5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığa isnat edilen dolandırıcılık suçunun 765 sayılı TCK'nın 504/7. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, mahkemece dolandırıcılık olarak kabul olunan kurumca tedavi giderleri ödenen bir kısım sigortalılar için 2. kez tedavi evrakları yapmak suretiyle kurumdan toplam 1.375.227.000 TL'yi almak biçimindeki eylemlerinin teselsül ettiği son suç tarihi olan 20/08/2001 tarihi ile inceleme günü arasında yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden ve sanık müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, Sanık hakkında nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerinin yapılan temyiz incelenmesinde; Suçların 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 20/09/2011 gün ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında da açıklandığı üzere karşı temyiz bulunmaması nedeniyle kazanılmış hak teşkil edeceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyulup delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiilerin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 21/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın