Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/3701 E.  ,  2023/6986 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/3701
Karar No: 2023/6986
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline ve kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, karar verilirken hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, bu karar dayanak alınarak işlem tesis edilemeyeceği, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan devlet memurluğundan çıkarılmaya ilişkin usule uyulmadığı, gerekli ve yeterli inceleme yapılmaksızın karar verildiği, kararların gerekçesiz olduğu, istinaf sebeplerinin karşılanmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, çekirdek haklarına müdahale edildiği, devlet memuru olarak atanırken aranan görevin gerektirdiği niteliklerden hiçbirini kaybetmediği, hakkındaki mahkumiyet kararının Yargıtayca bozulduğu, bozma kararının gerekçesinin, hukuka aykırı delil niteliğindeki dinlemeye ilişkin kayıtların ve gizli tanık ifadesinin tek başına hükme esas alınamayacağı olduğu, bu gerekçenin kamu görevinden çıkarılmaya esas alınmasının adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiği ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hapis cezası verildiği, bu kararda yer alan, davacının da aralarında bulunduğu DYG-M üyesi olan bir grubun yapmış oldukları toplantıda PKK'nın gençlik yapılanması olan DYG-M çatısı altında faaliyet yürüttükleri, üniversite gençliğini örgüte kazandırma ve terör örgütünü etkili hale getirme amacıyla eylem planladıkları yönündeki tespitler dikkate alındığında davacının PKK/KCK terör örgütü ile iltisaklı olduğunun ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığının anlaşıldığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.

AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).

Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.

Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.

Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.

Davacının "PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı davada … Ağır Ceza Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararla davacı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmış ve kararın davacı ile ilgili bölümün gerekçesinde, "08/01/2013 tarihli ortam dinlemesine ilişkin ses kaydının incelenmesinde; (ses kaydı çok uzun olmakla sanığın eylemleri açısından önem arz eden kısımlar derlenmiştir) sanığın da içinde bulunduğu ve DYG-M üyesi olan bir grubun yapmış oldukları toplantıda PKK'nın gençlik yapılanması olan DYG-M çatısı altında faaliyet yürüttükleri, üniversite gençliğini örgüte kazandırma, buradan terör örgütünü etkili hale getirmek amacıyla eylem planladıkları, Ç. isimli şahsın konuşmasında F. isimli hocanın Öcalan'ı eleştirmiş olması nedeni ile işten alındığını belirttiği, C. isimli şahsın özellikle KCK yapılanmasına benzer bir yapıda dernek kurulması gerektiğini belirttiği, örnek verirken de Dicle Üniversitesi öğretim üyesi derneğinin adını verdiği, kısaca DUDER olarak kısalttığı, derneğin gizli olarak faaliyet yürüttüğünü belirttiği, polisin 20-30 yıl derneği çözemediğini belirterek kuracakları derneğin bu şekilde gizli ve polisin çözemeyeceği bir dernek olması amacını açıkladığı, sanığın da; 'Yapacak çok şey var fakat el falan gerekiyor' elini taşın altına koymak gerekiyor' dediği, yine C.'in, konuşmanın bir kaç yerinde şiddetten bahsettiği, şiddet olmadan disiplinin sağlanamayacağını belirttiği, 'Derneğimizi kuralım bir baş seçelim, dernekte seçmeye gidecek, kurul toplantısına gidecek, ondan sonra ne bileyim ortak kararlarımız olacak, biz ağzımızla şiddetten yana değiliz diyeceğiz, ama şiddet olması gerekir, şiddet olmadan disiplin olmaz' dediği, sanığın 'M.D.'ı düşün, şöyle böyle önderlik' dediği, önderlik tabirinin örgüt lideri Öcalan için kullanıldığı, aynı toplantıda C.'in; 'Polislere taş at hep, yardım işte buna karşı eylem yapacaktık, çok güzel olacaktı, bu tür şeyler için dernek olacak' dediği, yine C.'in konuşmasında; 'Devrimi yaparsın, yavaş yavaş onları düzeltirsin, yavaş yavaş konuşarak gelen öğrencilerle ilgili olarak yeni bu cemaatin önüne kesmek olarak da olsun, her türlü biz güzel başarılara imza atacağımıza inanıyorum' dediği, sanığın da bunu doğruladığı, yine sanığın; 'Sen kararı aldır C. ile aram iyidir, ben senle aram iyidir, seninle konuşurum, mesela KCK'nın şey yapısını belki görmüşsünüz, üstten alta doğru böyle olması lazım' dediği, C.'in 'Bitlisin değil mi' diye sorduğu, sanığın 'Alttan üste doğru olmaz zaten' şeklinde cevap verdiği, bu konuşmadan da anlaşıldığı gibi kurulacak derneğin KCK yapısına uygun bir şekilde planlandığı, sanığın 'Sert olacak' dediği, yine 'Biz bugün bir şey yapıyorsak PKK için yapıyoruz' dediği, konuşmanın devamında sanık dışında orada bulunan F. isimli şahsın; 'Yurtta öyle güzel yapılanmalar oluyor şu anda' dediği, yine C.'in; 'Biz o şiddeti göstermeseydik ayakta si... şiyorlardı, yine yasal da olsa legal da olsa illegal de olsa birşeyleri yürütmeye çalışacağız, başka seçeneğimiz yok' dediği, yine 'En azından polis karşısına geçebilecek savcılık karşısına geçtiğimiz zaman en azından böyle bir kaç kelime edeceğiz' dediği, Ç. isimli şahsın 'Dernekte disiplin kurulu yok mu' sorusuna; 'Disiplin kurulu olacak, şiddet çok olacak, yani şiddet kesinlikle olacak' şeklinde cevap verdiği, konuşmanın devamında sınıfta Bitlis'li olup olmadığının sorulduğu, E. isimli öğrencinin ajan olarak nitelendirildiği, E. isimli başka bir bayan öğrencinin isminin geçtiği, F. isimli şahsın C. için 'C.'in hatası nedir biliyorsun, yurtta dedi böyle yapacam böyle yapacam şöyle yapacam, yine yurtsever olsalardı birbirlerini desteklemiş olsaydılar yurtta şimdi 100-250 insan olarak..' şeklinde konuşma geçtiği, gizli tanıkların sanıkların yurtta ve üniversitede yeni başlayan öğrencileri örgüte kazandırmak için çalışma yaptıklarına ilişkin beyanları birlikte değerlendirildiğinde, bu konuşmadan gizli tanık beyanlarını doğrular şekilde sanığın da katıldığı toplantıda üniversite öğrenci yurdunda terör örgütü adına faaliyet yürütüldüğünün anlaşıldığı, konuşmanın devamında F. isimli şahsın, üzerinde barışın simgesi imralıdadır yazılı pankart ile katıldığı bir yürüyüşten bahsettiği ve yürüyüşü ayrıntılı olarak anlattığı, taksiye bindiği için yakalanmadığını, İbo isimli birisinin yakalandığını, olay yerinde polisin resimlerini çektiğini beyan ettiği, bu konuşma içeriklerinin doğrulandığı, gizli tanık A.'in, sanığın alttan dersleri olduğu için zaman zaman sınavları için geldiğinde düzenlenen toplantılara katıldığı, sanığın DYG-M Bitlis il sorumlusu M.N.Z. isimli şahsın yardımcısı olduğu, toplantılarda yapılmış olan bütün faaliyetlerin PKK adına yapıldığının sanık tarafından ifade edildiğine ilişkin beyanı, gizli tanık ...'in, M.N.Z.'un DYG-M'nin Bitlis Eren Üniversitesi sorumlusu olduğu, sanığın da bu yapılanmanın içinde olduğuna dair beyanı, gizli tanık N.K.'in, zaman zaman bir araya geldikleri ev toplantılarında sanığın da içinde bulunduğu kişilerle birlikte, üniversite ortamındaki stratejilerinde PKK örgütünün gençlik yapılanmasındaki şahısların sayısının artırılarak üniversitedeki hakimiyeti ele geçirip örgütsel yönden daha güçlü olmak için yapılabilecek çalışmalar hakkında konuşmalar yaptıklarına dair beyanı, gizli tanık M.'un, M.N.Z. tarafından ve sanık ile birlikte başka kişiler tarafından organize edilen ev toplantılarında kürt hareketi, dağda cesurca çarpışan kahramanların faaliyetine karşı kendilerine görev atfedip bir şeyler yapmaları gerektiği yönündeki beyanı, gizli tanık ...'in, sanık ile onun oturduğu evde tanıştığı, kendisi gibi yeni kayıt yaptırmış doğu kökenli öğrencilere kürt milliyetçiliği ve pkk örgütü ile ilgili ideolojik eğitim verdiği, DYG-M'nin sorumlusu olduğu, yine buna ilişkin dergileri bazen paralı bazen parasız olarak dağıttığına ilişkin beyanı, tarihini tam olarak hatırlamadığı bir günde F.G. isimli şahsın evinde yapılan toplantıda Bitlis'te kitlesel eylemleri artırmak için neler yapılabileceği, kamu kuruluşlarının taşlanması, molotof ile yakılması, polis ve askerlerin ailelerinin tespit edilerek ileriye dönük yapılabilecek bir eylemde bu şahıslara yönelik eylem yapılıp yapılmayacağı konusunda tartışma yapıldığı, sanığın, Bitlis halkının eylem bakımından çok zayıf olduğunu, bu nedenle kendileri gibi yurtsever öğrencilerin eylemleri artırmak yönünden öncü olacaklarını ve bunu en kısa sürede faaliyete geçireceklerini, kendilerinin de bu konuda onlara yardımcı olmaları gerektiğini söylediği şeklindeki beyanı, özellikle gizli tanıklara sanık müdafilerinin sorulmasını istedikleri sorulara verdikleri ayrıntılı cevaplarda sanığın az önce gizli tanık ifadelerinde bahsedilen eylemleri belirtmiş olmaları..." tespitlerine yer verilmiştir.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının "PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan … Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda yer verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararı ile hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan dosyanın temyiz aşamasında olduğu belirtilmiş olup, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan Ceza Mahkemesi kararının, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı açısından, "...CMK’nın “Teknik Araçlarla İzleme” başlıklı 140. maddesiyle burada sayılan suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebepleri bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi halinde, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyerinin teknik araçlarla izlenmesi, ses veya görüntü kaydı alınmasının koşullarının saptanarak anılan maddenin 5. fıkrasında yer verilen teknik araçlarla izleme tedbirinin ‘kişinin konutunda’ uygulanamayacağı hükmü karşısında, 08.01.2012 tarihinde aralarında sanığın da bulunduğu iddia edilen kişilerin katıldığı toplantıda ortam dinlemesi suretiyle elde edilen ses kayıtlarının dökümünün yapıldığı tutanak hükme esas alınıp mahkemece sübut delili olarak kabul edilmiş ise de anılan tutanağa göre toplantıya katıldığı değerlendirilen ve sanığın da ses kayıtları tespit edilen kişilerin arasında bulunduğu iddia edilen ortam dinlemesi yapılan toplantı yerinin konut olması ve dinlemenin yapıldığı 08/01/2012 tarihinde sanık hakkında CMK'nın 140. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak teknik araçlarla izleme yapılmasına dair bir karar bulunmaması karşısında, bu tutanağın sanık ... yönünden hukuka uygun olarak elde edilmiş bir delil olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9/8. maddesi uyarınca gizli tanıkların beyanlarının tek başına hükme esas alınamayacağı da dikkate alınarak; sanık ...’ın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi...” gerekçesine yer verilerek bozulduğu, bozma sonrası yargılamanın … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmüştür.

Yukarıda da belirtildiği üzere, terör örgütleri ve milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılar ile irtibat ve iltisaklı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin Olağanüstü Hal Hükmünde Kararnameleri uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olan ve idari yargı mercilerince hukuki denetimi yapılan işlemler, aynı eylemler bağlamında adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğinde olduğundan ve terör örgütleri ile anılan yapılara üyelik veya mensubiyet olmasa da bunlarla irtibatlı veya iltisaklı olunması da söz konusu tedbirin uygulanabilmesi için yeterli olduğundan, idari yargı mercilerince irtibat ve iltisakın varlığı değerlendirilirken; ceza yargılaması sonucunda verilen kararlarda, savcılık iddianamelerinde, kovuşturmaya yer olmadığı kararlarında, idari soruşturma dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, bu kapsamda ceza yargılamasında hukuka uygun olarak elde edilmiş delil niteliğinde olmadığı kabul edilen verilerin de değerlendirilmesi ve Ceza Kanunu anlamında suçlu sayılma için yeterli görülmeyen maddi olay, olgu ve tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli görülmesi mümkündür.

Bu bağlamda, davacının "PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı dava kapsamında hakkında yapılan tespitler incelendiğinde; İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, davacının, PKK'nın gençlik yapılanması olan DYG-M çatısı altında faaliyet yürüten, üniversite gençliğini örgüte kazandırma, buradan terör örgütünü etkili hale getirmek amacıyla eylem planlayan grubun içerisinde yer aldığı anlaşıldığından, anılan örgütle irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bıkarılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
29.05.2023 ONANMASINA DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu K2577 md.50 K5726 md.9/8 CMK md.140 K2577 md.49