11. Hukuk Dairesi
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Taraf vekilleri Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıdan 217.888,60 TL alacağı olduğunu, bu alacağın ödenmemesi üzerine davalı hakkında başlattıkları icra takibinde davalının Adana Büyükşehir Belediyesinden olan alacağını temlik etmek sureti ile ödediğini ileri sürerek itiraz ettiğini, ancak itirazın haksız olduğunu, dava dışı Belediyenin davalı ile aralarındaki sözleşme gereği izinleri olmaksızın hakedişlerin başkasına devir ve temlik edilemeyeceği gerekçesi ile temliknameyi kabul etmediğini, ayrıca davalının yetki itirazının da yerinde olmadığını ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının davalı müvekkilinden herhangi bir alacağının mevcut olmadığını yapılan icra takibinin ve açılan işbu davanın taraflar arasındaki temlikname gereğince maddi temelinin olmadığı, husumetin temlik borçlusu Adana Büyükşehir Belediyesine karşı başlatılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak taraflar arasındaki 28.12.2012 tarihli temliknamenin davalı ile dava dışı Adana Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan ve yapım işleri sözleşmesinin 11.5 maddesine göre yüklenicinin hakediş alacağını ancak idarenin yazılı izni ile başkasına temlik edebileceği, davalının dava dışı idareden yazılı bir izin aldığına dair dosyaya bir belge ibraz edilmediğinden temliknamenin geçersiz olduğu, davalının davacıya olan borcunu temlik sözleşmesinin imzalanması ile ödemiş sayılmayacağı, alacağın temliki hükümsüz bulunduğundan davalının bu borcundan kurtulduğundan bahsedilemeyeceği ve davalının borcunu başka türlü ifa ettiğine dair de dosyada bir delil bulunmadığı, davalının davacıya borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 22.03.2022 tarihli ve 2020/5389 E., 2022/2237 K. sayılı kararıyla davaya konu temlik teminat amacıyla yapıldığından davacı temlikin ivazlı olup olmadığını, başka bir anlatımla neyin teminatı olduğunu, davalıdan ne kadar alacaklı olduğunu kanıtlamak zorunda olup, davalının garanti yükümlülüğü ancak, davacının kanıtladığı alacak miktarına göre doğacağı, böylece davacının alacağının miktarı belirlenip, temlikin ivazlı olduğu sonucuna varılması durumunda garanti yükümlülüğü kapsamında, temlik sözleşmesinde yazılı miktarı geçmemek üzere tahsil kararı verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesini doğru olmadığına işaret edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1.Davacı vekili; davalının ortağı ve yetkilisi olduğu şirket ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğunu, alacağına karşılık davalı tarafından temlik edilen alacak tahsil edilemediğin, esasen davalınında bu temliknameyle borcun ödenmiş sayılacağı beyanı ile borcun varlığını ikrar ettiğini, mahkeme kararının yerinde olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili; müvekkilinin davacıyla ticari ilişkisi bulunmadığını, ileride doğabilecek ilişki kapsamında teminat amaçlı temlik verildiğini, davacının öncelikle alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, temliknamenin de temlik yasağı nedeniyle geçersiz hale geldiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, temlik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amaçlı yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, Aşağıda yazılı 723,20 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın