11. Hukuk Dairesi         2008/8781 E.  ,  2010/4384 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2007/3-2008/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.04.2010 gününde davalı avukatı ... geldi, yapılan tebligata rağmen davacı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan acentelik sözleşmesi gereği araç ve demirbaş bedeli olarak 24.365 Euro’nun davalı şirket hesabına havale edildiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak davacı acentenin personelini değiştirmesi, yeni personelin işin üstesinden gelememesi nedeniyle davacının zarara uğradığını, müvekkili tarafından sözleşmenin feshi talebinin davalı tarafa bildirilerek 31.05.2006 tarihinde acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin davalı şirketin kurumsal kimliğine güvenerek alacaklarını davalı şirketten almadan devir evraklarını imzaladığını, davacı alacaklarının talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 2.167 YTL ile 24.365 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tashihlini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki 03.01.2006 tarihli acentelik sözleşmesinin 29.05.2006 tarihli dilekçe ile 31.05.2006 tarihi itibariyle davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, haklı nedenle yapılmayan bir feshin sonuçlarının sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, buna göre davacının müvekkilinden bir bedel talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 26. maddesinde belirtilen “sözleşme tarihinden itibaren en az 3 ay süre ile mevcut personelin değiştirilip alınmayacağı” şartının davalı tarafından ihlal edildiği, sözleşmenin 41. maddesi gereğince davacı tarafından haklı olarak feshedildiği, fesihte davacı taraf haklı olduğuna göre sözleşme ilişkisi kurulurken yatırmış olduğu yatırım katkı, araç ve demirbaş bedeli olarak ödediği 24.365 Euro’yu başlangıçta teslim aldığı demirbaş ve araçları fesihle birlikte iade ettiğinden talep hakkı bulunduğu, hesaptaki açık nedeniyle ödenen 2,167 YTL ile davalı eşlemi arasında direk bir illiyet bağı kurulamadığından davacının bu talebinin yerinde bulunmadığı sonucuna varılarak, 24.365 Euro’nun davalıdan tahsiline, acentelik sözleşmesinin 37/4. maddesi gereğince faiz isteminin ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1.Davacı vekili, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davacı tarafından haklı olarak feshedildiğini iddia ederek, sözleşme gereği verilenin istirdadını istemiştir. Davalı vekili ise, sözleşmeyi süresinden önce ve haksız olarak fesheden davacının müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını savunmuştur.

Davacı ile davalı arasındaki 29.12.2005 tarihinde acentelik sözleşmesi ve ek protokol imzalanmış olup, bu sözleşme davacı tarafından davalıya gönderilen 29.05.2006 tarihli ihtarname ile “Acenteyi yürütecek mesul bir müdür verilmemesi, verilen katsayılar ile sürekli zarar edilmesi, yaş ve sağlık durumunun bu işi tek başına götürebilecek durumda olmaması” gerekçelerine dayanarak sözleşmeyi feshetmiştir. Acentelik sözleşmesinin 26.maddesi “personel yapısı ve sorumlulukları” ile ilgili hüküm içermekte olup, davacı vekili, sözleşmenin bu maddesinde yazılı hüküm gereği sözleşme tarihinden itibaren en az üç ay süre ile görevlendirilmesi gereken şube müdürünün süresinden önce müvekkili işyerinden alınarak, yerine başka birinin görevlendirildiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, müvekkilince ödenen katkı payının sözleşmenin 37.maddesi gereğince iade edilmesi gerektiğini iddia etmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşme 29.12.2005 tarihinde imzalanmış olup, üç aylık süre 29.03.2005 tarihinde sona ermektedir. Davalının görevlendirdiği ... tarafından davacı acenteye hizmet içi eğitim verildiğine dair davacı ...’ın imzasını içeren tutanaklarda en son eğitimin 28.02.2006 tarihinde verildiği belirtilmiştir. Bu tarihten sonra ...’ın davacı acente yanında çalıştığına dair bir belge bulunmamaktadır. ... yerine gönderilen ...’nın da gerekli başarıyı gösterememesi nedeniyle işten ayrıldığı ileri sürülmüştür.

BK'nun 106.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre, karşılıklı taahhütleri havi olan bir akitte iki taraftan biri mütemerrit olduğu takdirde, diğeri borcun ifası için münasip bir mehil tayin veya münasip bir mehlin tayinini hakimden isteyebilir. Mehil tayin etme kuralının istisnası, BK'nun 107.maddesinde düzenlenmiş olup, bunlardan birisi de, borçlunun hal ve vaziyetinden bu tedbirin tesirsiz olacağının anlaşılmış olması halidir.

Davacı tarafından, ... yerine gönderilen personelin gerekli performansı gösteremediği konusunda davalı tarafa bir ihtarname gönderilmeden 29.05.2006 tarihinde feshedilmesi karşısında mahkemece, taraflar arasında devam eden ticari ilişkinin tümü gözetildiğinde, BK'nun 106 ve 107.maddeleri gereğince davacının sözleşmeyi derhal feshetmekte haklı olup olmadığının tartışılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2.Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı MNG Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taş.A.Ş.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
21.04.2010 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku