Esas No
E. 2010/3599
Karar No
K. 2010/3734
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2010/3599 E.  ,  2010/3734 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Edremit Asliye 2.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Edremit Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.07.2008 tarih ve 2006/219-2008/493 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortaklığından ihracına karar verildiğini öğrendiğini, kendisine ihtarnameler ile ihraç kararının tebliğ edilmediğini, bu nedenle ihraç kararının geçersiz olduğunu ileri sürerek, ortaklığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, eda davası açılması gerekirken tespit davası açılamayacağını, dava açılması için gerekli hak düşürücü sürenin dolduğunu, tebligatın usulüne uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ortaklığından ihraç edildiği, bu karara esas ihtarnameler ile ihraç kararının ilanen tebliğinin yapıldığı, bunun usulsüz olduğu, davanın süresinde açıldığı, ihraç kararının haricen öğrenilmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı, kesinleşmiş ihraç kararı olmadığı gerekçesiyle davacının davalının ortağı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, ihraç kararının geçersizliği nedeniyle kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı vekili, başvuru sonrasında müvekkilinin davalının ortaklığından ihracına karar verildiğini öğrendiğini, kendisine tebligat yapılmadığını, bu kararın geçersiz olduğunu ileri sürerek ortaklığın tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili de, davacının ortaklıktan ihraç edildiğini savunmuştur. Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

1163 sayılı Yasa’nın 16 ncı maddesinde çıkarma kararının ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Dava açmaya ilişkin bu süre, hak düşürücü niteliktedir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Ancak, sürenin başlayabilmesi için kararın tebliği zorunludur. Bu tebliğin noter kanalıyla yapılması da şart değildir. Ortağın haricen öğrenmesi, hatta kararın yüzüne karşı verilmesi sonuca etkili bulunmamaktadır. Bu hususta çekişme olduğu takdirde tebliğin yapıldığını ihraç kararı veren kooperatif ispat etmek durumundadır. Tebliğin yapılmamasının veya usulsüz tebliğin müeyyidesi, ihraç edilen ortağın iptal davası açması için gerekli hak düşürücü sürenin başlamamasıdır.

Somut olayda yapılan yargılama sonucunda davacının ortaklıktan ihracına karar verildiği, bu kararın da ilanen tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili ortaklığın tespitine karar verilmesini istemiş ise de taraflar arasındaki çekişme ihraç kararı dolayısıyla çıkmıştır. Esasen, davacı vekili de müvekkili hakkında verilen ihraç kararının geçersiz olduğunu belirterek ortaklığın tespitine karar verilmesini istemiştir. Alınmış ihraç kararı mevcutken ortaklığın tespitine karar verilmesi isteminde de hukuki yarar bulunmamaktadır.

O halde, işbu davanın davacının davalı kooperatif ortaklığından ihracına ilişkin kararın iptali istemiyle açıldığı dikkate alınıp, buna göre iddia ve savunmanın değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2.Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.