8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/3464 E. , 2024/966 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Uygulama kadastrosuna itiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
3402... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili Akdeniz ilçesi Adanalıoğlu Mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... ve ... adlarına kayıtlı bulunan eski 1630 parsel ... 560,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 194 ada 528 parsel numarasıyla önce 545,55 metrekare yüzölçümlü olarak, ...'in itirazı üzerine kadastro komisyon kararıyla 546,33 metrekare yüzölçümlü olarak; dahili davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 987 parsel ... 740,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 194 ada 524 parsel numarasıyla önce 762,29 metrekare yüzölçümlü olarak, kadastro komisyon kararıyla 761,90 metrekare yüzölçümlü olarak; dahili davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1631 parsel ... 300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 194 ada 529 parsel numarasıyla önce 329,01 metrekare yüzölçümlü olarak, kadastro komisyon kararıyla 321,68 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında müştereği olduğu taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, dava açmıştır. Davalı ...; kadastro işleminin yerinde olduğunu belirterek, tescil talebi içeren ve süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin, davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar vermeye yeterli bulunmadığı gibi, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olmasının da usul ve kanuna uygun düşmediği belirtilerek; öncelikle davacıya, davasını yasal hasım konumundaki Hazine, Akdeniz Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na yöneltmesi için süre ve imkan tanınması, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde, Hazine ve ilgili Belediye Başkanlıklarından savunma ve delillerinin sorulması, bildirdikleri takdirde delillerinin toplanması; ayrıca amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için, dava konusu taşınmaza ait tesis kadastro tutanağı, diğer tüm bilgi ve belgeler ile komşu parsellere ait tesis ve uygulama kadastrosu tutanak örnekleri ve varsa dayanaklarının dosya arasına getirtilmesi, yöntemine uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "çekişmeli 194 ada 528 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün azalmasının 194 ada 524 ve 529 parsel ... taşınmazlardan kaynaklandığı, dava konusu taşınmazların uygulama kadastrosu ile sınırlarının mevzuata uygun hale getirilmesi için 15.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda tanzim edildiği şekilde taşınmazın sınırın düzeltilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 194 ada 524, 528 ve 529 parsel ... taşınmazların uygulama tespitlerinin iptali ile 15.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda 194 ada 524 parsel ... taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 3,22 metrekarelik bölümü ve 194 ada 529 parsel ... taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 16,17 metrekarelik bölümünün ifrazı ile 194 ada 528 parsel ... taşınmaza eklenmek suretiyle, 194 ada 524 parsel ... taşınmazın 758,68 metrekare; 194 ada 528 parsel ... taşınmazın 565,72 metrekare ve 194 ada 529 parsel ... taşınmazın 305,51 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.