11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/3506
- Karar No
- 2010/3725
- Karar Tarihi
- 05.04.2010
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2010/3506 E. , 2010/3725 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2005/2441-2008/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...’un başkanı olduğu dava dışı kooperatifin ortağı olduğunu, aidatlarını muntazam ödediğini, yapılan inşaattan 4. kat 10 nolu bağımsız bölümün adına tahsis edildiğini, bir takım işçiliklerini kendisinin yaptırdığını, başkasına kiraya verdiğini, iki yıldan beri bu kişinin kullanımında olduğunu, tapu işlemlerinin başlatılması için davalı kooperatife başvurduğunda mal kaçırmak amacıyla anılan konutun davalı ...’a satılarak tapusunun verildiğini öğrendiğini, müvekkili kiracısı kullanımında olduğunu bilen ve kısa sürede devir işlemleri yapan davalıların iyiniyetli olmadıklarını ileri sürerek, taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacı ve kooperatifle ilgisinin olmadığını, komisyoncu vasıtasıyla taşınmazı satın aldığını, sorunları bilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı kooperatifin ortağı olduğu, aidatlarını düzenli ödediği, dava konusu taşınmazın kendisine teslim edildiği, kaba işleri dışındaki işleri tamamlayarak kiraya verdiği, arsa sahibi davalı ...’un ferdi mülkiyete geçmeden arsa üzerinden yapılan daireleri başkalarına devrettiği, uyuşmazlığa konu konutu da davalı ...’a devrini sağladığı, taşınmazın daha sonra da davalı ...’a satıldığı, ancak bu davalının da taşınmazın davacıya ait olduğunu bildiği halde taşınmazı devir aldığı, iyiniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu parselde bulunan 10 numaralı bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi doğru değerlendirmeler de içermemektedir.
Davacı taraf, işbu davasını kooperatif ortaklığına dayandırmış, davalılardan ...’un başkanı olduğu dava dışı kooperatifin ortağı olduğunu, iptalini talep ettiği tapunun konusunu oluşturan taşınmazın bu ortaklığa bağlı olarak kendisine tahsis edildiğini ileri sürmüştür. Bu durum karşısında, bu uyuşmazlığın salt tapu kaydına itibar edilerek iyiniyetle taşınmaz iktisabı kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi doğru değildir. Tesis edilecek karar, dava dışı kooperatifin hukukunu da etkileyecek niteliktedir. Bu nedenle, açılan davada kooperatifin de taraf olması gerekmektedir. Öte yandan, taşınmazın öncesiyle ilgili olarak da yeterli inceleme yapılmamıştır. Başka bir anlatımla, taşınmazın dava dışı kooperatifle ilgisi araştırılmamış, tapu maliki ile kooperatif arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi olup olmadığı, böyle bir sözleşme varsa imal edilecek konutlardan ne kadarının kooperatife ne kadarının taşınmaz sahibine kaldığı, dava konusu taşınmazın kooperatif payına düşen konutlardan olup olmadığı, kat mülkiyetinin nasıl tesis edildiği hususları hiç değerlendirilmemiştir. Ayrıca, davacının taşınmazın tapusunu talep etmesi için kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olması gerekmektedir. Bu yönüyle de bir inceleme yapılmamıştır. Davalı ...’un başka kooperatif ortaklarına tahsis edilen taşınmazları da tapuda başka kişilere devir ettiği ileri sürülmüş, bu husus üzerinde de yeterli durulmamıştır. O halde, davacı vekiline öncelikle dava dışı kooperatife de dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi, tapu kaydının ilk tesis tarihinden itibaren getirtilmesi, mali müşavir ve kooperatifler hukukunda uzman hukukçunun yer aldığı bilirkişi kurulu oluşturulması, tapu maliki davalı ... ile kooperatif arasında taşınmaza ilişkin yapılmış bir sözleşme olup olmadığı, konutun davacıya nasıl tahsis edildiği, davacının tüm edimlerini yerine getirip getirmediği yönlerinde denetime uygun rapor alınması, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.