Esas No
E. 2021/1727
Karar No
K. 2024/269
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO: 2021/1727 ( KABUL KALDIRMA)
KARAR NO: 2024/269

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 03/11/2021

ESAS-KARAR NO : 2018/575 E 2021/928 K

KARAR TARİHİ: 18/03/2024
YAZILDIĞI TARİH: 18/04/2024

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkili şirketin yetkilisi ...’ın vefat ettiğini, müvekkili şirket ile dava dışı ... ... Şti.'nin davalı şirket ve dava dışı ... ... Şti. adına personel ve yolcu taşımacılığı hizmeti veren, yapmış oldukları bu hizmet karşılığı zikrolunan şirketlere fatura düzenleyerek ödeme alan şirketler olduğunu, hayatını kaybeden ...'ın müvekkili şirketin ortakları olan ... ve ...'ın babası olduğunu, ... ... A.Ş. tarafından Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1099 esas sayılı dosyası ile müvekkili şirkete karşı takip başlatıldığını, takibin sebebi araştırıldığında bir kısım mahsuplaşma belgelerine ulaşıldığını, söz konusu mahsuplaşmaların müvekkili şirket ile ...'ın diğer şirketi olan ... ... Şti.'nin davalı şirket ile davalı şirket sahibi ...'ın diğer şirketi olan ... ... Şti. adına şirketlerin yetkilisi olan ...'ın ...

... A.Ş.'ne müracaatla mahsup işlemlerini kabul etmemesi ve bu işlemlerden vazgeçtiğini belirtmesi sebebi ile bu bedellerin yeniden müvekkili şirkete ait cari hesap borcuna ilave edilmesi nedeniyle müvekkili şirketin ...

... A.Ş.'ne borcunun oluştuğu bilgisine ulaşıldığını, yapılan araştırmalar neticesinde davalı şirket tarafından kullanılan bir kısım krediler ile kredi kartına ait borcun tamamının müvekkili şirket tarafından ödendiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin alacaklarına karşılık yapıldığını düşündükleri mahsup işlemlerinin haksız yere iptal edilmesi sebebi ile müvekkili şirketin anılan şirket nezdindeki borcunun arttığını, mahsup işlemleri sebebiyle müvekkili şirkete ödenmesi gereken bedellerin ödenmediğini, aynı şekilde davalıya ait borçların müvekkili tarafından haricen ödenmesi sebebiyle uğranılan zararın iadesine yönelik davalı aleyhine Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün 2017/3763 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: ..., ... A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından davalı ... Ltd. Şti.'ne kullandırılan krediler ve davalı şirkete ait kredi kartı borcuna ilişkin davacı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacının dava dışı ...…. A.Ş.'ye olan borcu yönünden ise, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya borcunun bulunmadığı, davalı şirketin virman işlemine muvafakat vermemesi nedeniyle ...… A.Ş. tarafından işlemlerin iptal edildiği, bu nedenle davacının, davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat edemediği, bu haliyle davacı tarafça davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafça davacı tarafın icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediği davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; işlemlerin müvekkil davacı şirketin aktifinde azalma veya pasifinde artmaya sebep olup olmadığı ve bundan dolayı müvekkil davacı şirket lehine alacağın doğup doğmadığının tespiti gerektiğini, ancak uyuşmazlık, bu konudaki tüm delillerin eksiksiz değerlendirmesi ve mahkemece davanın aydınlatılması yükümlülüğü kapsamında çözümlenmediğini, eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini, tanık delilinin değerlendirilmemesi ve kurumlardan ve şirketlerdeki tüm bilgi ve belgelerin araştırılması, davanın tüm yönleri ile aydınlatılması gerektiği gözetilmeden davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davacının alacağın ispatı yönünden mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı hususuna ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davacının takip ve davaya konu ettiği davalıya kefaleten yararına yaptığı ödemelerden ve dava dışı şirkete olan borcunun davalı şirket carisine virman yapılarak kapatılmasına rağmen işlemin iptali nedeniyle dava dışı şirketin aleyhe girişilen takip üzerine borcun ödendiği iddiasına alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün 2017/3763 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 704.747,48-TL asıl alacak, 458.801,44-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.163.548,92-TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın ve itirazın iptali davasının süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında; davacının ticari defterlerinin ibraz edilmediği, davalının ise sadece yevmiye defterini sunduğu tarafların ticari defterlerinin tamamını ibraz edilmeden yapılan inceleme sonucu davacının alacaklı olmadığı, kefaleten yapılan bir ödemenin bulunmadığının da tespitiyle rapor düzenlenmiştir. Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alacağını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davanın açıldığı tarihte ve yargılama sırasında yürürlükte bulunan HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi; “(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” .şeklindedir. 7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun icra takibi ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 222/3 maddesine göre, usulüne uygun tutulan ticarî defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğinden mahkemece sadece davalının yevmiye defterine dayalı olarak davanın reddi isabetli değildir.

Davacının taraflar arasındaki anlaşma gereğince dava dışı şirkete olan borcunun davalı şirketin carisine virman yapılmak ve davalının borçlu olduğu bankalara kefaleten borcunun müvekkili şirket tarafından ödendiği sonradan yapılan virman işleminin iptalinin usulsüz olmasına dayanmıştır. Davacının alacağının varlığını usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerekmektedir.

Mahkemece öncelikle davacı yanın delil listesinde ticari defter kayıtlarına dayanıldığı, ticari davalarda mahkemece ticari defterlerin re’sen incelenmesine de karar verilebileceği gözetilerek davacı yanın ve davalının tutmakla yükümlü bulunduğu alacak dönemine ilişkin tüm ticari defterleri ile birlikte karşılıklı incelenerek davalı tarafından dosya kapsamına sunulan virman işlemleri üzerinde durularak tarafların yapılan virman işlemlerine karşı beyanları da alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/575Esas, 2021/928Karar ve 03/11/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

2.HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3.İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,

4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5.Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 18/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan...

(e-imzalıdır)

Üye...

(e-imzalıdır)

Üye...

(e-imzalıdır)

Katip...

(e-imzalıdır)

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.