nedenlerle davalı şirketten herhangi bir alacağının olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Mahkemece HUMK’nun 434/3.maddesi gereğince çıkartılan muhtıra gereğinin süresinde yerine getirilmediğinden bahisle 26.12.2008 tarihli ek kararla davacı vekilinin temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ise de;muhtıranın tebliğine ilişkin meşruhatta yer alan işçisi “Füsun ….” isimli kişinin açık kimliği okunamadığından muhtıra gereğinin süresinde yerine getirilmediğinden söz edilemeyeceğinden mahkemenin temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmaya dair vermiş olduğu ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ…:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin mahkemenin 26.12.2008 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile ek kararın bozularak kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 27.03.2008 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.