T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/04/2023
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı .... vekili, davalı .... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ....vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/06/2010 tarihinde davalı... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi bulunan, davalı ... ait ve diğer davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacının yönetimindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, geçici ve daimi iş görmezliğe maruz kaldığı, Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasında açılan dava neticesi verilen ... sayılı kararda müvekkili lehine iş gücü kaybı zararına karşılık tazminata hükmedildiği, tazminat dosyasında temin edilen aktuer raporunda zararın daha fazla hesaplandığı, ancak ıslah hakkı kullanıldığından tazminat dosyasında bir kez daha artırım yapılmadığı, bakiye maddi tazminat alacağına ilişkin iş bu davanın açıldığını beyanla ve davalı sigortanın sorumluluğunun 27.009,00 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla 75.325,53 TL ek maddi tazminat alacağının olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; eldeki dosyanın bakiye tazminat alacağına ilişkin ek dava olarak açıldığı, ancak davacı lehine hükmedilen tazminata ilişkin kararın istinaf aşamasında olduğu ve kesinleşmediği, davacı taraça tazminat ilamının icraya konulduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından 24/06/2020 tarihinde 328.625,50 TL ödeme yapıldığı, müvekkili ile birlikte diğer davalı ...in 26/06/2020 tarihinde 49.784,45 TL haricen ödeme yaptıkları, alacaklı vekilinin talebi ile takip dosyasının işlemden kaldırıldığı, tediyeler ile davacının tüm zararının karşılandığı ve bakiye alacak kalmadığı, davanın haksız ve yersiz olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın 13/06/2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin ek tazminat talebine ilişkin olup uzamış ceza zamanaşımı süresi cari olduğu kabul edilse dahi tazminat isteminin zamanaşımına uğradığı, kazadan kaynaklı davacı lehine hükmedilen tazminatın tamamen karşılandığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığı, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğu, kazaya ilişkin olarak Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davacı lehine ve müvekkili şirket aleyhine 147.991,65 TL tazminata hükmedildiği, kararın henüz kesinleşmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosya kayıtları, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davaya konu kazaya ilişkin olarak Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas nezdinde görülen tazminat davasında temin edilen kusur, maluliyet ve hesap bilirkişi raporlarına göre davacının maddi zararının protez dahil 223.317,18 TL hesaplandığı, saptanan bu tazminatın 175.000,00 TL tutarındaki kısmına kadar davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğu, iş bu davada daha evvel davacı lehine hükmedilen maddi tazminatlar haricinde bakiye 75.325,53 TL çalışma gücü kaybı zararı ile tedavi giderleri kapsamında ek maddi tazminat talep edildiği, kusur, maluliyet ve hesap raporunun yargısal denetime elverişi hazırlandığı, tedavi gideri olan 10.000,00 TL protez masrafının SGK tarafından karşılanmadığından bu zarar kalemini de davalılardan talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 75.325,53 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun (27.008,00 TL) poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, hükmedilen tazminatlara davalı sigorta şirketi yönünden 09/11/2010 temerrüt tarihinden, davalı gerçek kişiler yönünden 13/06/2010 olay tarihinden yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava ikame tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ek dava ile talep edilen tazminat isteminin her halükarda zamanaşımına uğradığı, ayrıca davacının maluliyet oranında değişme olabileceğinden bu yönde yeniden rapor temin edilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, somut olayda talep olunan maddi tazminat talebine ilişkin davanın 8 yıllık uzamış ceza zamanşımı süresi geçtikten sonra açıldığı, aradan geçen zaman dikkate alındığında davacının maluliyet oranında değişme olabileceğinden yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP :
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazası aynı zamanda cezaya müstelzim taksirle yaralama fiiline vücut verdiği, TCK 66/1-e ve 67/4 maddelerine göre uzamış ceza zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. (TBK. 49 md.) maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 46. (TBK.
54.md.) maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, trafik kazası sonucu yaralandığını ve iş göremezliğe maruz kaldığını belirterek iş gücü kaybı zararı ile protez masrafının daha evvel dava edilmeyen kısmının karşı aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısından tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasaya yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1.Davalı... vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmamıştır. Yargılama aşamasında ıslah yoluyla zamanaşımı def'inde bulunduklarına dair dava dosyası içeresinde bir dilekçeye, duruşma sırasında verilmiş bir beyana ya da bu davalının zamanaşımı def'inde bulunduğuna dair duruşma tutanaklarına geçen bir kayda rastlanmamıştır. Bu davacı ilk defa istinaf dilekçesi ile davanın zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini istemiştir.
HMK'nın yapılamayacak işlemler başlıklı 357. maddesinin 1. fıkrası; "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 166 ncı maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz." hükmünü içermektedir. Tazminat alacağının zamanaşımına uğramış olması hali, kamu düzeni ile ilgili olmadığından zamanaşımı mahkemelerce ve bu arada bölge adliye mahkemelerince resen göz önüne alınamaz.
Davacı ..., yargılama aşamasında usulüne uygun bir şekilde zamanaşımı def'inde bulunmadığı, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan diğer davalılarca yapılan def'inin davalı ... sirayet etmeyeceği dikkate alındığında, bu davalının istinaf yasa yolu başvurusu sırasında yaptığı zamanaşımı istinaf itirazı yukarıda yazılı yasa maddesi itibariyle Dairemizce dikkate alınmamıştır.
Davacının 13/06/2010 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle davalılar ..., ... ve ... A.Ş. aleyhine Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasına kısmi dava şeklinde açtığı tazminat davasında; 18/03/2016 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının sürekli iş görmezlik zararı 137.991,65 TL ve protez masrafı 10.000,00 TL olmak üzere toplam tazminat miktarını 147.991,65 TL olarak hesaplamış, davacı vekili ise 07/04/2016 tarihli ıslah dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 147.991,65 TL maddi tazminat talep etmiştir.
Davalı tarafın davacının maluliyet oranına itiraz etmesi üzerine Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış, çelişki nedeniyle maluliyet oranı Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan yeni bir rapor alınmış, maluliyet oranının tazminat raporunda esas alınan maluliyet oranından daha düşük olması nedeniyle dava dosyası yeniden tazminat bilirkişisine tevdi edilmiş, tazminat bilirkişisi 10/12/2019 tarihli raporunda sürekli iş görmezlik tazminatını rapor tarihindeki veri koşullara göre 213.317,18 TL olarak hesaplamıştır. Yargılamanın bitmesi üzerine Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/03/2020 gün ve ... esas, ... sayılı kararıyla taleple bağlı kalınarak 147.991,65 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş, Dairemizin 10/10/2022 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile istinaf itirazı reddedilmiş, bu karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulmadığından karar 01/12/2022 tarihinde kesinleşmiştir.
Mevcut bu durum karşısında Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasında davacının sürekli iş görmezlik zararı 213.317,18 TL olarak hesaplanmış, ancak davacı taraf ikinci kez ıslah yoluna başvuramayacağından mahkemece 137.991,65 TL sürekli iş görmezlik tazminatına hükmedilmiştir. Kesinleşen bu davada davacının maluliyet oranı da kesinleşmiş ve hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporu davacı lehine kuvvetli delil niteliğini kazanmıştır. Bakiye maddi tazminat miktarının belirlenmesi için yeniden rapor alınmasına gerek bulunmamaktadır. Davacı Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasına açtığı davada ıslah edemediği 75.325,53 TL bakiye tazminat alacağını talep ettiği, ilk derece mahkemesince bu miktar maddi tazminata karar verildiği gözetildiğinde davacı ... istinaf itirazı reddedilmiştir.
2.Davalı ... vekili ile davalı ... A.Ş. vekili süresinde verdikleri cevap dilekçeleri ile zamanaşımı def'inde bulunmuşlar, ilk derece mahkemesince ara kararla davalı ... zamanaşımı def'i yeteri kadar gerekçe gösterilmesizin reddedilmiş, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı def'i ise değerlendirilmemiştir.
Haksız fiil sorumluluğu halinde olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi gereğince 1 ve 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır (6098 sayılı TBK.’nun 72. maddesi gereğince 2 ve 10 yıllık genel zamanaşımı süresi). Ancak yasanın 60/2 maddesi (TBK. 72/1 2. cümle) gereğince haksız eylem ceza gerektiren bir suç ise bu durumda ceza davası zamanaşımı süresi uygulanır. Bunun yanında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinin ilk fıkrasında, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararlar için 2 ve 10 yıllık zamanaşımı öngörülmüş, ikinci fıkrasında ise Borçlar Kanunu'ndaki düzenlemeye paralel olarak davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması halinde ceza davası zamanaşımının maddi tazminat talepleri için de geçerli olduğu belirtilmiştir.
Ceza zamanaşımı süresinin uygulanması için ceza davasının açılmış olması gerekmez, haksız eylemin suç niteliğinde olması yeterlidir. Takipsizlik kararı verilse dahi ceza zamanaşımı uygulanabilir. Ceza davasının hiç açılmaması durumunda, hukuk hakimi, haksız eylemin suç niteliği taşıdığını saptamışsa, uzamış ceza zamanaşımını uygulayacaktır. Davacı, davalının kendisini taksirle yaraladığını iddia etmiştir. TCK.'nun 89. maddesinde yazılı ceza miktarı itibarı ile ceza davası zamanaşımı süresi TCK.'nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıldır. Haksız fiil 13/06/2010 tarihinde gerçekleşmiş, eldeki maddi tazminat davası ise 13/06/2022 tarihinde 10 yıllık süreden sonra açılmıştır. Bu arada 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi de dolmuştur. Ancak Yargıtay uygulamalarına göre zararın sürekli olarak devam ettiği ve ağırlaştığı hallerde zarar tam oluşmadığından zamanaşımı süresinden sonra da dava açılabileceği öngörülmüştür.
Ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır.
O halde ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan, davacı ... olaydan kaynaklı yaralanması nedeniyle tedavisi tamamlanarak hangi tarihte sağlığına kavuşmuş sayılacağı, maluliyeti ile ilgili olarak gelişen bir durum bulunup bulunmadığı, tedavisinin ne zaman sona erdiği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği konularında olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun, ayrıntılı ve denetime açık şekilde rapor alınmak suretiyle zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir (Benzer Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20/12/2017 gün ve 2017/3-2786 esas, 2017/2016 karar sayılı ilamı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03/02/2020 gün ve 2018/3575 esas,2020/320 karar sayılı ilamı).
Bilindiği üzere, 7251 Sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra a-6 ıncı bendinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş” olması halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Deliller toplanmış olmasına rağmen delilleri değerlendiren bir karar verilmemiş olması (örneğin sadece zamanaşımı yönünden karar verilmesi), delillerin kısmen eksik toplanması ve bu kısmının değerlendirilmemesi, hükmün esasını etkileyen en önemli delilin toplanmaması madde kapsamında değerlendirilmelidir. Karşılaştırılmalı hukukta bu konu örneğin İsviçre’de “…önemli vakıaların tamamlanması gerekiyorsa…”, Alman Hukukunda ise “…eksiklik nedeniyle kapsamlı ya da çok emek harcayarak delil toplanması gerekiyorsa…” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.
Eksik inceleme ile karar verilmesi hem yukarıda gösterilen düzenlemelere, hem de 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde yer verilen Hukuki Dinlenilme, Anayasanın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde hüküm altına alınan Adil Yargılanma Haklarına aykırılık teşkil eder. 6100 Sayılı HMK’nun 30. maddesinde belirtilen Usul Ekonomisi İlkesi gözetilerek veya üstü kapalı buna dayanılarak Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Hakkı bertaraf edilemez.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin zamanaşımına yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının bu davalılar yönüyle esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın davalı ... A.Ş. ile davalı ... yönünden yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.Davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin zamanaşımına yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,
3.Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 06/04/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
4.Davanın davalı ... A.Ş. ile davalı ... yönünden yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5.Davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
6.Davalı ... tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 1.286,38 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.859,11 TL bakiye istinaf karar harcının davalı ... alınarak Hazineye verilmesine,
7.Davalı ... A.Ş. ve davalı ... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, davalı ... A.Ş. tarafından peşin yatırılan 1.286,40 TL istinaf karar harcının, davalı ... tarafından peşin yatırılan 1.286,38 TL istinaf karar harcının istekleri halinde bu davalılara iadesine,
8.Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin bu davalı üzerinde bırakılmasına ve bu davalı bakımından artan istinaf gider avansının iadesine,
9.Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
10.İİK.'nın 36/5 maddesi gereğince davalı ... A.Ş. tarafından Denizli İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına icranın geri bırakılması kararı için yatırılan teminatın iadesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 18/04/2024 tarihinde, davalı ... yönüyle 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereği KESİN olarak, davalı ... A.Ş. ve davalı ... yönüyle ise 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.