11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/258 E. , 2024/428 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
vekili Avukat ...
DAVALI-KARŞI DAVACI: Bestseller Birleşik Tekstil Toptan ve Parakende Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
Taraflar arasındaki asıl ve karşı maddi ve manevi tazminat davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl davada davalı karşı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında JACK & JONES, VİLA ve VERO MODA markalı ürünlerin satışı konusunda 24.09.2010 tarihli bir anlaşma yapıldığını, bu anlaşma gereği müvekkilinin davalıdan fatura karşılığı ürünler alıp, satmaya başladığını, ekonomik nedenlerden dolayı müvekkilinin Gaziantep'teki ticari faaliyetini yürütemediğini, işyerini 10.08.2011 tarihinde kapattığını, bu konuda davalıya bilgi verdiğini, elde kalan malların listesinin davalıya iletildiğini, müvekkilinin elinde kalan malları satmak amacıyla İstanbul'da faaliyet gösteren Garanti Turizm Oto Kiralama Şirketi ile bu malların konsinye satışı konusunda anlaştığını, Garanti Turizm Şirketi arasındaki anlaşma konusunda da davalıya bilgi verildiğini, izin alındığını, buna rağmen davalının şikayeti üzerine 16.09.2011 tarihinde marka ihlali ve taklit iddiasıyla müvekkili tarafından satışı yapılan ürünlerin toplatıldığını, bu adreste daha evvel de davalının ürünlerinin ... olduğunu, davalının kötü niyetli suç uydurması sonucunda savcılık kararıyla müvekkilinin dava konusu malların satışını durdurduğunu, böylece Gaziantep'teki iş yerini kapatırken elinde kalan malların satışının engellendiğini, yapılan arama ve el koyma sonucunda müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek müvekkili şirkette bulunan 1496 adet ürünün davalıya iadesini, iade olunan malların değeri olan 110.571,35 TL'nin el koyma tarihi olan 16.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
2.Karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; davalı ile yapılan sözleşmede malların belirtilen yerde davalı tarafından satılması ve müşteriye ulaştırılmasının düzenlendiği, davacının markalı mallarının habersiz bir şekilde üçüncü kişilere satıldığını, sözleşmede davalının başka bir yerde satış yapması veya başka bir şirketle anlaşarak satış yapması durumunda sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğinin düzenlendiğini, davalının işyerinin kapanmasından üç ay öncesinde satış yapmaya başladığını, davalının sözleşmeye aykırı hareketleriyle haksız kazanç elde ettiğini ve davalının eylemleri nedeniyle satışın gerçekleştiği İstanbul'da büyük miktarda yatırım yapan davacıya zarar verdiğini ayrıca davalının sözleşmeye aykırı hareketleri nedeniyle aldatılan ve başka bir mağazada ürünleri satılması suretiyle ticari itibarı düşürülen davacı şirkete manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek 150.000,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Danimarka merkezli Bestseller Grubunun hissedarı ve Türkiye'de yasal hak sahibi olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin amacının, sözkonusu malların Gaziantep'teki işyeri adresinde satılması olduğunu, bu nedenle davacı tarafın başka bir yerde bu ürünleri satamayacağını, buna rağmen davacının işyerinin kapanmasından 3 ay önce dava dışı bir şirket ile anlaşarak malların İstanbul'da satışına başladığını, bundan müvekkilinin haberi olmadığını, sözleşmenin 31 ... maddesi gereğince tarafların birbirlerine yapacakları bildirimlerin, uyarıların noter aracılığıyla yapılmasının gerektiğini, davacının bu eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, el konulan malların ... olmalarının tecavüz olmadığı anlamına gelmeyeceğini, davacının sözleşmeye aykırı hareket ederek haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin itibarının zarara uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Karşı davalı karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından elinde kalan malların satışın davacının bilgisi ve izni doğrultusunda olduğunu, malların İstanbul'da satılmasının davacıya zarar vermediğini, ticari itibarını zedelemediğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 21.09.2015 tarih, 2013/212 E., 2015/151 K. sayılı kararı ile asıl davada davalı karşı davada davacının şikayeti nedeniyle gerçekleşen el koyma işleminden dolayı davacının el koyma tarihi itibariyle 5.891,50 TL kardan mahrum kaldığı ve haksız el koyma işleminden dolayı davacının manevi zararının da bulunduğu gözetilerek 5.891,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talebi ile halen davacı tarafta bulunan 1496 adet ürünün davalıya iadesi talebinin reddine; karşı dava yönünden ise orijinal nitelikteki malları sözleşmede yazılı adres dışında başka bir adreste satılmasının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, bu hususta karşı davacı şirkete bilgi verildiği için bu tür satışların ticaret hukuku anlamında bir haksız rekabet olarak da görülemeyeceği, davacı karşı davalının mali durumundaki olumsuz gelişmeler nedeniyle karşı davalının Gaziantep' teki iş yerini kapatmak zorunda kaldığı, sözleşmeye göre iadesi mümkün olmayan bu mallar elinde kaldığından, bir şekilde bunları elden çıkarma konusunda, karşı davacı ile de görüşülerek bir çözüm yolu arandığı, karşı davacının bilgisi dahilinde, kendisinin bayisinin de bulunduğu bir iş yerinde bu orijinal malların satılmasından dolayı karşı davacının itibarının zedelenmeyeceği ve orijinal malların bu adreste, karşı davacının bilgisi dahilinde satılmasından dolayı karşı davacının herhangi bir zarar görmeyeceği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 26.01.2017 tarih, 2016/486 E., 2017/533 K. sayılı kararıyla e-posta ve ekinin asıl davada davalı karşı davada davacının “JACK&JONES” markalı ürünlerin dava dışı Garanti Turizm Ltd. Şti.’ye ait iş yerinde satılmasına izin veya örtülü olarak muvafakat verdiğini ispata elverişli olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle, karşı davacının “JACK&JONES” markalı ürünlerin dava dışı Garanti Turizm Ltd. Şti.’ye ait iş yerinde satılmasına izin/muvafakat verildiğine, davacı-karşı davalının elinde kalan ürünlerin karşı davacının bilgisine sunularak alınmasının istendiğine dair başkaca sunulmuş bir delil de bulunmadığından; Mahkemenin bu hususta "davalı-karşı davacı şirkete bilgi verildiği, davacı karşı davalının mali durumundaki olumsuz gelişmeler nedeniyle davacının Gaziantep'teki iş yerini kapatmak zorunda kaldığı, sözleşmeye göre iadesi mümkün olmayan bu mallar davacı-karşı davalının elinde kaldığından, bir şekilde bunları elden çıkarma konusunda, davalı-karşı davacı ile de görüşülerek bir çözüm yolu arandığı, davalı-karşı davacının bilgisi dahilinde, kendisinin bayisinin de bulunduğu bir iş yerinde bu orijinal malların satılmasından dolayı karşı davacının itibarının zedelenmeyeceği ve orijinal malların bu adreste, karşı davacının bilgisi dahilinde satılmasından dolayı karşı davacının herhangi bir zarar görmeyeceğine" ilişkin gerekçesi yerinde görülmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin amacı dava konusu markalı ürünlerin Gaziantep ilinde gösterilen adreste açılan mağazada karşı davalı tarafından satılması olduğu karşı davalı tarafından ekonomik güçlükler nedeniyle Gaziantep’teki işyerini kapatması sonrasında elinde bulunan ürünleri Garanti Turizm Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde satılmasına asıl davada davalı karşı davada davacı şirketçe izin verildiği hususu da ispatlanamadığından, sözleşmeye aykırı davranan davacının asıl davadaki tazminat talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılması gerektiği, karşı dava yönünden de sözleşme hükümleri ve bilirkişi raporları birlikte nazara alınarak sözleşmeye aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat şartlarının tartışılması suretiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden, taraflar arasındaki sözleşmenin amacı dava konusu markalı ürünlerin Gaziantep ilinde gösterilen adreste açılan mağazada asıl davada davacı karşı davada davalı tarafından satılması olduğu, asıl davada davacı tarafından ekonomik güçlükler nedeniyle Gaziantep’teki işyerini kapatması sonrasında elinde bulunan ürünleri Garanti Turizm Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde satılmasına asıl davada davalı karşı davada davacı şirketçe izin verildiği hususu da ispatlanamadığından, sözleşmeye aykırı davranan davacının asıl davadaki tazminat talebinin yerinde olmadığı, karşı dava yönünden 04.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacı karşı davalının sözleşmenin ihlali sureti ile sözleşmede öngörülen ürünleri Gaziantep yerine İstanbul'da satışa sunmasının ... başına karşı davacının ticari itibarını zedeleyen bir unsur olarak değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiği, karşı davalı her ne kadar sözleşme kapsamı dışında ürün satışı yapmakla sözleşmeyi ihlal etmiş ise de, dava konusu ürünlerin satış fiyatı, satışa sunulduğu mevki, satış yerinin şartları vb. gibi markanın veya karşı davacının itibarını zedeleyecek şekilde satışa sunulduğuna dair dosyada herhangi bir delil mevcut bulunmadığı, karşı davacı tarafından süresi içerisinde sunulmayan defter kayıtları üzerinde mali bilirkişi tarafından yapılan incelemede ürün satışlarının, ürün cins, tip, isim vb detay içermeksizin sadece KDV oranı itibari ile ayrıştırıldığı ve bu şekilde kayıtlara işlendiği, defterlerde davaya konu ürün satışlarına ilişkin ayırt edici bir kayıt bulunmadığı, hal böyle olunca gerek karşı davacının maddi zararın nasıl meydana geldiğine ilişkin taleplerini somutlaştıramadığı, buna uygun delilleri dosyaya ibraz edemediği gerekse defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığından maddi tazminat hesaplaması yapılamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmede karşı davalı şirket yönünden sözleşmeye konu ürünlerin Gaziantep dışında satılamaması yönünde açık ve amir bir hüküm bulunduğunu, bu açık düzenlemeye rağmen bilirkişiler, taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamı dışına çıkarak, sözleşmeye verilen önemi ve değeri, taraflar arasındaki irade uyuşmasını ve hasassiyetleri göz ardı ederek, karşı davalının, imzalanan sözleşmenin belki de en çok önem arz eden maddesine aykırı eylemlerini karşı davacı müvekkilinin ticari itibarını zedelemeyeceği yönünde görüş belirttiğini, bu değerlendirmenin dava dosyasında mübrez delillere ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkilin markalı ürünlerinin aynı bölgede bayii veya mağazaları ile satışının fiilen yapıldığı, bu sebeple de haksız ve izinsiz bir şekilde mal satan karşı davalının müvekkile somut olarak maddi, manevi zarar verdiğini, karşı davalı tarafın sözleşmeye aykırı şekilde sözleşme konusu ürünleri İstanbul’da satışa sunması nedeniyle müvekkil şirketin bilanço ve karlılığına yansıyan açık bir maddi zararı doğduğunu, bu hususta daha önce dosyaya sunulan ilgili yıllara ilişkin ayrıntılı bilanço tabloları incelendiğinde karşı davalı şirketin sözleşmeye aykırı ve ticari itibarı zedeleyen eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın net şekilde tespit edilebileceğini, dosyada mübrez 20.03.014 tarihli bilirkişi heyet raporu ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda karşı davacı müvekkil şirketin maddi zararın hesaplanması gerektiğini, bu hususta tüm delil ve belgelerin ve özellikle dosyaya sunulan ilgili dönemlere ilişkin bilanço tabloları değerlendirilerek maddi ve manevi zararın tespiti mümkün olduğu halde Mahkemece 04.06.2018 tarihli içeriğine itiraz ettikleri bilirkişi raporu dikkate alınarak verilen karşı davanın reddi kararı açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek karşı davanın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve karşı dava maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci (6098 sayılı Kanun) maddesi.
3.Değerlendirme
1.Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin 3 ve 5 ... maddelerine göre, tarafların dava konusu edilen markayı taşıyan ürünlerin Gaziantep ilinde belirlenen satış noktasında asıl davada davacı karşı davada davalı tarafından satışa arz edilmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Karşı davalı tarafından sözleşmeye aykırı davranılarak Gaziantep'teki işyerini kapatması sonucu elinde olan ürünlerin Garanti Turizm Ltd. Şti.'nin işyerinde satılması için toptan satış yapılmış olup bu husus karşı davacının hak sahibi olduğu markanın imaj ve değer kaybına sebep olacaktır.
2.Karşı davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle bir miktar zarar gördüğü anlaşılmakta ise de zarar miktarı, bilirkişi tarafından ticari defter ve kayırların incelenmesi neticesinde belirlenememiştir. Bu durumda 6098 sayılı Kanun'un 50 ... maddesi dikkate alınarak uygun bir miktar maddi ve de imaj kaybı nazara alınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl davada davalı-karşı davada davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.